17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara Bölgesinde meydana gelen depremden sonra gündeme getirilen ve kamuoyunda oluşan tepki nedeniyle beklemeye alınan vergi düzenlemeleri, 12 Kasım 1999 tarihinde Bolu Düzce bölgesinde meydana gelen ikinci depremden sonra, tekrar gündeme alınmış ve tasarı üzerinde TBMM''de yapılan görüşmeler sırasında bazı kapsam değişiklikleri de yapılarak yasalaşmıştır. Kamuoyunda kısaca deprem vergileri olarak adlandırılan, ancak asıl adı "17.08.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde Marmara Bölgesi ve civarında meydana gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları Gidermek Amacıyla bazı Mükellefiyetler İhdası ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişkilik Yapılması Hakkında Kanun" olan 4481 sayılı ve 26.11.1999 tarihli Kanun, 26 Kasım 1999 tarihli Resmi Gazete''de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun Genel Gerekçesi, "depremin büyük bir kamu finansman ihtiyacını ortaya çıkarması" şeklindedir. Bu husus Genel Gerekçe metninde, "Bölgede meydana gelen ciddi boyutlardaki tahribatın ve zararın giderilerek hayatın mümkün olan en kısa sürede normale dönüştürülmesi, Hükümetin temel amacıdır. Depremin devlet gelirlerinin % 15''ine tekabül eden bir bölümünün tahsil edildiği bölgede meydana gelmiş olmasının gelir kaybına da neden olacağı göz önüne alındığında karşılaşılan yükün boyutu daha açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır." Şeklinde belirtilmiştir. Genel Gerekçe metninde Tasarının amacı ayrıca, "Bu düzenleme ile bir yandan depremde zarar gören yurttaşlarımızın yaraları sarılmaya çalışılacak diğer yandan ekonomide yeni yapısal sorunlar üretilmeden bir süredir uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının devamı sağlanacaktır. Tasarı ile aynı zamanda toplumsal dayanışmanın hakiki bir örneği gerçekleştirilecektir" cümleleri ile açıklanmıştır. 7 bölüm, 18 madde ve 1 geçici maddeden oluşan 4481 sayılı Kanunla, "Ek Gelir ve Ek Kurumlar Vergisi", "Ek Emlâk Vergisi", "Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi", "Özel İletişim Vergisi", "Özel İşlem Vergisi" ve "Faiz Vergisi" ihdas olunmuş, radyo Televizyon Üst Kurulu, Rekabet Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası gibi bazı bağımsız idari kuruluş gelirlerinden pay alınması esası benimsenmiş Değerli Kağıtlar Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi, Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanunu ile ilgili bazı düzenlemeler getirilmiştir. 4481 sayılı Kanunla getirilen bu vergiler ve diğer düzenlemeler, Maliye Bakanlığının konuya ilişkin olarak yayımladığı Genel Tebliğlerin de ışığında aşağıda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
1. EK GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ 4481 sayılı Kanunun 1-5. maddelerini içeren birinci bölümünde Ek Gelir ve Kurumlar Vergisi düzenlenmiştir. Bu yükümlülüğe ilişkin olarak getirilen düzenlemeler aşağıda açıklanmıştır.
1.1. EK GELİR VE EK KURUMLAR VERGİSİNİN MÜKELLEFLERİ Ek Gelir ve Ek Kurumlar Vergisinin mükellefleri, 4481 sayılı Kanunda şu şekilde belirlenmiştir: - Beyan edilen kazancın niteliğine, beyanname verme dönemine ve dar veya tam mükellef olup olmadığına bakılmaksızın 1998 yılı kazanç ve iratlarını yıllık beyanname ile beyan eden gelir vergisi mükellefleri. - 1998 yılı kazancını yıllık beyanname ile beyan eden kurumlar vergisi mükellefleri. - 1999 yılında vergilendirme şekilleri ne olursa olsun 1998 yılı ticari ve mesleki kazançları götürü usulde tespit edilen gelir vergisi mükellefleri. -26.11.1999 tarihi itibariyle ücret geliri elde eden ve 1998 yılında elde ettikleri ücretlerinin vergi matrahları toplamı 12 milyar lirayı aşan ücretliler. 1998 yılı kazançları nedeniyle 1999 yılında beyanname vermiş olmakla beraber 4481 sayılı Kanunun yayımlandığı 26.11.1999 tarihinde hayatta bulunmayan gerçek kişiler ile yine bu tarih itibariyle tasfiyesi sonuçlanmış olan kurumlar bu verginin kapsamında değildir. Bunların dışında kalan ve 1998 yılı gelirleri nedeniyle beyanname verenler bu verginin mükellefidir. Ayrıca, gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlar ile 1998 yılında elde ettikleri kazanç ve iratlar nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu veya Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca yıllık beyanname vermeyenler, ek gelir ve ek kurumlar vergisine tabi değildir. Bu nedenle gelirlerini münferit veya özel beyanname ile beyan eden mükellefler bu verginin kapsamına girmemektedir.
1.2. EK GELİR VE EK KURUMLAR VERGİSİNDEN MUAF OLANLAR 4481 saylı Kanunun 3. maddesine göre; - 17.08.1999 veya 12.11.1999 tarihleri itibariyle; Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinin merkez ve ilçelerinde gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar ile bu illerdeki işyerlerinde fiilen çalışan ücretliler. - Anılan iller dışında mükellefiyeti olanlardan 17-08-1999 veya 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremde varlıklarının en az yüzde onunu, eşini veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybedenler bu vergiden muaf olacaklardır. Varlıklarının yüzde onunu, eşini veya birinci derecede kan hısımlarından (anne, baba ve çocuklar) birini kaybetmeleri nedeniyle ek gelir ve ek kurumlar vergisinden muaf olanlar durumu bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile bildireceklerdir. Söz konusu mükelleflerin kendilerinden talep edilmesi durumunda varlıklarının yüzde onunu kaybettiklerini, depremin vukua geldiği yerdeki il ve/veya ilçe idare kuruluna başvurarak buradan alınacak kararlar ile belgelendirmeleri gerekmektedir. Yukarıda belirtilen illerde mükellefiyeti bulunmakla birlikte zarar görmediğini veya vergi ödemek istediğini belirterek ek gelir veya ek kurumlar vergisi beyan edenler, bu verginin mükellefi olacaklardır. 1.3. İSTİSNALAR Ücret gelirlerinin 12 milyar lirası ek gelir vergisinden müstesnadır. Ücretliler, ücretlerinin yıllık beyanname ile veya kesinti suretiyle vergilendirilip vergilendirilmediğine bakılmaksızın bu istisnadan yararlanacaklardır.

