Kaydet
a- | +A

ABD''de Ermeni milyarderlerin rüşvetleri ile, Amerikan Temsilciler Meclisi''nde bazı politikacıların, Ermeni soykırımı denilen iğrenç kin masalını kabul ettiklerini perşembe günkü yazımda şiddetle kınamıştım. Yazıma Fırat Üniversitesi Senatosu''nun bu rezil ve kindar davranışa karşı yayımladığı "Bunun sonu fena olur" mealindeki ilmî bildiriyi de eklemiştim.

Bazı Amerikalı politikacılar, şüphesiz devletlerinin başı ile oynuyorlar. Bu refah, bu dünya egemenliği hülyası şüphesiz, en azından akıllı bir siyaset gerektiriyor. Bugünkü hükümet ve yarın iktidarı ele geçirecek olan her parti, dostunu düşmanını iyi tanımalıdır. Çirkin, basit rüşvete dayalı seçim entrikalarından vazgeçilmesi için de Amerika, bu "global" hile, rüşvet oy avcılıklarının çaresini bulmalıdır. Çünkü bunlar demokrasiyi kirleten nesnelerdir. Yoksa? Yunus Emre''nin ölümsüz beytini kendisine ve benzerlerine hatırlatalım:

"Bir sinek bir kartalı kaldırıp vurdu yere

Yalan değil gerçektir, ben de gördüm tozunu!

Nitekim, sayın Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu bu konuda dostça, öğütlerin en güzelini vererek: "Ülkeler başka ülkeler üzerinde karar vermeden önce... Kendi tarihlerinde çok kötü olaylar varsa ona dönüp bakmalı, onu düzelterek temizlemeye çalışmalıdır" demiştir.

Ben bu yazıda, Dr. Sedat Cereci''nin Vahşi Batı adlı kitabının "Vahşetin Pratiği" ABD (sayfa 241-242) bölümünden, bu öğüdün faydalarını gösteren bazı paragraflar sunacağım:

ABD, yeni dünyanın yeni ülkesidir. Yeryüzünde yaşanılagelmiş, alışılagelmiş bütün düsturların başaşağı edilip kanunlaştırıldığı yerdir. Patlayasıya toklukla öldüresiye açlığın birarada yaşandığı, kan dökme serbestisinin kanunlaştırıldığı, insanların renk renk, ırk ırk sınıflandığı, sömürünün ve zulmün anayasallaştırıldığı ülkedir.

Herhangi bir ülkeden daha fazla ağaç keser, yılda 290 milyon ton zehirli çöp üretir. Cape Canaveral''da her uzay gemisi kaldırdıklarında, her kalkışla birlikte atmosfere 70 bin librelik zehir ateşler ve sarsıntıya neden olur.

Adalet, ABD ülkesinde, âlemler dengesine nisbet yapan bir vechile kendisini gösterir. ABD''de, toplam milli gelirin yüzde 54''ünü nüfusun yüzde 1''i kullanmaktadır.

ABD, sömürerek yaşamayı ve zulmetmeyi öğrendiğinden bu yana dünyanın efendiliğine soyunmuştur. Her fırsatta kendisinin efendi olduğu savını telkin eder, her vesileyle efendiliğini tescil ettirme çabasındadır. Makyavelizm''in bütün yötemlerini kullanarak da dünya hükümranlığına yollar arar. 1989''un sonlarına doğru Panama''yı işgal eden ABD Başkanı Bush, bu işgal hareketi için kendine göre makul bir sebep bulmuştu: Panama Devlet Başkanı Noriega''nın uyuşturucu ticaretini teşvik ettiğini ve kendisinin de bizzat bu ticaretin içinde olduğunu ileri sürüyordu. ABD''nin, Libya''da nükleer silah üretildiğini iddia ederek bu ülkenin Akdeniz kıyısındaki Trablusgarp şehrine baskın düzenlenmesi de aynı anlayışın sonucudur.

Onlara göre yalnızca ABD Libya''yı bombalayabilir. İsterse Iraklı yetimlerin yüzlercesini sütten ekmekten mahrum edip binlercesini bombalayabilir. Lübnan''ı topa tutabilir. Grenada''yı işgal edebilir. Vietnam, Laos ve Kamboçya''ya savaş açabilir. Panama''da adam kaçırma olayı düzenleyebilir, İran uçağını düşürebilir, Nikaragua''daki seçimleri satın alabilir, Filipinler''deki politik muhalefeti Amerikan savaş uçaklarının meydan okurcasına alçaktan uçuşlarıyla yıldırabilir, Almanya''daki telefon ve posta ağını kontrol altında tutabilir, Afganistan''da savaş temsilciliğini yürütebilir, dünyanın her tarafındaki kuvvet kıtaları ve birlikleriyle haberleşebilir.