Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Yıllardır bir köprü ayağı için uğraşıp durdum
0:00 0:00
1x
a- | +A

Feridun Ağabey, birkaç yıl önce yabancı bir dizi izlerken bir bölümünde mukaddes kitabımıza haşa hakaret gördüm; ilgili yerlere bilhassa CİMER’e dizinin adını bölümünü dakikasını vererek yapımcıya bu işin sorumlularına dava açılması için gereken neyse yapılsın diye yazdım, hiçbir gelişme olmadı.

Birkaç gün önce de sosyal medyada Çinli bir hukuk bürosunda tarihî bir dizimiz için "tarih algısını yanlış yönlendirdiği" şeklinde kanala ihtarname gönderdiğini okudum. Çinlilerin tarihine verdiği ehemmiyeti ve hassasiyeti bizim hak olan kitabımıza mukaddesatımıza vermiyor olmamız ne kadar üzücü...

Onun için biz Müslümanların "bir arpa boyu yol almadığımız" ortada; işte bunun bir sebebi de duyarsızlığımız ve nemelazımcılığımızdır. Yıllarca ciddi hasar almış bir köprünün ayağı için uğraştım durdum; yazmadığım yer çalmadığım kapı kalmadı ama olmadı. Yıllardır şahsi, sosyal, resmî konularda vs. yüzlerce yazı dilekçe yazdım, telefon açtım bir Allah’ın kulu teşekkür edip takdir etmedi; gerçi bizim inancımızda "insanların en hayırlısı insanlara en faydalı olan" ve "iyilik et denize at balık bilmezse Halik bilir" var fakat olan millete memlekete istikbalimize oluyor.

Velhasıl bu duyarsızlık ve nemelazımcılıkla nasıl doğrulup ayağa kalkacağız merak konusu sizlerle paylaşmak istedim. Saygılarımla”

Musa İshakoğlu

***

Daire aynı, emlakçılar farklı fiyatları da farklı

“Feridun Ağabey, içinde yaşadığımız topluma bakarak iyimserliğimi giderek kaybediyorum. “Neden, ne var?” derseniz, teker teker örnek vermeye kalkarsam, bu sütunlara sığmaz Abi. Toplum olarak ahlak buhranı içindeyiz. Toplum tefessüh etmiş âdeta. Sadece iyi ailelerde ve çevrelerde yetişmiş olanlara tek tük rastlıyorum. Acilen eğitimin ahlak temelli düzeltilmesi lazım. Herkes, olan bitenden aileyi sorumlu tutuyor ama anne-baba da boş ise eğitim kurbanı ise onlar ne yapsın? En son karşılaştığım olayı anlatmakla yetineceğim.

Yolumun üstündeki apartmanın zemin katında, biri pencerede diğeri bahçe demirlerinde aynı daireye ait farklı emlak komisyoncularına ait iki satılık afişi gördüm. Önce penceredeki komisyoncuya telefon ettim ve daireyi tarif ederek fiyatını sordum. Komisyoncu daireyi doğruladı ve “3 milyon 900 bin lira” dedi ve “indirim yok” diye ekledi. “Peki” dedim kapattım. İkinci komisyoncuyu aradım ve daireyi tarif ettim. Doğruladı ve “3 milyon 600 bin lira” dedi. Şaşırdım. Biri 3 milyon 900 bin, diğeri 3 milyon 600 bin diyor ve indirimsiz diyorlar. Daire sahibini arayıp sorsam acaba o kaç diyecekti? Emlakçının öyle birine böyle mi sat dedi? Böyle şeyin olamayacağı açık. Daire sahibinin emlakçılara söylediği rakamın tahminen 3 milyon olduğu gün gibi ortada.

Şimdi meseleyi biraz irdeleyelim. Daha önce de başımdan geçtiği için biliyorum. Daire sahibi, iki komisyoncuya da diyor ki “Kardeşim ben 3 milyon istiyorum. Sana %2 filan vermem. Ona göre” Daire çabuk satılsın diye iki komisyoncuya da anahtar veriyor. Birinci komisyoncu soranlara 3 milyonun üzerine kafadan ve %2 (daire sahibinin ödemesi gereken) + %2 (müşterinin ödemesi gereken) = %4, 120 bin lira yüklüyor. Yani 3 milyon 120 bin lira müşteriden istemesi gerekirken ne istiyor, 3 milyon 900 bin. Peki 780 bin lira nereden çıkıyor? O da komisyoncunun müşteriden tırtıkladığı %4’e ilaveten para. Yani komisyoncu hem daire sahibinden alması gereken 78 bin komisyonu, hem de müşteriden alması gereken 78 bin lirayı topluyor, bütün bunlara kafadan takdir ettiği 780 bin toplam 900 bin lirayı müşteriden istiyor. 3 milyon lirayı daire sahibine veriyor geriye kalan yasal ve meşru olmayan 900 bin lirayı cebine atıyor.

3 milyon 600 bin isteyen komisyoncuyu hesaplamaya gerek yok. Şunu kesinlikle ifade edeyim; daire aynı daire, komisyoncuların istediği paralar aynı daire için istenen paralardır. Daire sahibinin bu yapılandan haberi var mıdır sizce? Mümkün değil. Yani komisyoncunun birine sen 3 milyon 600 bine, sen de 3 milyon 900 bine sat demiş olabilir mi?

Daha bilmediğimiz ne uygulamalar ne anlayışlar vardır kim bilir? Denilebilir ki “Emlak komisyoncularının hepsini aynı kefeye koymamak lazım. Her meslekte böyle çürük elmalar olabilir.” Elbette ki mesleğini bihakkın yapan emlakçımıza da esnafımıza da saygımız sonsuzdur. Ben her meslekte temiz dürüst meslek sahiplerinin olduğuna inananlardanım. Ama buraya kadar anlattıklarıma bakarak demek istiyorum ki, daire almak isteyenler yukarıdaki iki örneği göz önüne alarak, yine de bizzat sahibinden almaya çalışsın.

Murat Aldeniz-Ankara

Anlat Derdini Feridun Ağabey'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.