Bugün erkekler ve kadınlar arasında, "normal ve mübah sayılmayan ilişkiler" haylice kibarlaştırılıp, inceltilmiştir. Bazı yayınlarda "eşcinsellik" ve "eşcinsel" manzaraları öylesine sunuluyor ki:
"-Acaba çoluk çocuğu, özendirmek mi istiyorlar?" sorusu akla geliyor. Öyle ya, "Çağdaş uygarlık düzeyini" bulmak için onlar çok mu lâzım?
Eski lisanda bu "eşcinsel" dedikleri şey bazan "Lûti" diye de geçer. Lûti, Lût Peygamber''in kavminden olan azgınlar demektir. Hz. Lût''un, kurtarıcı olarak gönderildiği, fakat sözünü dinletemediği bu kavim, "eşcinsellik" ve rezillikte o kadar ileri gitmiş ki, nihayet:
Eski Âd ve Semûd kavimleri gibi bu Lût halkı da üzerlerine korkunç yağmur ve "taş yağdıran rüzgar" yollanarak mahvedilmiştir.
Kur''ân ayetleriyle aydınlanan bu olayda Lût Peygamber kavminin aşağılık kişilerine der ki:
"-Sizden önce dünyada hiç kimsenin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz çok aşırı giden (azmış) bir kavimsiniz... Artık Allah''tan korkun da bana itaat edin!.."
Fakat onlar Allah''ın ilâhî elçisi ile alay ederler. Bunun üzerine, Lût halkı, Nebi''nin birçok yakınları ile birlikte yerle bir edilir. Lût''un eşi de can verenler arasındadır.
Affedersiniz, şimdi de dünyanın bazı yerlerindeki azgınlar Lût Kavmi''ne mi döndüler? Yoksa Kur''ân''ın hikmeti gereğince acaba: AIDS denilen şu murdar illet, ulu Tanrı''nın "Lûti" (eşcinsel) denilenlere bir cezası mıdır?
Belki Lût kavminde bile görülmeyen hayâsızlıklara düşmüş "sosyete"lere her zaman yağmur ve taş yağdırarak ceza verilmez ya. İşte bu sefer de yüce Rabbim, o hayâsızlara bir çirkin illeti müstahak görerek insanlığın gelecek kuşaklarını "uyanmaya" çağırmaktadır. Devlete, ana babalara, gazetelere AIDS''lilerin taş yağmış gibi korkunç suratlarını göstererek; "Allah''tan korkun!" buyuruyor. Lütfen bunu anlayınız artık.
21. yüzyıla girerken, Lûti''liğin (kadın ve erkeklerde) cinsi rezilleşmenin, en korkunç belirtisi şudur:
Erkeğin erkekle, kadının kadınla eşleşmesi artık "ayıp" değil de sosyetede çağdaşlaşma sayılmaktadır.
Batı''da daha çok görünüp, bugün okul yaşına gelenlere bile çirkin ve iğrenç değil tatlı bir zevk çeşidi gibi yutturulmaktadır.
Batı''da ahlâk kuralları, esasta, bizim zannetiğimizden daha sağlamdır. Asıl felâket bizim cinsî, insanî terbiyeden çoğunlukla hayli uzak oluşumuzdur. Devleti, okulları, basını ile ağzı açık ayran delisi gibi Lûti''lik arayışları var. Bazı gazetelerimiz, TV''lerimiz, eğitim kurumlarımız çocuklarımızın gözlerini moda diye uygunsuz renklerle boyuyorlar.
Türkiye bir hafta önce Lûti''lerin demokratik ve çağdaş istilâsına, Kuşadası''nda uğradı. Gazete ve TV''lerimizin iştahlı bağırganlıkları sayesinde eşcinselliğin ne olduğu herkese öğretildi. Bunu denemenin yolları da, meraklılarına az çok açıldı.
Keşke ne olaydı: Dünya zengini eşcinsellerin propagandasına kapılmasaydık da, onları manasızca yasaklamaktan vazgeçseydik. Bunların gelişinden gidişinden ekranlar, gazeteler dolusu söz etmeseydik de nesillerimizi çirkinliklere özendirmekten korksaydık.

