Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, müteahhit değil.
Hiçbir millî voleybolcuya prim olarak villa sözü vermedi.
Ailesinden hiç kimse federasyonda görev almıyor.
Ailesi bugüne kadar hiçbir yerde görüntü vermedi.
Eski bir voleybolcu ve antrenör olmasına rağmen, millî takım antrenmanlarında eşofman giymiyor, smaç, manşet denemiyor!
Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) başkanları ve yöneticileriyle “kanka” değil!
Ankara’nın en merkezi yerindeki, en modern Voleybol Federasyonu binasına ziyaretçi akını yok, gelenlere de millî forma dağıtılmıyor!
İtalyan Santarelli’nin Türk vatandaşı yapılmasıyla ilgili hiçbir düşünce ve çalışması yok!
Bunca başarıya rağmen hiçbir kurumdan, hiçbir yetkiliden bugüne kadar yakınmadı!
Ancak madalya geldikçe medyada görünüyor.
63 yaşında, 45 yıldır oyuncu, antrenör, başkan olarak voleybolun içinde, hiçbir zaman “kimin eli kimin cebinde, biliyorum” demedi!
Ciddi bütçelerine ve güçlü sponsorlarına rağmen özel uçak kullanmıyor!
Hiçbir kulüple polemik yaşamıyor.
Formasını giydiği, çalıştığı, taraftarı olduğu, genel kurul üyesi olduğu kulüplerle ilgili hiçbir olumlu ya da olumsuz beyanı yok.
Başta üç büyüklerin başkanları ve voleybolun diğer kulüp başkanları, Akif Başkan’a güvensizliklerini bir gün olsun dillendirmediler.
Sosyal medya üzerinden “Voleybol el oyunu değil, bir spordur” şeklinde bir paylaşımı olmadı.
Voleyboldaki bahis/şike iddiaları konusunda hiçbir açıklama yapmadı.
ABD’den ülkeye “köpeksiz köy bulmuşlar, çomaksız dolaşıyorlar” şeklinde mesaj göndermedi.
Hakemlerden şikâyetçi olan kulüplere bugüne kadar tek bir hakem kellesi vermedi.
Şampiyon oldukları Çin’de oynanan Milletler Ligi’ne kızların ailelerini davet etmedi, ağırlamadı.
”Voleybolun marka değeri” diye bir kavramı hiç gözümüze sokmadı.
Yayıncı kuruluşlarla ilgili hiçbir düşüncesi yok.
Vargas veya Ebrar üzerinden hiçbir polemiğe girmeyi denemedi.
Bunca başarıya rağmen kendisine karşı aday çıkaranları bir gün olsun, dillendirmedi.
Bir gün olsun, federasyon başkanlığı fikrini kafasına kim tarafından, ne zaman, nasıl ve nerede, sokulduğunu açıklamadı.
Yeğenlerinin kaç kişi olduğunu henüz açıklamadı.
İş adamlarından millî oyunculara el altından verilen primlere göz yummadı.
Oyuncuların ailelerini, menajerlerini kamplara yaklaştırmadı.
Zehra, Hande, İlkin ve Gizem’in anneleri kamp ve teknik ekibin kadro tercihi hakkında yorum yapmadı.
M. Akif Üstündağ ve idari ekibi, Çin’deki kamp yerini ve hazırlıklarını işi bilmeyenlere bırakmamış.
Bütün bunlar eksik olunca kadın ve erkek voleybolda “kalıcı başarılar” geliyor; Ve aşağıdan gelen müthiş bir kuşak, başarıların tekrarı için gün sayıyor.

