20. Asrın en çok tanınan ve bugün devam etmekte olan Türkçe dergisi TÜRK YURDU''nun Mart-Mayıs 139-141 sayısı "Yirmibirinci Yüzyıla Doğru Türk Milliyetçiliği" adıyle "Özel Sayı" olarak geniş hacimde 149 sayfa olarak, çok değerli 74 kalemin, günümüzde okunması gereken makale ve yorumları ile çıktı.
Fakat benim, bu yazıda tanıtacağım "TÜRK YURDU" dergisi, millet, milliyet ve fikir hayatımızda, 1911''de çok önemli sanat, edebiyat ve fikir çığırı açan "TÜRK YURDU" dergisinin, bugünkü harflerimizle yeniden basıldığını duyurmaktır.
Türk Yurdu dergisinin eski yazılı sayılarının yeniden neşrinde öncülük eden, arkadaşımız gazeteci Dr. Aslan Tekin, Ankara''da TUTİBAY L.Ş. sahibi Murat Şefkatli beyin, sırf kültürümüze hizmet için yayımladığı bu büyük eser için şu bilgileri veriyor: "Derginin ilk sayısı 30 Kasım 1911''de çıktı. Şubat 1929''a kadar 205 sayı 22 cilt olarak eski yazıyla yayımlandı. Bu sayılar 8000 sayfa tutmaktadır. Tarihi şartlar bazen kesintiye uğrattı. 1924''te başlanan ikinci dönem yayım, 1931''e kadar sürdü. Daha sonraları Türk Yurdu, aralıklarla, latin harfleriyle yayımlandı.
TUTİBAY Yayınları (Şehit Adem Yavuz Sokağı, No 3/7 Kızılay Ankara) Türk Yurdu dergilerinin, 1/2 ... 3/4 ciltlerini çıkarmıştır. 1931''e kadar yayınlanan 233 sayının tamamı, 26 cilt halinde verilecektir. İnceleme, tarih, edebiyat ilgili ve meraklılarının, bu yayını yakından takip etmelerini dilerim.
Yüzyılımızın başında çıkmış ve aralıklarla 100 yıl sürmüş olan böyle ünlü bir dergi, insanı, bir "geçmiş zaman" havasına sokuyor. Yalnız, hayretle gördüğünüz sayı, Türk milleti meselelerinin bu 1 asırlık zamanda pek az değiştiğidir.
İşte, yeni yazıya çevrilmiş Türk Yurdu dergisi, 27 Haziran 1912, Cilt 1. sayı 16 sayfa 228-229, İzzet Ulvi tarafından yazılmış (Kayseri''den yollanmış) "TÜRKLÜK DUYGUSU OSMANLILIK FİKRİNE MANİ Mİ?" adlı bir yazıdan, size bölümler sunuyorum. Bugün dahi okuyanlar arasında, merhum İzzet Ulvi''ye hak verenler, vermeyenler olabilecektir.
Ziya Gökalplerin, Mehmed Emin (Yurdakul)lerin, Fuat Köprülülerin Hamdullah Suphilerin, Celal Sahirlerin, Halide Ediblerin, Ahmed Hikmet''in, Ali Canib, Mithat Cemal, Ahmed Ağayef''in Akçoraoğlu Yusuf beylerin fikir mimarı oldukları veya ilk yazıları çıkan bu yayını gün ışığına çıkaranlara teşekkürler.
NOT: Bu dergiden bazı alıntılar yapmaya devam edeceğim... Türklük Duygusu Osmanlılık Fikrine Mani mi? Benim fikrimce Türkler, Osmanlıları birbirine rabbeden muazzez bir bağdır. Her ateşe, her isyana koşmaktan terakkiye vakit bulamayan, her ihtiyaca kendilerine has bir sabırla katlanmaktan, karada, denizde başkalarının hesabına asırlardan beri kan dökmekten zayıflayan ve benliğini unutan Türkler takiyeye destek layıktır. Türkler de artık kendi meziyet ve istidatları dahilinde terakki ederek bir engel derekesine düşmekten sakınmalıdır. Üzülüp kopmamalıdır. Bittabi bunu her hakiki Osmanlı, Osmanlı ülkesinde yaşayan her etnik grup arzu eden her münevver Türk elbette Turan kanında uyuyan, gizlenen kabiliyetin inkişafına gayret etmek ister ve bunda haklıdır.
Meydandadır ki Türklüğe çalışmak Osmanlılığın kendinin ve mühim bir uzvunu kuvvetlendirmek, yükseltmek olduğundan aynı zamanda Osmanlılığa çalışmaktır.
Bütün dünya an''anatını tebcil ederken tarihi harikalarla dolu olan büyük Türk milletinin kendini unutması kendini düşünmemesi nasıl olur? Bunu da itiraf etmeliyiz ki Türklere öz millet duygusu yabancı olmuştur. Ezmek, yutmak, isnat edilen Türkler en ziyade ağırlıkları omzuna alan, yutulan uçurumdan uçuruma yuvarlanan bir millet iken bugün bir redd-i şikayet sesi bile yükseltemiyor.
İşte son sözümü bağırıyorum! Türklük duygusu Osmanlılık fikrine mani değildir. Türklüğüne hor bakanlar birer gafil, hatta birer sefildir. Kayseri 29 Mayıs 328
İzzet Ulvi

