Kaydet
a- | +A

Son günlerde finans kesiminin gündem maddelerinden birini oluşturan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Kurum''un karar organı olan Kurul üyeliklerine yapılacak atamalar hakkında İhlas Finans Genel Müdür Yardımcısı Cemalettin Yüksel görüşlerini açıkladı.

Yeni Bankalar Kanunu''ndaki en önemli değişiklik Yüksel, yaklaşık üç ay önce yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanunu''nun en önemli yeniliğinin tasarruf sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilecek, ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla görevli ve yetkili, kamu tüzel kişiliğini haiz "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu"nun kurulması olduğunu vurguladı.

Karar Organı: Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurulu Bankaların gözetim ve denetiminin her türlü dışsal etkilerden uzak ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla mali ve idari özerkliğe sahip kılınan Kurum''un karar organı; Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankalar Birliği tarafından belirli sayılarda önerilecek adaylar arasından Bakanlar Kurulu tarafından atanacak yedi üyeden oluşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu''dur. Adı geçen kurumlar tarafından önerilecek adayların; hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletmecilik, kamu yönetimi ve dengi dallarda veya bu dallarla ilgili mühendislik alanlarında en az lisans düzeyinde öğrenim yapmış olmaları yanında, aday gösterecek kurumlara göre farklılık gösteren alanlarda 12 yıllık tecrübeye sahip olmaları gerekmektedir.

Kurul üyeleri ne zaman belirlenecek? Bankalar Kanunu''nun geçici 1. maddesinde, Kanun''un yürürlüğe girdiği 23 Haziran 1999 tarihinden itibaren üç ay içinde atanmaları öngörülen Kurul''un ilk üyelerinin atamalarına ilişkin kararnamenin onaylanması, Başbakan Ecevit''in ABD ziyaretinden sonrasına kalmıştı. Kurul, başkan ve üyelerinin atandığı tarihten itibaren en geç bir yıl içinde faaliyete geçecek olan Kurum''a 4389 sayılı Kanun ile verilen görev ve yetkiler, bu dönem zarfında mülga Bankalar Kanunu''nda belirtilen kamu otoriteleri tarafından kullanılmaya devam edilecektir.

Yetkileri çok geniş Kurum''a 4389 sayılı Kanun''la oldukça geniş yetkiler verilmiş olup, bu çerçevede yürütmeye ilişkin görevler yanında, karar organı olan Kurul kararıyla, Kanun''un uygulanmasına ilişkin yönetmelik ve tebliğler çıkarma, idari suç kapsamında değerlendirilen Kanun''a aykırı işlemlerde para cezası verme gibi, belli ölçülerde yasama ve yargı fonksiyonları da yüklenmiş durumdadır. İdari ve mali açıdan özerk kılındığı da dikkate alındığında, Kurum''un kendisine tanınan bu yetkiler çerçevesindeki tarafsız, istikrarlı karar ve uygulamalarının, bankacılık sisteminde güven unsurunun pekiştirilmesi, sistemin disipline edilmesi ve mali yapısının güçlendirilmesi üzerinde olumlu etkiler oluşturması ve yurt dışından ülkeye kaynak akışını hızlandırması beklenmektedir. Özel Finans Kurumları, sigorta, leasing ve factoring şirketleri kapsam dışı Mali sektörün bankalar dışındaki kesimini oluşturan özel finans kurumları, sigorta, leasing ve factoring şirketler gibi diğer mali kurumların 4389 sayılı Kanun''un kapsamı, dolayısıyla da Kurum''un gözetim ve denetiminin dışında tutulmasını, koordinasyon zafiyeti taşıması nedeniyle bankacılık kesimi açısından kaldırılan iki başlı yapının, mali sektörün bütünü için devam etmesini bir eksiklik olarak değerlendiren İhlas Finans Genel Müdür Yardımcısı Cemalettin Yüksel, finansal alanda gözlenen hızlı teknolojik gelişmeler ve ortaya çıkan yeni finansal ürünlerin, mali kurumlar arasında bir ayrım yapılamayacağını gösterdiğini ve mali sektörün bir bütün olarak değerlendirilmesi ihtiyacının ortaya çıktığını vurguladı.

Tüm mali kurumlar aynı kanun çatısı altında olmalı Yüksel, ayrıca, aynı sektörde faaliyet gösteren kurumların aynı kural ve düzenlemelere tabi tutulması, yeterli düzeyde olmayan tasarruf ve kaynakların israfının önlenmesi, kaynakların kullanımında mali piyasaların rolünün güçlendirilmesinin temini için gerekli rekabet ortamının sağlanması, mali kurumların faaliyet etkinliklerinin artırılması, yetkili kamu otoritesinin gözetim ve denetim etkinliğinin tesisi gibi gözardı edilmesi mümkün olmayan amaçların elde edilmesinin, tüm mali kurumların aynı kanun çatısı altında toplanmasını gerektirdiğini ifade etti.

Garanti Bankası A.Ş.: Kurum siyasetten uzak kalmalı Bankacılık sektörüne ilişkin düzenleme ve denetleme görevlerinin özerk bir kurum tarafından yürütülecek olmasının, sektörün sorunlarının çözümüne katkı sağlayıp sağlayamayacağı zaman içinde belli olacaktır. Kurum esas itibariyle bankacılık sorunlarına çözüm getirebilecek bir konumda olacaktır. Ancak Kurumun söz konusu katkıları sağlayabilmesi için çok iyi yetişmiş kişilerden oluşması ve herhangi bir siyasi etki altında kalmadan çalışmalarını sürdürmesi gerekmektedir. Bankalar dışında kalan diğer mali kurumların, Bankalar Kanunu dışında kalması tabii olduğu gibi, bu kuruluşların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu görev alanı dışında bırakılması yerindedir. Geçmişte bu kuruluşların bazı müşterek noktalarından hareketle, hepsi üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisi olacak tek bir kuruluş önerilmesine karşın, vaki itirazlar üzerine kurum sadece bankacılık alanında faaliyet göstermek üzere kurulmuştur.

Zeki Ünal (Etibank Genel Müdürü): Tasarruflar daha iyi korunacak Dünyadaki gelişime bakıldığında, bankacılık sisteminin denetleme ve düzenlemesine ilişkin genel eğilim özerk kurumlara doğrudur. Bu anlamda, hali hazır düzenleme yerinde bir karardır ve bugün için bankacılık sistemimizin içerisinde bulunduğu bazı sorunlara anlamlı çözümler üretebilir. Tüm dünyadaki bankalarla ilgili yasaların temel esprisi ve kamu otoritesinin bankalar üzerindeki denetiminin özü tasarrufların korunmasına yöneliktir. Dolayısıyla mali kurumların bir bütün olarak düşünülmesi gerekir. Eğer tasarruflar, 4389 sayılı yeni yasadaki hükümler çerçevesinde daha iyi bir şekilde korunması öngörülüyor ise, ismi mevduat olmamakla beraber bir şekilde vatandaşın tasarrufunu toplayan ve bu tasarrufları yatırımcılara kullandırarak riske giren özel finans kurumları için de bu tür bir düzenleme getirilmesi yerinde olur.

Kentbank A.Ş.: Radikal değişiklik Yeni Bankalar Kanunu''nun getirdiği değişiklik ile ülkemiz bankacılık denetim ve gözetim sisteminde, şu andaki temel sorunlara çözüm getirecek tarzda bir düzenleme yapılmasına çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bankacılık denetim ve gözetim yapısının tek bir kuruma devredilmesi, bankalarımızın kamu nezdindeki işlemlerinin tek bir kurum nezdinde izlenmesi sonucunu doğuracaktır. Sözkonusu yeni yapılanma Avrupa Topluluğu Mevzuatına uyum sürecinde ülkemize olumlu puan kazandıracaktır. Sadece bankalar BDDK kapsamı içine alınmış diğer mali kurumlar Avrupa Topluluğu Mevzuatı''na uyum amacıyla kapsam dışında bırakılmıştır. Burada amaçlanan şeyin Kurum''un sadece bankacılık sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesi konusunda uzmanlaşması olduğu söylenebilir.

Özerk kurum sorunları daha kolay çözecek Kurumun Kanunla belirlenen görev ve yetkileri. Bankacılık sektörünün mevcut ve ortaya çıkabilecek sorunlarının çözümüne olumlu katkı yapacak bir tanıma sahiptir. En büyük örgütlenme olan Devlet''in bilinen genel idari yapısının dışında özerk idari kurumların oluşması, bu kurumları yöneten kişilerin politik sorumluluklarının olmaması ve devletin bilinen bürokratik işleyişine göre daha verimli, etkin ve hızlı görev yapmaları nedeni ile bankacılık gibi hızlı karar almanın zorunlu olduğu sektörler için ayrı bir önem taşımaktadır. Bankalar dışında kalan mali kurumların Bankalar Kanunu ve buna bağlı olarak Kurumun görev ve yetki alanı dışında bırakılması Kanunun en önemli eksikliğidir. Her ne kadar, Bankacılık dışı mali sektörün göreli payı düşük ise de, mali sektörün tamamının aynı anlayışla ele alınarak aynı otoriteye tabi kılınması doğru olurdu.