Dün, size darbelerin sebep ve oluş mantığını söylemeye çalıştım. Özellikle, İslâm ülkelerinde, kâh devrilen kâh diktatörlüğünü yıllar boyu pekiştirerek ABD''nin dostu olan Suriyeli H. Esad''ın, Mısırlı Hüsnü Mübarek gibi liderlerin zevk u safalarından dem vurdum. Bizdeki ve Pakistan''daki darbeler ise ne demokrasiye göz açtıran ne de azılı bir diktatöre fırsat veren acayip sonuçlara ulaştı. Bunları yaptıranlar acaba kimler? diye araştırırken, hemen 20-30 yıl önce ABD''li dostumuzun (Reagan zamanı) Libya''da yaptırmak istediği bir darbe ve patavatsız Dışişleri Bakanı Shultz''un bu münasebetle ettiği açık emperyalistçe sözler ve benim o zamanki yorumum aklıma geldi.
Amerikan Dışişleri Bakanı Shultz''un, herhangi bir terör örgütü reisinde bile "patavatsız" sayılabilecek bir beyanatı insanlığı dehşete düşürse yeridir. Libya''ya ika ettikleri cürüm üzerine, dünya halkı, "acaba nasıl özür dileyecekler" diye ağızlarına bakarken, Bay Shultz, özrü kabahatinden büyük laflar etmiştir: "- Libya''ya karşı giriştiğimiz harekât, doğrudan doğruya Kaddafi''yi hedef almamıştı. ABD saldırısının bir amacı da, Libya içinde Kaddafi''ye yönelik bir darbeyi desteklemekti. Kaddafi''ye karşı, Libya ordusu içinde bir muhalefet oluştuğunu haber almıştık. Biz, bu saldırı ile, Libya ordusuna bazı mesajlar vermek istedik." Bu sözler, gördünüz mü darbelerin Amerikacısını, "süper"ler yüzünden dünyada artık hiçbir devlet için emniyet ve teminat kalmadığını anlatmaktadır. Ayrıca "demokratik dünyanın lideri" pozundaki Reagan''ın Shultz''a onun da CIA''ya pek uslu emirberler olduklarını göstermektedir... Bu suç itirafı karşısında artık hiçbir devlet adamı, yarınından emin olarak milletini, hür ve bağımsız idare edemez. Çünkü herhangi bir sözü, bir tavrı, bir politikası, (CIA''nın keyfi takdirine bağlı olan) "Amerikan çıkarlarına" dokunabilir. Bay Shultz hemen emir vererek onun ülkesini berhava ettirir; çoluk çocuğunu aç brakır. Heyhat! Görünen o ki: CIA peşindeki Amerika''nın her devlet üzerinde iki alternatif azizliği mevcuttur: Resmî (sivil) makamlar (cumhurbaşkanı başbakan v.s. eğer) emir kulluğuna yanaşmamakta direnirlerse, derebeyimiz, ikinci alternatifi, yani askeri devreye sokuyor: Geri ülkelerden kendisine yarayacak ihtiraslı albay ve generallere şu "mesajı veriyor": - Buyurun! Baştakini devirip iktidarda keyfinize bakın. Uçak ve gemilerimiz arkanızdadır... Dünyadaki her askeri darbenin içinde "Amerikan parmağı" gören bazı kimselere benzemek istemiyorum. Fakat, ABD Dışişleri Bakanı''nın bu beyanı karşısında, onları yalanlamak da zor oluyor. Türkiye''deki askeri darbeler gibi ayıplar da inşallah artık sona ermiş olur, feraha kavuşuruz ve artık inşallah Shultz''un mantığı çemberinde düşünmek azabından kurtuluruz. Reagan, Shultz ve CIA''nın bu faşist saldırıları tabii "geri kalmış" veya gelişemeyen bizim gibi ülkeler içindir. Kalkınmış milletlerin "silahları" kendi devletlerine karşı kolay kolay kışkırtılamıyor. Ümidimiz, artık aldanmamak.

