Elime yeni geçen Güzel Yazılar-Denemeler adlı kitap Türk Dil Kurumu''nun "Güzel Yazılar" dizisince onuncu kitap olarak yayınlanmıştır. Güzel seçmelerle dolu olan bu kitap Prof. İ. Parlatır, Prof. İ Engünün, Prof. O. Okay, Prof. Z. Kerman, Prof. K. Yetiş hocalarımız tarafından hazırlanmıştır. Bu kitapta 20. asır boyunca fikir ve deneme yazılarından seçilmiş 40''a yakın seçkin yazarımızın birer ikişer eserleri bulunmaktadır. Bu kitaba benim Sirano Çirkin''in Destanı ve Köye Giden Şiir adlı iki edebi yazımı da almışlar. Şimdi yayınlanış tarihini hatırlayamadığım Sirano ile ilgili bu yazımı sizlere sunuyor, hazırlayanlara teşekkür ediyor ve bu kitabın tümünü zevkle okumanızı diliyorum.
Televizyonlarımız, sanki abone olmuşçasına Edmond Rostand''ın, Sirano de Berjörak''ını ikide bir gösteriyorlar. Önceki akşam da baktım kırk yıllık aşina: Sirano de Berjörak... Önce umursamadım. "Bıktık artık, dağarcıklarında başka bir şey yok mu?" dedim. Sonra yavaş yavaş ısındım. Hatta zaman zaman kirpiklerim ıslanarak sonuna kadar da seyrettim.
Çünkü Sirano de Berjörak, şövalyelik çağından kalma bir destandır. Sirano''nun aşkı su katılmadık bir kahraman şövalyenin aşkıdır.
Edmond Rostand''ın bu oyun (piyes) türündeki destanı, bu vasfıyla Fransız edebiyatında da tektir. Sirano bir yanı ile bizim Battal Gazi''ye, öbür yanı ile de Servantes''in ulu kahramanı Don Kişot''a benzer. Yani bir yandan namuslu, cesur, alaycı, usta bir savaşçıdır; öte yandan dünyaya öfke ve hicivle nizam vermek isteyen bir hayalperest.
Sirano''nun aşkına, bu aşkın destanlık güzelliğine geçmişte ve bugün dünyada pek az adam akıl erdirebilmiştir. Akıl erdirebilenler ise ancak gerçek âşıklardır; veya dünyada gerçek aşkın olmasını isteyenlerdir. Bu bakımdan biz Asyalılar, Sirano''nun aşkına ve duygularına, Batılılar''a göre biraz daha yakınızdır; anlayışla seyrederiz ve hatta:
-Avrupa''da benzeri ancak şövalye çağlarının hayalinde yaşamış olan böyle bir aşkı, öyle bir derinlikle ve (Batı edebiyatlarında tek olarak) yaşatan Edmond Rostand, acaba Türk, İran veya Arap kökenli birisi midir? diye düşünmüşümdür. Çünkü buradaki karşılık beklemeyen, serdengeçti ve fedakâr ruh, ancak Fuzûlî''nin, Şeyh Galib''in veya Molla Câmî''nin mesnevilerinde görebildiğimiz bir insanüstülük taşımaktadır.
Aşk, zaten insanüstü romanlık ve destanlık bir kavramdır. Âşık her belâya hazırdır, sevgilisi için. Öylece olgunlaşır ve hatta vuslat''ı (sevgiliye kavuşmayı) bir yana iterek, aşkın kendisine âşık olur Fuzûlî gibi.

