Kaydet
a- | +A

Bir yandan, sayın Cumhurbaşkanı''nın da Meclis açılışında buyurduğu Anayasa değişecektir. Tam demokrasi gelecektir. Adli reform tamamlanacaktır; özgürlükte cihana örnek olacağız gibi çağdaş dünyanın özlediği güzellikler var. Birinci Adam''ın bu sözleri gerçekten bıkmış usanmış milletimize ferahlık veriyor. Ama bir taraftan da RTÜK''ün (Radyo-TV Üst Kurulu) az çok demokratça işleyen sistemi değiştirilerek düşünce adamlarının, basının ve medyanın ağzı dili bağlanmak isteniyor. Nereden çıktığı anlaşılmayan yeni bir tasarı getirilerek TBMM''de İktidar ve Muhalefet milletvekilleri ile sıkı bağlılığı olan RTÜK Yönetim Kurulu lağvediliyor. Milletimiz ve Meclis''imiz ile hiçbir ilgisi olmayan emirkulu bürokratlardan tek adamın emriyle seçilip halkımıza sıkı telkinler yapması isteniliyor. Her gün okuyacağımız gazete, her gün dinleyip seyrettiğimiz, haber ve konuşma araçlarımızın hepsi, dediği dedik ve dışardan kumandalı birtakım demokrasi tanımazlara devrediliyor. Hür, milli, yapıcı, sağlam karakterli, doğruyu arayan, doğruları tartışan bir milletin devleti olmak yolunda hiçbir derdimiz yokmuş gibi üstelik bir rivayete göre, çok garip RTÜK tasarısı hazırlanmış. Bu garip tasarıya göre 5''i iktirardan, 4''ü muhalefetten seçilen mevcut üst kurul milletin eğilimlerini temsil etmiyormuş. Peki nasıl olmalıymış... RTÜK''ün, TBMM''deki bütün iktidar ve muhalefet partilerinden oluşan milletvekilleri ile bütün ilgileri kesilmeliymiş.

Türlü meslek, bürokrasi ve sanat gazetesi vs. kuruluşları, birer aday göstermeliymişler de zamanın devlet reisi olan zat, o kişiyi tek kudret olarak RTÜK''ün başına getirmeliymiş. Böyle bir antidemokratik tayinden ne çıkar? Olsa olsa bütün dehşetin eğitmezliği, gençliğe ve halka yüz çevirisi de YÖK çıkar.

Yani soruyorum Allahaşkına... Türkiyemizde en çok şikayet ve şekva edilen, yüzbinlerce gencimizin bahtını karartan YÖK''ü mutlaka düzeltmek, birleştirmek, ilmileştirmek için çırpınırken bilmem hangi akıl; "Aman bir YÖK bize yetmez. Onun gibi bir iki değil daha pek çok YÖK''lere RTÜK''lere de ihtiyacımız vardır. Bu tasarıyı onun için türettik" diyebilir. Yani gençliğimize dönük bu YÖK SEL zulüm, adaletsizlik, ilim dışılık gibi şeyler muhakkak, haber, konuşma, sanat, tartışma konularının hepsi olan RTÜK''te de uygulanmalıdır demek istiyorlar. Ümidini üniversitelere bağlayan yurdumuzda hiçbir ilim adamında, asistanda, öğrencide, Prof''ta veya dekanda kişilik, şahsiyet, irade bırakmayan böyle bir YÖK''ün yanına, aynı kırat ve tıynette bir RTÜK eklemek acaba hangi parlak zekanın icadıdır. Bu olay size, Akşehir''de TİMURLENK ile görüşüp sözleşen NASREDDİN HOCA''yı hatırlatmıyor mu? Hani hemşehrileri onu, Timur''a ricacı göndermiş de... Ne olur asil padişahımız, çok sevimli olan (azgın ve vahşi) Fil''ini lütfen bağlatsın. Bize acıyıp bir sefere çıkarsın onu, dedirtmek istemişler. Hoca Nasreddin bakmış ki, kendisini, Timur''un huzuruna yollayanlardan hiçbiri sözünün ardında değil... Hatta onun gittiği tarafa bakmaktan bile korkuyorlar. O zaman "böyle millete müstehaktır" demiş hoca. Kendisine alayla bakan Timur''u iltifatlarla etekleyerek: "Sultanım Efendim! demiş. Akşehir halkı efendimizin, bize bahşettiği sevimli Fil''den o kadar memnun ki... Ne olur, ebedi mutluluğumuz için, birkaç fil daha salıverdirtmez mi? diyorlar. O ricalarını sizlere arz için geldim."