Azerbaycanlı üstad Memmed Aslan beyin "Nur İçinde Nur" adlı İslâm aşkı şakıyan kitabını, geçen yıl büyük hayranlıkla okumuştum. Galiba o kitap kayıplara karıştı. İçime hasreti birikmiş olmalı ki o kitabın, 1994''te, Diyanet Vakfı Naat birinciliğini kazanan "Nur İçinde Nur" şiirini bulunca hayretim daha bir kat arttı. Elli yıl komünist rejimde doğup tahsil edip, iş tutan bu derviş mizaçlı şair, Allah''ı, Peygamberi nasıl bir kara-sevda ile sevip özlemiş, nasıl büyük tasavvurların, hayallerin ötesinde sevdiği bir özge kâinat inşad etmiş kendisine... İman coşkusu neler yaptırmaz ki insana. Esasen çok şiiri ile çok iyi tanıdığım Memmed Aslan dahi gördüm ki "İman Hakka Miraçtı" (Miraçtır) diye başlayan "Nur İçinde Nur"unda şiir perdelerini aşmış. Kendisini de geride bırakmış. O Naat-ı Şerif''in ilk bölümünü, verebildiğim kadar sunuyorum:
Senden eta eksilmez - Suç bizim,
rahmet Senin! Kuldan hatâ eksilmez - Kula
merhamet Senin! Her noksandan münezzeh - Her ilme
sırra vazıh! Işığın kavsi-guzah - Her necip
sıfat senin!
Gerçek Sensin, gaye Sen! - Tohumdaki
maye Sen Nursun aye-aye Sen - Kelam, kemalât
Senin! Bu neşvünümâ Senden - Bu mevt ü
ihya Senden Bu sırlı bünyâ Senden - Yetmeğe
vuslat Senin.
Lütfun sığmaz sözlere - Hamd u senâ
yüz kere Seni gören gözlere - Nur-ı semavât
Senin Varda yok var, yok''ta var - Sen varsın ki, yok da var. Dönüyor Çarh-ı devvâr - Çarh Senin,
mühlet Senin.
Otta süt, sütte yağ tek - Suda gizli
ocağ tek, Her şeyde varsın Hak tek - Nur saçan
zulmet Senin Seni derke çalışmak - Gafil olmaktır
ancak El-Kadirsin, er-Rezzak - Sonsuz
sehavet Senin.
İman Hakk''a miraçtır - Müşkil
düğümler açtır. Keremine muhtaçtır - Cümle
mahlukat Senin Sen ezelsin el-Evvel - El-Ahirsin: Lem
yezel. Diriliğe tek temel - Sınırsız kudret
Sensin. BİLGELERİN YOLU (Kamer Yay. Faks: 638 87 20) Sevgili Naci Dilmen tâ 1945''lerden beri, fakülte, sınıf, sıra arkadaşım. O zamandan beri nutukları, sohbetleri, şiirleri ile tanıyoruz Naci''yi. Lutfedip Türk Edebiyatı Vakfı''na her zaman gelir. Yine konuşmaları şenlendirir. Bu haziran, elinde bir şiir ve denemeler kitabıyla geldi. Türk-Çin münasebetlerinden ne güzel dem vuruyor. Çin karşısında Bilge Kağan töresinde, güzel sayfalar açıyor. Naci Dilmen iyi tanıdığı din ve siyaset öğretmeni Tao''nun düşüncelerini şöyle şiirleştiriyor: "Kötü olan iyi, iyi olan kötü
gösterilebilir. Yeni doğan çocuk, ne gösterilirse
onu algılar. Hırsızlığı öğrenirse hırsız olur, İyiliği görürse ''iyi insan''
olmaktır geleceği..." ÇEŞME ŞİİRLERİ
(Çeşme Belediyesi Yayını) Çok eskiden beri, derin duyguları, hür ve zengin söyleyişi, ışıltılı buluşları ile tanıdığım şair AHMET KANYILMAZ, 316 sayfalık bol verimleri ile bize okunaklı bir şiir âlemi açmış bulunmaktadır. Yalnız şu iki kıt''alık şiirini bile başlı başına eser gibi okuyunuz. Bugün Bir Başkayım: Bir tayfun uçuruyor duygularımı Çiçekten çiçeğe, yıldızdan yıldıza. Uzatıyorum avuçlarımı Çevren tutuşuyor boydan boya... Alıp götürür beni o altın ses Koyaklardan, doruklardan, mağaralardan Her şey içimde, herkes... Bir başkayım bugün alışılmıştan. ON İKİYİ BEŞ GEÇE Üsküp''te, gazete çıkarmakta ve Türkçe televizyonda çalışmakta olan LEYLA HÜSEYİN hanım, Nesir-nazım karışığı bu kitabına, Montaigne''den bir hikmetin tercümesi ile başlıyor: "Biz, pek şaşkın varlıklarız/''Bugün hiçbir şey yapmadım'' deriz./Birşey yapmadım, ne demek? Yaşadınız ya!/Bu, sizin yalnız başlıca işiniz değil/En parlak en şerefli işinizdir." Sonunda Leyla Hüseyin, her sanatkârı düşündüren beşeri bir durumu dillendiriyor: "Söyleyeyim, dedim; hep söylenmiş Yazayım, dedim; hep yazılmış. Düşüneyim dedim; hep düşünülmüş. Haykırayım dedim; hep haykırılmış. İsyan edesim geldi; hep edilmiş. Ağlayayım dedim; hep ağlanmış. Üzüleyim dedim; o da olmuş." .......

