Giden Valimiz M. Abdullah Bilgin''in Elazığ ve Türkiye kültür ve irfanına armağan ettiği son eser "Yedinci Hazar Şiir Akşamları"dır. Elazığlı ruh ve zihinlere kazandırılan ve Türkiye ile Türk dünyasının başlıca şairlerini bu şehrimize taşıyan 7 cild halinde yayımlanmış Türk kütüphaneleri olmasından şeref duyacaktır. Sevgili Sivas ilimize tayin edilen bu eşsiz değerdeki Vali, haklı olarak "Türk Kültürü Hizmet Ödülü"ne de lâyık görülmüştür. Elazığ ve Türkiye''ye ayrıca 50''ye yakın ilmî, edebî, tarih ve folklor eseri kazandıran sayın Lütfullah Bey''in Sivas''ta ve ülkemizin daha pekçok il ve makamına her anlamda hizmet edeceğini biliyorum. Yeni gelen Elazığ valimizin de, aynı yolda samimi ve halksever nice hizmetler yapacağına güveniyorum. Düşünün ki, sadece Hazar Şiir Akşamları, Türkiye''nin irfanına hizmet derinlikleri bahşeden, Avrasyalı, Türkiyeli ve Elazığlı binlerce şair, bilgin, edip, hatip, müzik üstadı, araştırmacıyı millet sahnesine çıkarmıştır. Elâzığ''da sayın Valilere lâyık değerde bir de Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti var. Çoğu usta şair ve ediplerimiz meslektaşları gibi olan Bedrettin Keleştimur da, dilimiz, ailemiz, örfümüz gibi önemli konularda hemen sık sık kaygılı ve yapıcı bildiriler yayımlıyor. Hazar gazetecileri kültür vatanseverliğinin hemen her konuda kaygılı ve yapıcı Türkiye''deki diğer basın cemiyetlerini imrendirecek eserler veriyorlar.
Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve öbür illerdeki gazete kuruluşlarının dahi böyle gayretler göstermelerini dilerim. Fırat H. Gazetecilerinden Türk Dili, Türk ailesi ve genel olarak "Medyanın sorumluluğu" üzerine yeni bildirileri geldi. Ayrıca Elazığ Emniyet Müdürlüğü''nün çocuk ve gençlerimize sunduğu vecizeli düsturları gençler, deftere yazsınlar! Cemiyet''in en tesirli yeni faaliyetleri şunlar: 1. Bildiri: (Adresi: PK. 17923200) Fırat Havzası Gazetecileri "Medyanın Sorumluluğu ve Aile" konulu bir yarışma açmıştır. Sonunda 1. 2. 3. ve 4. dereceyi alan yazılara para ödülleri verilecektir. 2. Bildiri: "Aile toplumun temelidir konusunda" halkımıza önemli gerçekleri ve milli davalarımızı söyleyen bir konuşmadır. Burada: "Şiddetli Geçimsizliğin peşine düşen anne ve babalar nesiller arasında doğacak uçurumun sorumlusudur" deniliyor. 3. Bildirinin konusu: Pek yakında çıkacağı yıllardan beri Meclis''te söylenen "Türkçe''nin Kullanılmasına İlişkin" kanundur. Bunun, TBMM''ce hâlâ neden çıkarılmadığından şikâyet ediliyor. Bizim de ısrarla yazdığımız gibi, dilimiz milletin varlığının göstergesidir. Türkçenin silindiği Balkan yurtlarımızda Türk''ün dahi adı silinmiştir. Hele, ticari levhalarda, ilanlarda, Türkçede güzel karşılığı olan kelimelerde yabancı dil kullananlar, milletimize suikast yapıyorlar demektir. Bu hatalar esasen ağır suç sayılmalıdır. TDK ve belediyeler, bu hususları hızla gözetmelidirler. Her alanda Türkçenin kullanılacağını emreden kanun (her ülkedeki gibi bizde de) ivedilikle çıkarılmalıdır. Milliyetçilik davası güden politikacılar eğer bunu anlamıyorlarsa milliyetçilik kavramından ne anlıyorlar? Burada size verilecek bir de müjdem var: Türk Yurdu Dergisi Ocak 2001 yayınını, Türkçeye Saygı, Özel Sayısı olarak çıkacaktır. Milleti, devleti üniversiteleri ve ticaret âlemini bu konuda ceza tehdidiyle uyarmazsak, milli varlığımız kaybolur. Elazığ Emniyet Müdürlüğü''nün suç işlemeye heves eden gençlerimize verdiği filozofça öğütleri, bütün il ve ilçe emniyetleri duvarlarında görmek isterdim: Nitekim aşağıdaki manalı afişler, Elazığ Emniyeti''nden istenilebilir: BAK OĞUL... BİLGE OĞUL... ALPEREN OĞUL! SİLAH TAŞIMAK, BIÇAKLA ER MEYDANINA ÇIKMAK, SENİ YİĞİT YAPMAZ! YİĞİTLİK; YÜREKTE... YİĞİTLİK; BİLGELİKTE GİZLİDİR. YA ÂRİF OL, YA ÂLİM, AMA ZÂLİM OLMA. BIRAK ŞU BIÇAĞI EY OĞUL! KİTABA SARIL, KİTABA...

