Kaydet
a- | +A

Dün, Türkiye''de resmi makamların gösterdiği iltifatla şımaran Çin Yabgusu Zemin, Doğu Türkistan halkımız için yeni zulüm projeleri uyguluyor. Fakat ne biz, ne D. Türkistan, ayrıca ne dünya Türkleri ve insan haklarını kayıran devletler, bu durumu affetmeyecekler. Türkiye yeni seçimlerde bizi ve milletimizi, hilekâr Çinliye uşak eden yöneticiler değil dürüst haysiyetli ve sözünde duran Türk devlet adamları seçecektir. Pazar günkü yazımda Alman Başbakanı''na verilen Çin zulüm raporunun bir kısmını nakletmiştim, bugün onu tamamlıyorum. Gaddar Çinlinin yeni zulümlerine bizler ve insanlıkça artık müsaade edilmeyeceğini, izin vermeyeceğimizi açıklıyorum.

Ekonomik zulüm "Doğu Türkistan petrol, wolfram, altın, kömür, uranyum gibi stratejik yeraltı ve yer üstü zenginliklerine sahip bir ülkedir. Bütün Çin''de mevcut 148 çeşit madenin 118 çeşidi Doğu Türkistan''dan çıkarılmaktadır. Doğu Türkistan''da şimdiye kadar 5000 yerde maden ocağı bulunmuştur. Bu, Çin''deki toplam maden ocaklarının % 85''ini teşkil eder. Yaklaşık 500 bölgeden petrol, 30 bölgeden doğalgaz çıkarılmaktadır. Petrol rezervi 8 milyar ton olarak tespit edilmiş olup her yıl 10 milyon tonu Çin''e taşınmaktadır. Çin''in kömür rezervinin yarısı Doğu Türkistan''dadır. Yıllık altın üretimi de 360 kg. civarındadır. Uranyum, volfram gibi stratejik madenlerle tuz ve renkli kristal taşları Doğu Türkistan''ın başlıca yeraltı ürünleridir. 150 km2 tarım arazisine ve bir o kadar ekilebilen toprağa ve 12 bin km2 genişliğinde ormanlık alana sahip Doğu Türkistan yaylalarında 60 milyona yakın küçük ve büyükbaş hayvan beslenmektedir. Doğal kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkesi sayılması gereken Doğu Türkistan maalesef şu anda "en geri kalmış bir ülke" hüviyetinde olup Müslüman halkı kendi topraklarında fakr-u zaruret içinde yaşamaktadır. Bunun başlıca sebebi, bu zenginliklerin talan edilircesine Çin''e taşınması ve ülkede kurulu bütün sanayi tesislerinde sağlanan gelirin Pekin kasalarına aktarılmasıdır.

Nükleer denemeler ve çevre kirliliği Çin''in en büyük nükleer merkezi ve deneme alanı Doğu Türkistan''dır. Hükümet hiçbir koruyucu tedbir almaksızın bölgede nükleer denemeler yapmaktadır. 1964''ten bu yana 11''i yerin altında olmak üzere yaklaşık 50 defa nükleer deneme yapılmıştır. Atom denemeleri sonunda, çevre kirlenmekte, tabiat ve ürünler mahvedilmektedir. Halk çeşitli hastalıklara uğramakta, çocuklar ise sakat doğmakta ve hemen ölmektedir. Bu tehlike ve tehdit karşısında halk tamamen savunmasız ve korumasızdır. Sebze ve meyve çeşitlerinde radyoaktif illetler korkunçtur.

Mecburi kürtaj Çin Hükümeti, Doğu Türkistan''da Müslüman Türk nüfusunun artmasına mani olmak için "doğum kontrolü kanunu"nu acımasızca uygulamaktadır. Bu kanuna göre şehirlerde oturanların 2, köylerde oturanların 3''ten fazla çocuk sahibi olmaları yasaktır. Bu yasağa uymayanlar çok ağır cezalara çarptırılmaktadır. Geniş kırsal kesimlerde yasağa uymayan kadınlara hiçbir sıhhi tedbir alınmadan toplu kürtaj yaptırılmaktadır. Hâmile kadınların çocukları zorla karınlarından çıkarılarak öldürülmektedir. Kural dışı doğan çocuklara isim verilmemekte, vatandaşlık hakkı tanınmamaktadır. Yönetimin bu konudaki yasaklarına karşı gelenler ise hapislerdedir. Yukarıda verilen örnekler, Doğu Türkistan''da katledilen anne ve bebeklerin sadece bir çilesidir. Asimilasyon ve göç Doğu Türkistan bölgesinde uygulanan bir diğer zulüm de Çinli halkın zorla göçertilerek bu bölgede Müslüman Türkler''in azınlık haline düşürülmesidir. Böylece Müslümanlar Çin kültürü içinde eritilerek yok edilmektedir.