Kaydet
a- | +A

Yazılacak konular hele birkaç günden beri pek çok... Okuyucu, gazete ve TV''ler karşısında hiç bitmeyen hayretler, cinayetler, ihanetlerle dolu birçok filmi, heyecanla seyrediyor. Meraktan, öfkeye "Allah! Allah!" ünlemine gidip gelen duygular içinde kesintisiz izliyor. Başta Türkiyemiz olmak üzere, bütün dünya, (şahsen bizim de içinde olduğumuz) kıyamet, felâket, şehvet, facia, insaniyetsizlik ve daha nice konuları, nefesini kesmeden takip ediyor.

Bütün olanları hatırlatmadığımızı görerek "daha yok mu?" demeye hiç girişmeyelim. Benim saymadıklarımı da sen ara bul! Evinden fırlamış gözlerle seyret...

Mesela, dünyanın en haksız ve gülünç kararı bugünün süper (!) filmidir! Bizzat katliamcı câniler "soykırıma" uğrattıkları milletimizi soykırım yapmakla suçluyorlar.

Bu karar; birinci dost bilerek güvendiğimiz ABD Parlamentosu "Uluslararası İlişkiler Komitesi"nde, ikinci defa, 11''e karşı 24 oyla alınıyor. Avrupalı ve Amerikalı bazı politikacıların bu ağır iftiraları, son olarak, Temsilciler Meclisi''nde görüşülecek. Bu ağır haksızlıkların, ABD seçimlerinde, Ermeni oylarını almak ve barış düşmanı zengin Ermeniler''den rüşvetler kapmak için verildiğini herkes biliyor. Ermeni lobisinin yalanlarına bile bile kapılan aldatılmış Hıristiyan cemaat ve devletlerin ne ölçüde haksız ve iftiracı olduklarını kendi bilginlerinin kitaplarına dayanarak delilleriyle tekrar yazacağım.

Gelecek cumartesi ve pazar günleri, dostum İlhan Bardakçı''nın sunduğu yeni tarihi belgelere de dayanarak Dışişlerimizin gözünü açması gereken birçok örnekler vereceğim. Fakat buna rağmen Ermeni propagandacıları makbul ve güçlü çıkacaklardır. Şu halde Batı''nın bu haksızlıklarına karşılık nemelâzımcı olmayan, daha güçlü, daha gayretli ve şanımıza yakışır tarzda davanın peşini bırakmayan çok bilgili aydınlar, âlimler kadrosuna ihtiyacımız vardır. Davayı kazandıracak delilleri, bugün ve yarınlarda da yine ortaya koyacağım. Çare ise, en az Erzurum çevresinde boğazlanan insanlarımız kadar azimli, devamlı, inançlı kadrolardır. Bugün sadece Türk katliamının başlatıldığı günlerden bir örnek veriyorum. 1915''te Ruslar''ın Ermeni çeteleriyle birlikte Doğu Anadolu''yu kana buladıkları günlerdeyiz. Ermeni tarihçi Arakel Babakhanan dahi yazılarında "Vahşet, cinayet, katliam" diye tasvir ettiği Ermeni, Rus işgal ve mezâlimini dile getiriyor. "Ruslar''ın emir ve izinleriyle yaptıkları (bazan onları dahi utandıran) tecavüzler pek çoktur: "Müslüman halka uyguladıkları ırza tecavüz, ihtiyar ve çocukları evlere doldurup yakmak, Cami ve türbeleri tahrip edip tahkir etmek vs.... Masum insanların burunlarını, kulaklarını ve çenelerini kesmeleri, cesetleri parçalayarak ateşte pişirip yakınlarına yedirmek için zorlamaları, cesetleri köpeklere yedirmeleri, mezarlıkların kazılarak defnedilmiş olanların mezarlarından dışarı çıkarılması... Hâmile kadınların karınlarından süngülenmesi gibi mezâlim ve katliamları, çirkinlikleri insanlığın unutması mümkün müdür?" diye biz değil, Rus ve Batılı tarihçiler soruyor.

Oysa bu konuları ciddiyetle dünya dillerine aktaracak olan gerçek tarihçilerimiz bilir ki "İnsanlık dışı bu vahşet ve mezâlimin belgeleri bugün arşiv ve kütüphanelerimizde bol bol mevcuttur." Ermeni propaganda ve terör odaklarının, bugün "XX. yüzılın ilk soykırımı" diye ilân ettikleri, çarpıttıkları olayların aslı işte budur!..