Maliye Bakanlığı, bazı mükellefler karşılaştıkları ekonomik ve mali zorluklar nedeniyle vergi borçlarını ödeme güçlüğü içine düştükleri gerekçesi ile bu durumdaki mükelleflere, ödemede kolaylık sağlanması ve kamu alacaklarının bir an önce Hazineye intikalinin sağlanması amaçları ile 6.2.2001 tarih ve 24310 mükerrer sayılı Resmi Gazete''de yayınladığı 414 numaralı Tahsilat Genel Tebliği ile borçlarını ödemek isteyen mükellefler için tecil şartlarını yeniden belirlemiştir. Bu belirleme ile sağlanan kolaylıklar, tecil faizi oranında düşüklük, tecil süresi, tecil müessesesinden daha önce yararlandırılmayan vergilerin de tecil kapsamına alınması şeklinde sayılabilir. Tebliğe ilişkin değerlendirmelerimize geçmeden önce, bütün okurlarımızın Resmi Gazete''ye ve hele geç basılan ve dağıtılan mükerrer sayılarına ulaşma olanaklarının kısıtlılığını da nazara alarak, Tebliğ''in metnini aşağıda okurlarımızın bilgisine sunuyoruz. "6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48''inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden, 31.12.2000 tarihi itibariyle vadesi geldiği halde bu Tebliğin yayımı tarihine kadar borcunu ödeyememiş olan mükelleflerin; Devlete ait olup Bakanlığımız vergi dairelerince tahsil edilen ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki her türlü vergi, resim, harç, fon, vergi cezası ve gecikme faizi ile borç asıllarına uygulanan gecikme zammından olan borçları, talep edilmesi halinde, aşağıdaki şartlarla tecil ve taksitlendirmeye tabi tutulacaktır. 1- a) Bu tecil ve taksitlendirmeden yararlanabilmek için mükelleflerin 16 Mart 2001 günü mesai saati bitimine kadar bağlı oldukları vergi dairelerine yukarıda belirtilen borçlarının tamamı için yazılı olarak tecil ve taksitlendirme talebinde bulunmaları gerekmektedir. b) Bununla birlikte, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden etkilenen Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova, Kocaeli İllerinin merkez ve İlçelerinde mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükellefler ile İstanbul, Eskişehir, Bursa İllerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerden varlıklarının en az % 10''unu deprem nedeniyle kaybedenler 31 Mayıs 2001 günü mesai saati bitimine kadar müracaat edebileceklerdir. c) Aynı il veya farklı illerde birden fazla vergi dairesinde mükellefiyet kaydı bulunan mükellefler her bir vergi dairesine olan borçları için ayrı talepte bulunacaklardır. 2- a) Mükelleflere borçlarını ödemede ilk taksit Mart 2001 ayından başlamak ve eşit taksitlerle olmak üzere 18 aylık ödeme süresi tanınmıştır. b) Deprem bölgesinde bulunan ve yukarıda 1- b paragrafında belirtilen mükellefler; - Deprem tarihlerinden önce vadesi geldiği halde ödenmemiş vergi borçlarını, - Deprem tarihlerinden sonra tahakkuk eden, 31.12.2000 tarihi itibariyle vadesi geldiği halde bu Tebliğin yayımı tarihine kadar ödenmemiş bulunan ve ödeme süresi uzatılmamış olan vergi borçlarını, İlk taksit Haziran 2001 ayından aşlamak üzere 19 ayda ve 19 eşit taksitte ödeyeceklerdir. 3- Tecil edilen bu borçlara uygulanacak tecil faizi oranı yıllık %3 olarak belirlenmiştir. 4- Tecil kapsamına alınacak borç asıllarına müracaat tarihine kadar gecikme zammı uygulanacaktır. 5- Bu Tebliğ uyarınca tecil edilen borçların tecil şartlarına uygun ödenmemesi halinde, tecil şartları ihlal edilmiş olacağından; mükelleflerin bu Tebliğ hükümlerinden yararlanarak ödedikleri borç asılları ile ödenmemiş borç asıllarına gecikme zammı uygulanmak suretiyle, amme alacağı idarece cebren takip ve tahsil edilecektir. 6- Bu Tebliğ gereğince yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemleri için alacağın türü ve miktarı dikkate alınmaksızın alacaklı tahsil daireleri yetkili kılınmıştır. 7- Vadesi 31.12.2000 tarihinden önce olup, bu Tebliğin yayımı tarihinden önce;
- Tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının, bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit miktarlarına, müracaat tarihlerinden bu Tebliğin yayımı tarihine kadar geçen süre için geçerli oranlar, bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra da yıllık % 3 oranında tecil faizi uygulanacaktır. Bununla birlikte mükelleflerin bu Tebliğden yararlanmak istemeleri halinde ilk müracaat tarihlerinden itibaren 24 ayı geçmeyecek şekilde kalan taksitleri bu Tebliğde belirtilen süreler içerisinde ödenebilecektir. - Tecil talebinde bulunan ancak talepleri değerlendirme aşamasında olan mükelleflerin, bu Tebliğ hükümlerinden yararlanmak istemeleri halinde, ilk müracaat tarihlerinden bu Tebliğin yayımlandığı tarihe kadar geçerli olan oranlar, bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra da yıllık % 3 oranında tecil faizi uygulanarak ilk müracaat tarihlerinden itibaren 24 ayı geçmeyecek şekilde bu Tebliğde belirtilen süreler içerisinde borçları tecil edilecektir.
8- Bu Tebliğde belirtilen sürede yapılmayan başvurular ile vadesi 31.12.2000 tarihinden sonra olan alacaklar için yapılan tecil ve taksitlendirmelere 412 Seri No''lu Tahsilat Genel Tebliğinde belirlenen yıllık %36 tecil faizi oranı uygulanacaktır." Öte yandan Tebliğ, mahalli idare vergilerinin kapsam dışında bırakılması da, bir başka eksikliktir. Bu yolla Belediyelerin birikmiş emlâk vergisi, çevre temizlik vergisi gibi alacaklarının tahsili de sağlanabilirdi. Müracaat süresi de, 2-12 Mart tarihlerinde bayram dolayısıyla vergi dairelerinin kapalı olduğu da dikkate alınmayarak saptanmış gibi. Dolayısıyla, bayram tatili sebebiyle mükelleflerin müracaatlarını yapamadıkları ve vergi dairelerinde büyük yığılmaların bulunduğu gibi gerekçelerle bu sürenin uzatılacağını, şimdiden söylemek mümkün. Tebliğdeki bir başka eksiklikte, yargı aşamasında bulunan, bir başka deyişle ihtilaflı olan kamu borçlarına ilişkin bir düzenleme getirilmemiş olmasıdır. İdare ile ihtilaflı bulunan pek çok mükellef, tecil müracaatında bulunmasının, davayı kabul anlamına geleceği inancı ile tecil yoluna gitmeyecektir. Oysa bu durumda olan ve ileride haksız çıkması muhtemel veya vergi mahkemesinde davasını kaybedip temyiz aşamasında olan pek çok mükellef, davalarına halel gelmeyeceği açıklanarak, tecil müessesesinden yararlanmaya teşvik edilebilirdi. Yine tecil müessesesinin, dava aşamasında olup, gecikme faizi ödememek için Vergi Usul Kanununun 112. maddesine göre ödeme yapmak isteyenler için de etkin kılınabilirdi. Şu an için ihtilafı yargı aşamasında olan pek çok mükellef, vergi borçları kesinleşmediği için (teknik deyişle tehakkuk olayı gerçekleşmediği için) Tebliğ düzenlemelerinden yararlanamayacak gibi gözüküyor. Üzerinde çok fazla tartışılmadan yayımlandığına inandığımız bu Tebliğdeki eksikliklerin ve yanılgıların düzeltilmesi ise, neyseki yeni bir tebliğ ile kolaylıkla yapılabilecek niteliktedir.

