"SIZINTI" adlı dergiyi çok severim. Bu dergide imanın, samimiyetin, vatan sevgisinin ve bu arada manevi felsefenin gayet temiz bir dille ifadesine rastlanmaktadır.
Sızıntı''nın Haziran 2000 tarihli 257. sayısında aynı derinlikte birçok yazıya rastlıyoruz. "Kalbin Zümrüt Tepelerinde" başlığı ile devamlı çıkan denemelerde DERVİŞ" adlı yazı yine samimiyet ve dolayısiyle "İnsan-ı Kâmil" konusunu derinliğine inceliyor.
Değerli ve derviş ruhlu yazarın özetlemesine göre:
"Dervişlik herkese açık bir kapıdır. O kapıya yönelen hiç kimseyi cevapsız bırakmaz ve geri çevirmez. Ne var ki böyle bir kapıya girişin de kendine göre birkısım âdâbı vardı vardır." Yazar, Tokâdîzâde Şekip Bey''den bir kıta vererek bu çetin yolu izah ediyor:
"Bâb-ı Hak açıktır merd-i agâha,
Candan geçenlerdir eren Allah''a.
Hakikat yolunda ben bu dergâha,
İsteyerek gelmiş kurbanlar gördüm."
Aynı duygu ve görüşleri "AZAP" adlı manzumesinde büyük dirayetle anlatan yazar daha sonra bu sıfata asıl anlamını veren Rıza Tevfik''in "DERVİŞLİK" adlı manzumesini bize sunmaktadır.
Önce kendi AZAP manzumesinden son iki beyti buraya alıyorum:
"İnsanlara el açmak, hep gîran geldi bize,
Mihrabı Hak olana bu türden gîran azap.
Tatmadık hiç kimseden minnet kokan bir ihsan
Vicdanı hür olana minnetli ihsan azap."
Rıza Tevfik''in melâmet urbası içinde sunduğu "DERVİŞLİK" manzumesi ise bu kavramdaki samimiyet ve fedakarlığı en güzel şekilde ifade ediyor:
"Dervişlik özüne hakim olmaktır,
Esîr-i nefs olan derviş değildir.
Aşkı rehber edip Hakk''ı bulmaktır,
Keşkül, leber, asâ, tığ, şiş değildir.
İbadet namına dalgın oturma!
Bağırma, tepinme, göğsüne vurma!
"Yâh Hû", "yâ Hay" diye köpürüp durma,
Zikr-i Hak hazm için geviş değildir.
Sırr-ı Hakk''ı gönlünde öğren,
Gönüldür aşk ile dîdârı gören;
Ârif-i âgâha o zevki veren,
Benk ü bâde, afyon, haşhaş değildir.
Keramet umma hiç Necef taşından,
Ayrılma insandan öz kardaşından;
Hakk''ı göremezsin
bağlar başından,
Gerçek er sultandır, keşiş değildir.
Ham-ervah her yanda var yığın yığın,
Nedir onlarla verip aldığın!
Uzlete mail olan gönlüne sığın!
Cihan gönül kadar geniş değildir."

