Kaydet
a- | +A

Bilindiği gibi, geçtiğimiz yaz yayımlanan ve kamuoyuna bir Vergi Reformu gibi sunulan 4369 sayılı Kanunla vergi mevzuatımızda kapsamlı değişiklikler yapılmış, bu değişikliklerin bir kısmının Kanunun yayımı tarihinde, diğer bir kısmının ise bir geçiş süreci ile birlikte yürürlüğe girmesi öngörülmüştü. Ancak, bu Kanunla getirilen yeni düzenlemelerin henüz daha tamamı yürürlüğe girmeden olumsuz etkileri gündeme gelmiş ve vergilendirme tekniği yönünden yapılan eleştirilerin yanısıra, 1999 yılında dünya ekonomisinde yaşanan krizin de etkileri ile ekonomik bakış açılı eleştirilere bağlı olarak, yapılan düzenlemelerin gözden geçirilmesi ihtiyacı duyulmuştur.

Bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucu hazırlanan bir Kanun, 14 Ağustos 1999 tarihli Resmi Gazete''de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kamuoyunda dört dörtlük Kanun olarak isim bulan 4444 sayılı Kanunla;

- Gelir Vergisi Kanunu,

- Kurumlar Vergisi Kanunu,

- Katma Değer Vergisi Kanunu,

- Vergi Usul Kanunu,

- Emlak Vergisi Kanunu,

- Belediye Gelirler Kanunu,

- Harçlar Kanunu''nda değişiklikler yapılmıştır.

Bu yazımızda, 4444 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonucu beyan dışına çıkan, bir başka deyişle herhangi bir sebeple beyanname verirse dahi beyannameye yazılmayacak gelirleri açıklamaya çalışacağız.

4444 sayılı kanunla Gelir Vergisi Kanunu''na eklenen geçici 55. madde hükmü ile; "1.1.1999-31.12.20002 tarihleri arasında elde edilen ve stopaj yoluyla vergilendirilmiş bulunan;

- Mevduat faizleri,

- Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları,

Her nevi tahvil ve hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi''nce çıkarılan menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması (REPO-TERS REPO işlemleri) karşılığında sağlanan menfaatler,

- Menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kâr payları, için beyenname verilmemesi, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmemesi öngörülmüştür. (Bu gelirlerin ticari işletmeye dahil olması halinde bu hüküm uygulanmayacaktır)

Yapılan düzenleme ile 1999-2002 yılları için yukarıda sayılan gelirlerin sadece stopaj yolu ile vergilendirilmesi ve kesilen stopajların nihai vergi olması esası getirilmiştir. Yukarıda sayılan menkul sermaye iratlarının beyanname dışında kalabilmesi için stopaj suretiyle vergilendirilmiş olması gerekmektedir. Sayılan bu gelirlerden stopaja tabi tutulmamış olanlar varsa bunlar beyan esasına tabi olacaktır. Örneğin offshore veya yurt dışı bankalardan alınan faizler üzerinden stopaj suretiyle vergi alınmamış olduğundan, bu gelirler için yine beyanname verilecektir.

Gelir Vergisi Kanunun 75. maddesinde düzenlenen diğer menkul sermaye iratları ise (örneğin anonim veya limited şirketlerden alınan kâr payları, her nevi tahvil ve Hazine Bonosu faiz gelirleri, bu menkul kıymetlerin vadesinden önce elden çıkartılması ile sağlanan kazançlar, alacak faizleri v.d.) stopaj yoluyla vergilendirilmiş olsun-olmasın beyan esasına tabi olmaya devam edecektir.

1.1.2003 tarihinden itibaren ise, süre yeni bir Kanunla uzatılmadığı takdirde, bütün menkul sermaye iratları için beyan esası yeniden geçerli olacaktır.

Öte yandan 4444 Sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunun 86. maddesinde yapılan değişiklikle "tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler" beyanname kapsamı dışına çıkarılmıştır.

Bundan önceki uygulamada stopaj yoluyla vergilendirilmiş ücretler, eğer tek işverenden alınmışsa, tutara bağlı olmaksızın beyanname kapsamı dışında kalmakta, birden fazla işverenden alınan ücretler ise belli bir sınıra kadar (1998 yılı için 2.500.000.000.- liraya kadar) beyanname dışında kalmakta, bu sınırın aşılması halinde ise yıllık beyannameye dahil edilmesi gerekmekte idi.

4444 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile bundan böyle tevkif suretiyle vergilendirilen ücretler, kaç işverenden alınırsa alınsın herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın beyan edilmeyecek ve başka gelirler nedeniyle verilen beyannamelere de dahil edilmeyecektir. Buna göre stopaj yoluyla alınan Vergiler bu ücret gelirleri için nihai vergi olacaktır.

Stpaja tabi tutulmamış ücret gelirleri bu düzenlemenin kapsamı dışında olup, bu ücretler tutarı ne olursa olsun ve kaç işverenden alınırsa alınsın beyanname ile beyan edilerek vergilendirilecektir.

4444 Sayılı Kanunla yapılan bu düzenlemeler 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan, 1999 yılı gelirleri için de uygulanacaktır.