Başbakan sayın Ecevit''in 21. yüzyıl eşiğinde, Fâtih Sultan Mehmed''den, Clinton''a götürdüğü dünya fermanı belki Amerika''ya yapılan ziyaretin tümü kadar önemlidir. 28 Eylül Çarşamba günkü yazımda bunu anlatmıştım. Müslüman Türk''lerin ne ölçüde muhteşem insaniyet ve yönetici büyük devlet cevheri ve bu yolda tarih uygulaması taşıdığını gösteren bir belge idi bu ferman. Böyle bir mücevherin sağlı sollu medyamız tarafından layikiyle ele alınmamış olmasına, hâlâ şaşıyor ve esef ediyorsunuz. Fâtih ve Kanuni devirlerimizin haşmetini sezdiren Baki''nin, ünlü Mersiye''sindeki şu beyti, lütfen sülüs hatlarla yazıp Fatih fermanının bir ucuna iliştirin: ŞEMŞİR GİBİ RÛY-I ZEMİNE
TARAF TARAF SALDIN DEMÜR KUŞAKLU CİHAN-PEHLİVANLARI Manası açıktır: Baki, Kanuni Süleyman''ın dünyalara hükmeden kudretini "Sen yeryüzünün her köşesine taraf taraf, demir kuşaklı cihan pehlivanları gönderdin diye övüyor. (Kılıç gibi zırhlı yiğitler demek) Beytte söylenen tarihi gerçek şudur: Her devirde dünya meydanlarına hükmeden "Şehsuvarlar yani baş biniciler oluyor. Diğer devlet ve toplumları onlar düzene koyuyorlar. Onlara bugün "Dünya devleti" diyoruz.
Bu başbinicilik, (Şehsuvarlık) milattan sonra iki bin yıl boyunca, uzun ömürlü pek az devlete nasib olmuş onların da tarihçe iyi bilinenleri, Roma, sonra Osmanlı, sonra İngiliz ve nihayet günümüzde ABD olmuştur. İşte Osmanlı devleti Fatih''in imzasını taşıyan bu Ahitname ve benzerleri ile yönetilmiştir. Roma''nın yer yer hukukla süslenen üstünlükleri sadece Romalılar için olan medeni yapısı ve devrimsi abideleri önemlidir. Ama esirlere yapılan işkenceler, başka ırklara yaptığı zulümler gladyatör katliamları Roma medeniyetinden iz, eser bırakmamıştır. İngiliz de Kraliçe Elizabet''ten beri sürdürdüğü saltanatını, aşırı ticaret hileleri, müstemlekecilik ve başka milletlere yaptığı insanlık dışı zulümler, entrikalar, düşmanlıklar yüzünden 20. yüzyılda çok kaybetmiştir. Belki sadece torunu Amerika''nın, gölgesinde yaşayacaktır.
İmdi, bu Ferman''ın ışığında 2000 yıllık tarihin övünebileceği iki devlet kalıyor. 1- Ferman''dan aldığım satırlarla, Hıristiyan, Yahudi, hatta Budist, mabetlere, din adamlarınca ve bütün uyruklarına, insan haklarının bugün dahi erişilemeyen ölçüde din, vicdan ve himayet güzellikleri yaşatan Osmanlı Türkleri. Son elli yılda, özellikle faşist ve komünist diktatörlükleri ezdikten sonra, dünyanın yeni tarzda bir hür ve demokratik nizama kavuşmasına siyaseti ve yardımlar ile yol açan Amerika. Fatih''in beş kıtaya fermanı" deyişim, kuru övünme değildir. İşte öyle tarihi gerçeğe dayanıyor: Yani son 1000 yılın, iki yol gösterici (şehsuvar) devletinden ikisi Washington''da görüşmeler halindedir. Dünyaya 400 yıl OSMANLI BARIŞI''nı sağlayan devletimiz bir de, ayni ilkeler içinde çağdaş dünya barışını sağlamaya çalışan ABD. Bu fermanın herhalde kargaşalık günlere rastgeldiğinden ötürü basın ve TV''lerde yer bulmaması beni çok üzmüştür. Bırakınız Sultan Mehmed''e saygı hayranlık meselesini, yalnız, insan hakları içinde olduğumuzu iddia için Amerika''ları boyladığımız günlerde bile, tarihimizin böyle, Fatih kalemiyle yazılmış bir insan hakları bildirisi şaheserinden istifade edemeyişimiz de acayipti. Yani siyasetin değil sağduyunun gereğine dahi uymuyordu. Ne şükür ki, Kültür Bakanı sayın İstemihan Talay bu sistemimize (Çarşamba yazdığımız gibi) kulak verdi. Yazımız üzerine "medya"nın ilgisizliğine, çok şaşırdığını gönül ferahlatan ifadesiyle dile getirdi. Türk Edebiyatı Vakfı''mıza bu şahane Ferman''ın, zarif çerçeveli bir nüshasını hediye etmek nezaketlerinden ötürü sayın İstemihan Talay beye ve basın müşaviri Nafiz Şahin beye teşekkür ediyoruz.

