Kaydet
a- | +A

2000 yılının bütçesi, Maliye Bakanlığı''nca Meclise sunuldu ve Bütçe-Plan Komisyonu''nda görüşülmeye başlandı. Bütçeye son şekli yasama organında verilecek. Bütçe, bilindiği gibi, devletin bir yıllık hesap tahmini. Biraz daha teknik söyleyişle, yasama organının, yürütme organına bir yıl boyunca bazı gelirleri toplama ve bu gelirleri belirlenen yer ve hedeflere harcama yetkisi veren bir hukuki metin. Bütçe bir hukuki metin olmakla birlikte, aynı zamanda hükümetin harcama ve yatırım politikalarının da belirlenmesi ve bu politikanın -yapılan icraatlarla birlikte- yasama organınca gözden geçirilmesi anlamını da taşıdığından, aynı zamanda siyasal bir metin. Bu haftaki yazımızda bizde 2000 yılının bütçesinin bazı rakamlar itibariyle bir değerlendirilmesini yapmak istiyoruz.

Bütçede 2000 yılı için 32.585 katrilyon gelir öngörülüyor. Buna karşılık yapılması öngörülen gider 46.968 katrilyon. Görüldüğü gibi açık, 14.383 katrilyon. Kamunun harcamaları içerisinde en büyük yeri faiz giderleri tutuyor. Önümüzdeki yıl 21.133 katrilyon faiz ödeyeceğiz. Bu faizin 1.330 katrilyon lirası, dışarıdan alınan borçlar için ödenecek dış borç faizi. Önümüzdeki yılki 14.383 katrilyon açığımızı kapatmak için yine borçlanacağız. Önümüzdeki yıl bu açığı kapatmak için 11.6 katrilyon iç borç (11.1 katrilyon devlet tahvili, 500 trilyon hazina bonosu ihraç olunacak. Devlet tahvilinin ağırlıklı olması, devletin borç vadesini uzunca bir sürece yaymayı amaçladığını gösteriyor) 2.7 katrilyon da dış borç alacağız. Demek ki 2001 yılındaki açığımız daha büyük olacak. Aslında bütçemiz, borç faizleri olmasa 6.750 katrilyon fazla veren bir bütçe.

2000 bütçemizin 46.968 katrilyon giderlerinin 10 katrilyon lirası personel giderlerinden, 3.850 katrilyon lirası diğer cari (günlük) giderlerden, 30.766 katrilyon lirası ise transfer harcamalarından (bunun 21.133 katrilyon lirası faiz, 3.600 katrilyonu ise sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılacak aktarmalar) oluşuyor. Yatırımlara ayrılan pay ise, 2.353 katrilyon lira. Devletimizin, bir sosyal devlet olduğu ve Anayasamızla sosyal devletin gereği olarak üstlendiği görevler hatırlanırsa, önümüzdeki yıl fazla bir yatırım yok gibi bir şey.

Bütçenin gelir yönüne gelince, 32.585 katrilyon gelirimizin, sadece 24 katrilyon lirası vergi gelirleri. Diğer gelir kalemleri de şöyle oluşuyor. 5.620 katrilyon vergi dışı gelirler (bunun 2.640 katrilyon lirası özelleştirme geliri), 2.840 katrilyon lirası özel gelir ve fonlardan sağlanacak gelirler, 125 trilyon lira da katma bütçeli idarelerden sağlanacak gelirler.

Önümüzdeki yıl, önemli bir gelir artışı beklememek gerek. Özellikle, tahakkuk eden gelirlerin ancak % 80 civarında bir kısmının tahsil edilebildiği de dikkate alınırsa, önemli sorunlar yaşanacağı şimdiden belli gibi. 4369 sayılı Kanunla yapılan vergi indirimleri, gelir vergisinde hayat standardının kaldırılması, vergi oranlarının azaltılması dikkate alınırsa, 4444 sayılı Kanunla menkul sermaye iradı gelirlerinin büyük bölümünün beyan dışı bırakıldığı, gelir ve kurumlar vergisinin büyük bölümünün zaten geçici vergi yolu ile tahsil edildiği düşünülürse, durumun vahameti daha da ortaya çıkacaktır. Burada 2000 yılında da 2001 yılı için geçici vergi tahsil olunacağı savunması yapılamaz. Zira geçici verginin devlete pek fazla bir gelir getirmediği rakkamlarla ortadadır. Hele piyasaların tam açılmadığı, sanayimizin büyük bölümünün kurulu olduğu marmara bölgesinin deprem tehdidi altında bulunduğu, bütün bunların vergi gelirlerini olumsuz etkileyeceği de nazara alınırsa, durumun pek iç açıcı olmayacağı rahatlıkla görülecektir. Bu nedenle vergi kanunlarımızın ve vergi gelirlerinin çok iyi tahlil edilmesi gerekmektedir.

Peki, bu rakamlar karşısında ne yapılabilir. Çözüm önerileri neler olabilir. Onlar da haftaya...