Kaydet
a- | +A

Dünkü yazımda ülkemizi yakan soyan ve çıldırtan alçaklara karşı, sayın Yıldız Nadir Ünlü''nün şiir değerinde bir sosyal hicvini sunmuştum. O hiciv manzumede aylardan beri, gazete ve TV''lerimizi çirkinleştiren olayların yorum ve hayıflanmasını göreceksiniz. Bir vatansever aydının yürek yanıklarını dün buldunuz bugün de bulacaksınız. Beylerimiz karga''dan başka kuş bilmiyorlar... İki büklüm, eşikte durmaktan yılmıyorlar!.. Gizli, açık ne varsa meydanlara serdiler,

Partiler birer kılıf, sanki anonim şirket, Devlet imkânlarını paylaşmada rekabet... "Vatan, millet, Sakarya!" diye geçmekte yıllar, Hâlâ akıllanmadı bu "müstesna" akıllar!...

İçki, kumar, sigara, dünyada başlardayız, Trajik ölümlerde eşi yok tuşlardayız... Her yıl sekiz bin ölü, kat kat sakat, yaralı, Yolları yapmayanlar değiller hiç oralı...

Muhtaç kaldık yabanın her işte ihsanına Enerjiye, silâha, köpeğin mamasına!.. Ne çok âciz, hem mahkûm, gönüllü bağımlılar... "Büyük Türkiye" diye, üstelik çalımlılar!

"Halk da ne hâlde şimdi?" Arzedeyim, biliniz: Bitkin, bıkkın, hedefsiz, heyecansız, tepkisiz... Canlı cenaze gibi... Sindi, korktu, büzüştü, Beyler Miami''lerde... O can derdine düştü...

"Köylü efendisidir" demişler memleketin, O "efendi"nin hâli artık köleden çetin... Ürettiği ne varsa dıştan getiriyorlar, "Kendine yeten ülke" bitti, bitiriyorlar...

Gafletten, dalâletten, hıyanetten bîzarız, Tüketen toplum olduk, biz sadece pazarız... Kulaklar halka sağır, hep dış''ı duyuyorlar... Her iş laçka... Tepede ne rahat uyuyorlar!

Yüzde beş lüks içinde o da öylesine... Geri kalan sersefil... Gülmek onun nesine! "İkinci Türkiyemiz" zenciler ayarında... Değişecek bir şey yok ne bugün, hattâ yarın da...

"Nurlu ufuklar!" meğer kocaman bir yalanmış, Parti, siyaset, makam; menfaat ve dolanmış... Şimdi usûl, tarz, yöntem yazık ki bu biçimdir; "Ölen ölürse ölür, kalan sağlar bizimdir!"

Millette umut, güven diye birşey kalmadı, Kaç nesil garip garip geldi, geçti gülmedi... Aldattılar devamlı, gölgelerinden aman! Bir fasid daire ki, döner durur her zaman...

İlim, san''at, teknikte el''ler çağlar açtılar, Biz bakışıp beklerken, yüz yıl öne geçtiler... Gidenlere yetişmek hayâl bu kafalarla, Okyanusları aşmak mümkün mü takalarla...

Sanki müstemlekeyiz kültürde, iktisatta... Esamimiz de hiç yok teknikte ve san''atta. "IMF" deniliyor bindik bir alâmete, Yeni bir Sevr''e düştük, gidiyoruz kıyamete!..

Reddettiğin manda''ya ne çok sevdalı varmış, Uydu olma virüsü iliklerini sarmış... Bu saka''lar yıllardır taş attılar kuyuma... "Rahat uyu!" diyorlar, lütfen rahat uyuma!..