Bursa''dan Davut Eren bey, değerli yazar Atiye Keskin''den seçtiği bir yazıyı bana göndermiş. Yazının başına şu notu koyuyor: "Sevgili Ahmet Kabaklı hocam 07.03.1971 senesinde Bursa Hakimiyet Gazetesi''nden sakladığım bu yazıyı gönderiyorum." Bugünkü halimizi, yani bazılarının Türkiye''yi çok alçakça işgal ettiklerini ve sömürdüklerini anlatan şu satırları, merhum Atiye Hanımefendi''nin ruhuna dua ile arzediyorum.
7 bilginden
7 anahtar Tarihte ölünceye kadar İslâm dinine saygısı ve sevgisi olduğunu açıklamaktan çekinmeyen büyük insanlardan biri de Napoleon Bonaparte''tır (1769-1821). Kahire''ye girince şehrin idaresi için bir divan kurar. Bu divana da zamanın en ünlü (7) İslâm bilginini tâyin eder. Bu 7 bilgin ilk toplandıkları gün işgal altında olan bir şehrin en ince yoldan idaresini konu olarak ele alırlar. Toplantı gece yarısına kadar sürer. O gecenin hatırası olarak her birisi işgal hakkında bir güzel söz söyleyip aldıkları notlara ilâve ederler. "Bir memlekette eğlence ve cinsel hırsların halkın ruhunu işgali, düşmanın işgalinden çok kötüdür. Zirâ halk imânda ve ilimde güçlü olursa düşmanı çabuk söker atar." "Eğer bir memleketin halkı, devletin idaresini adalet ve hukuku para ile değişecek tıynette kimselerin eline bırakılırsa Allah o memleketi sefalet veya düşman işgali ile terbiye eder." "Gençiliğin terbiyesini, eğitimini, yiyeceğini öz ve hilesiz olarak temin edemeyen ülkelerin idaresi çocuklarına bu yoldan kıymet veren ülkelerin ellerine geçer." "Allaha kul olduğunu bilmekten utanan ve isyan eden milletler, utanılacak hallere düşerler." "Kendi büyüklerine, kendi tarihlerine saygıyı bilmeyip azan bir ülke olmaktansa, işgal çizmeleri altında ezilen bir ülke olmak kurtuluş için daha ümitlidir." "Sabır, birlik, çalışma bütün işgalleri yok edecek güçtür. Ancak inançsızlık denilen afat, sabır ve beraberlik gücünü de yok eder." "Bir memleketin büyüklerinin inancını satın alabilen ülkelere düşmanlar. O memleketi gerçekten işgal ettiklerine rahatça inanabilirler." Yedi bilgin Kahire''nin İdaresi için aldıkları tedbirleri ve bu güzel notları gelecek nesillere bırakmak üzere gümüş bir levha üzerine yazdırıp her gün toplanacakları salona astırırlar... Bugün, bazı dünya ülkeleri iktisatta olduğu kadar, ahlâki bozuluşlarla da işgal edilmiş durumdadırlar. Bazı ülkelerin ilim ve imana karşı krizleri bir şaşkınlık sarsıntısı gibi yayılmaktadır. Memleketimiz de ne yazık bu sarsıntının içindedir. İslâm ilim ve ahlâkının ve islâm diyarlarıyla dostluğu ne yazık ki hiçe sayan bazı kafalar Türkiye''de söz sahibi olmamalıdırlar. Bu yıkıma izin vermeyelim... Her şeyini taklit etmeye çalıştığımız Amerika''nın Dolarına şöyle bir göz atalım. Bir yüzünde bütün paralarda adet olagelen tarihi bir resim vardır. Diğer yüzünde büyük bir kilise resmi ve altında da şöyle yazılıdır:
IN GOD WE TRUST (ALLAH''A GÜVENİYORUZ) Yine Amerika''da İlinois''deki Northwestern Univercity profesörlerinden din bilgini Charles S. Bedon (İnsanlığın Kutsal Kitapları) isimli meşhur eserinde der ki: "Kur''an''dan daha büyük etki yapan hiçbir kitap yoktur. İslâmiyet, eğitimin temelidir ve her asra uyacak canlı bir dindir." Gençliğimizi büyüklerimize ve muhteşem dinimize saygılı ve bilinçli yetiştirmek, geleceğimiz için ne kadar önemlidir. Basının bu yolu desteklemesi zarurî olduğu kadar millîdir. Esasen karakterimiz de bunu gerektirmektedir. Tarih, önümüzde ibretlerle açıktır ki; kendi değerlerini bilmeyen ülkelerin, âkıbetleri, yurt içinde ve dışında millet kıymeti bilmeyenlerin, yani hayin işgalci ve sömürücülerin kaba ve duygusuz ellerinde kalır.

