Kaydet
a- | +A

Ticaret Kanunumuz, çeşitli hükümlerinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeleri için başlıca yükümlülükler öngörmüştür. Bunlardan bazı önemli yükümlülükler aşağıda ayrı ayrı ve kısaca açıklanmıştır. Ancak bunlara geçmeden önce, hemen belirtmeliyiz ki, yönetim kurulu üyeleri bu sıfatları dolayısıyla, yönetim hakkının kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlere (özellikle yönetim kurulu toplantılarına) katılmakla yükümlüdür. Buna ilaveten, ortaklığın yönetimi ve işlerin gidişini gözetmekle yükümlüdürler.

A. Şirketle İşlem Yapma Yasağı Yönetim kurulu üyeleri, anonim ortaklığın konusuna giren bir sözleşmeyi, şirketle kendi adına veya başka bir şahsın temsilcisi sıfatıyla yapması yasaktır. Yönetim kurulu üyeleri, bu tür işlemleri örtülü olarak dahi yapamaz. Ancak, Ticaret Kanunumuzun 334. maddesine göre şirket genel kurulu, yönetim kurulu üyelerine söz konusu yasak işlemleri yapma yetki ve izni verebilir. Hatta genel kurul, üyelerin yapmış olduğu yasak işlemlere, sonradan icazet de verebilir. Dolayısıyla, yapılmış işlemlerin akıbeti hakkında karar yetkisi, şirketin genel kuruluna aittir. Şirket, genel kurulun izin veya icazetine dayanmaksızın yapılan işlemlerin batıl olduğunu iddia edebilir. Ancak sözleşmenin diğer tarafı böyle bir hakka sahip değildir.

B. Şirketle Rekabet Etmeme Yükümlülüğü Yönetim Kurulu üyeleri, şirketin faaliyet konularına giren alanlarda, şirketle rekabet edemezler. Bir başka anlatımla, aynı konuda kendileri de faaliyette bulunamazlar. Ancak buradaki şirketin faaliyet konusu ibaresi, şirketin fiilen uğraştığı işler anlamındadır. Yoksa, şirketin ana sözleşmesinde yazılı bütün konuları kapsamaz. Nitekim, doktrinde çoğunluk görüşü de aynı yöndedir. Yönetim kurulu üyeleri, aynı konu ile uğraşan bir başka şirkete sınırsız sorumlu ortak olamazlar. Örneğin aynı konuda faaliyet gösteren bir kollektif şirkete veya adi komandit şirkete komanditer ortak olarak katılamazlar. Buna karşılık, adi komandit şirkete komanditer ortak olabilirler. Yönetim kurulu üyeleri, sermaye şirketlerine hissedar olarak iştirak edebilirler. Ancak bu şirketlerin yönetim organlarında görev alamazlar. Yönetim kurulu üyelerinin şirketle rekabet yasağı, şirket ana sözlemesine konulacak bir hükümle veya genel kurulun izni ile bertaraf edilebilir. Hatta genel kurul, rekabet yasağına aykırı bir davranışa sonradan icazet verme yolu ile, yönetim kurulu üyesini kuralın ihlalinin hukuki sonuçlarından da kurtarabilir.

C. Görüşmelere Katılma Yasağı Yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu toplantılarına, kendileri veya usul ve füruu yahut üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ile ilgili konuların görüşülmesi esnasında katılamazlar ve bu gibi durumlarda oy kullanamazlar. Böyle bir halin söz konusu olması durumunda ilgili üyenin, keyfiyeti toplantı tutanağına yazdırarak, toplantının o konunun görüşülmesinin bitimine kadar terketmesi gerekir. Aksi halde, ilgili üyenin yönetim kurulu toplantısına katılmış olması dolayısıyla, şirket bir zarar görürse, üyenin sorumluluğu doğar (T.K. md. 332).

D. Gerekli Özeni Gösterme Yükümlülüğü Yönetim kurulu üyeleri, şirketin işlerini görürken özenli bir yönetici gibi davranmak zorundadırlar. Burada özen kavramı, başlı başına yükümlülük yükleyen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. İşlerin görülmesinde gerekli özeni göstermeyen yönetim kurulu üyesi, şirkete; hissedarlara ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu olur. Yönetim kurulu üyeleri, dikkatli ve basiretli bir yöneticinin aynı şartlar altında tercih edeceği hareket tarzına uygun bir dikkat ve özeni göstermelidir. Yönetim kurulu üyelerinin gerekli özeni gösterme borcu, bir başka açıdan da, sadakat borcunu ifade eder. Sadakat borcu, bütün işlemlerde şirketin menfaatlerinin gözetilmesi borcunu ifade eder. Sadakat borcu, yönetim kurulu üyesinin, şirket işleriyle ilgili bilgi ve sırları açıklamama, üçüncü kişilere aktarmama borcunu da içerir. Ortaklık evrakının üçüncü kişilere incelettirilmesi, kopyasının verilmesi, görev süresi bittikten sonra evrakın iade edilmemesi, sır saklama yükümlülüğünü ihlal eden hallerdir.