Yargıtay Başkanı''nın sözleri hükûmet ve bürokrasi makamlarını ve rejim, demokrasi, adalet dünyamızı kör uykudan uyandırırcasına sarstı. Şimdi bu mutlu rüzgârla gelecek yeniliklerin telaşındayız. Dinleyenler şaşırdı ve sonra toparlandı. Kendimize gelir gibi olduk ve hattâ konuşmanın ihtar sağanağı karşısında birşeyler yapmak ihtiyacı duyuldu. Konuşmanın tesiri ile Sayın Başbakan, şüphesiz koalisyon hükûmeti adına, Anayasa''nın düzeltilmesi için bir "Kurucu Meclis" gibi çalışacaklarına söz verdi. Adlî yılın açılışında, Yargıtay Başkanı Sayın Sami Selçuk, yerden göğe demokrasi sevgisi ve adaletin üstünlüğü inancı ile ufkumuzu doldurdu. Şurada burada dile getirildiğini işittiğimiz aşırı devletçi ve halkı hiçe sayan tepeden inmeci bazı bakışlar bize öyle geldi ki mahcup oldular.
Hürriyet tutkusu, demokrasi mücadelesi, bizde apaçık 150 seneyi geçen bir sevdadır. Buna rağmen olması gerekenleri düşününce elimiz boşta kalmaktadır. İnsan haysiyetine, millet üstünlüğüne barbarca, zorbaca kalkan eller; bizi rahatsız etmektedir. Birinci TBMM''de, Gazi Mustafa Kemal Paşa''nın da ayakta alkışladığı "Ezelden beri, hür yaşadım, hür yaşarım" övünmesi, Sakarya''ya kadar küstahça gelmiş olan düşmana karşı söyleniyordu. Biz o hür, insansever, milletsever ve baştan sona demokratik havada düşmanı yendikten sonra, ne oldu bize...başta can pahası Cumhuriyet, sonra da sayısını unutacak kadar "demokrasi"ler kurmamıza rağmen hürriyet rejimini neden öyle tanınmaz hale düşürdük...
Yargıtay Başkanı''nın ve daha önce Anayasa Mahkemesi Başkanı''nın gayet olağan, ciddi ihtarları ile bizi uyartan konuşmalarını, "şaşırtıcı çıkışlar", "çok sert eleştiriler" diye yeren kafalar bilmem nerden türediler? Öyle ki Sami Selçuk Bey''in geçen yıl, 18-19 Temmuz''da "Gazeteciler-Yazarlar Vakfı''nın" Abant''ta yaptığı bir hukuk toplantısına katıldığını söyleyerek onun gayet çağdaş, ilim, bilgi, cesaret, belâgat dolu konuşmasına iğrenç ihbar bulutları düşürmek isteyenler bile gözden kaçmadı. Oysa Anayasa ve Yargıtay Başkanlarının, demokrasi davamıza getirdiği zenginlik, İstiklâl Marşı''mızın "Ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım" biçimindeki imân dolu mısra ve dileklerini hukuk ve sosyoloji ilminin yeni buluşları içinde yorumlamaktan ibarettir. Ayrıca, aralarına girmeye can attığımız medeni âlemde bu görüşler umûmileşmiş görüşlerdir. Amaç, demokrasidir. Hiçbir kimse "Devlet kutsaldır. Hikmeti hükûmet vardır" gibi laflarla halkı oyalayamaz. "Bu halk anlamaz. Onların benim eğitimimden geçmesi şarttır. Çünkü ben üstün yaratılmışım. Adaleti de, hürriyeti de istediğim kadar veririm" dememelidir artık. "Yargının kapısı siyasal müdahalelere açık olmamalıdır. "Topluma deli gömleği giydiren bir rejimde fertlere maske takıp sahte kimlikle dolaşmak düşer. Bireyler için tek kurtuluş yolu ikiyüzlülük kalmıştır" diyor Sayın Sami Selçuk. İster Abant''ta, ister bir kitapta nazari olarak söylensin bu sözler Sayın Başkan''a, onu dinleyene, milletimiz ve milletlerarası demokrasi kavramına aydınlık verecektir.

