Bildiğiniz gibi M. Eğitim Bakanlığı tebliğler dergisi, Nisan 2000 sayısında anaokulu ve ilköğretim 1, 2, 3 yavrularını Türkçe''miz dururken, İngilizce''ye hazırlamaya zorlayan bir karar çıkarmıştır. Son birkaç yazımda eleştirdiğim bu tebliğ şuurlu öğrenci velilerini şiddetle üzmüştür.
Bu resmî kararı şiddetle ayıplayan birçok Türkçe sevdalısı yazarlarımız olması da tabiidir. Milli Eğitimin bu tutumuna karşı milletsever aydınlarımızın sert ve makul itirazlarını Orkun Dergisi geniş olarak dile getirmiştir. Biz bu konuda daha pek çok kınamalar yapılmasını istiyoruz.
Bu konuyu, değerli hocamız Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu da "Türkçe" adlı yeni kitabında çocuklarımızı yabancı dil baskını ile kültür sömürgesi haline getirmenin zararlarını derin vukufla ortaya koyuyor. O kitabı okumanızı ve kitabının başına Atatürk''ten aldığı vecizelere dikkatle bakmanızı dilerim:
"Türk milletinin dili, Türkçe''dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bizde Türk dili, Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlâkının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, velhasıl bugün muhafaza edildiğini görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.
***
"Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişâfında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin."
***
"Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır."
Böylece Atatürk''ten ve Cumhuriyet Türkiyesinin özünden ne ölçüde uzaklaştığımızı, derin hüzünle düşünüyoruz. Sayın Prof. Dr. Sinanoğlu''nun "Atatürk Yolunda Bugünkü Türkçe" adlı yazısını da kitabının 29-30. sayfalarından aynen aktarıyorum:
"Son otuz yılda, Atatürk''ün Türkiyesi bilimde, teknikte, sanayileşmede, ticarette, uygarlığın her dalında önemli ilerlemeler kaydetti. Atatürk''ün bize kazandırdığı savaş sonucu bugün, yasalarımızı, iktisadımızı, sanatlarımızı, bilim ve tekniğimizi en güzel, zengin, keskin ve açık bir Türkçe ile konuşabiliyoruz. Bu uzak yakın her Türk''ün kolayca anlayabileceği, bütün ve her konuya yeterli bir Türkçe''dir. Atatürk''ün, Türklüğün dil zaferi kazanılmıştır.
Atatürk''ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" deyişinden ilham alıp, Türklük için bilim yoluna atılmış Türk bilimci, eğitimci ve meslek sahipleri, dünyanın her bucağında, en ileri bilim ve teknik dallarında, her milletin yarışmada bulunduğu alanda, Türk''ün sesini duyurmuş, bu ara Türkçe''nin ne kudretli bir dil olduğunu da yurtlarında yaptıkları bilim konuşmaları, çeşitli bilim yayınları ile defalarca göstermişlerdir. Bugün bilimin hiçbir sınırı yoktur ki Türkçe ile ifâde edilememiş olsun...
Bu Türkçe''nin güzelliği için "Fen Dergisi", "Bilim ve Teknik", "Hacettepe Fen Bilimleri Dergisi" gibi dergilerimize bir göz atmak yeter. Bu, Türk öğretmen ve araştırıcısının öğrencisi ile, Türk mühendisinin işçisi ile, Türk devletinin Türk mühendisi ile konuşacağı, yazışacağı bir Türkçe''dir."

