Gerek bu köşedeki yazılarda gerek diğer gazetelerde yer alan bazı köşe yazarlarının yazılarında, zaman zaman ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi ve dava açılmasından söz edilmektedir. Gerçekten, vergi mevzuatımızda, "yoruma mütehammil" ve tartışmalı pek çok konu vardır. Bu tartışmalı ve yoruma açık mevzuatın içerisinde, mükelleflerin, defter ve belgelerinin düzenli olduğunu ve vergiye ilişkin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini iddia etmeleri kolay kolay mümkün değildir. Zira bir vergi uzmanının veya inceleme elemanının "ak" dediğine, diğeri "kara" diyebilmekte, hatta bu konuda başvurulan üçüncü uzman "gri" diyerek bir orta yol bulacağına, "hayır bu mavidir" diyebilmektedir.
Böylesine tartışmalı mevzuat karşısında mükelleflerin haklarını gerçekleştirebilmeleri için tek hukuksal başvuru yolu "ihtirazi kayıt" yolu olarak gözükmektedir. İhtirazi kayıt, "mükelleflerin beyanlarını dava haklarını saklı tutarak yaptıklarına dair notları" anlamını ifade etmektedir. Beyannameler ekinde verilen ve vergi dairesinin evrak kayıt servisine de kaydettirilen dilekçe ile beyan olunan ihtirazi kayıtta, mükellefler hangi konuda dava açma haklarının saklı olduğunu da belirtirler.
İhtirazi kayıt dilekçesi, mükelleflerin sadece dava açma hakkının saklı olduğunu belirtir ve başkaca bir anlamı yoktur. Dolayısıyla, ileride dava açma dışında, bu dilekçeye dayanarak herhangi bir hak iddia etmek mümkün değildir.
Peki bu dava, vergi mahkemesinde nasıl açılacaktır. İşte bu yazımızı bu konuya ayırdık.
Vergi mahkemesinde, ihtirazi kayda dayanarak, tahakkuk eden bir vergi aleyhine dava açma süresi 30 gündür. Bu sürenin hesabına tatil günleri de dahildir. Ancak sürenin son günü resmi tatil gününe rastlarsa, tatili izleyen ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar süre uzamış kabul edilir.
Dava dilekçe ile açılır. Dilekçede davacının adı ve adresi, davalının adı (vergi dairesi), dava konusu verginin adı ve tutarı, dava konusu işlem (hangi işleme karşı dava açılıyor ise o işlemin tarih ve sayısı), dava sebepleri ve gerekçeleri ile talep yazılır. Dilekçenin şeklî açıdan usule uygun olup olmadığı, zaten Mahkemece denetlenir ve usule aykırılık varsa, mükellefe yeniden düzgün bir dilekçe ile müracaat etmesi için 30 günlük ek bir süre daha verilir. Dilekçe, normal olarak üç nüsha hazırlanır.
Dava, hazırlanan dilekçenin yetkili vergi mahkemesine (birden fazla yetkili mahkeme varsa, nöbetçi vergi mahkemesine) verilmesi ve harcın ödenmesi ile açılır. Harcın ödenmesini müteakip dilekçe, mahkeme esas defterine kaydedilir ve dava açılmasına ilişkin işlemler tamamlanmış olur. Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü, dava dilekçesinin davanın açıldığına dair tasdikli bir örneğini, davacıya verir.
Vergi Mahkemesi''nde dava harçları, yüksek değildir. Harç tutarlarının düşük olarak saptanmasının nedeni, mükelleflerin dava açma haklarının maddi açıdan kısıtlanmasının önlenmesidir. Zira yüksek harç tutarı, kişileri dava açmamaya iter ki, bu da idareye daha dikkatsiz işlem yapma imkanı sağlayabilir.
Vergi Mahkemesi''nde dava açmak isteyen kişi, yetkili mahkemenin bulunduğu yer dışında, başka bir il''de de olabilir. Bu durumda dilekçenin, yetkili mahkemeye gönderilmek üzere, bulunulan yerdeki vergi mahkemesi başkanlığına, orada vergi mahkemesi de yoksa, nöbetçi asliye hukuk mahkemesine verilmesi gerekir. Eğer dava açmak isteyen kişi, yurt dışında ise, dilekçenin yetkili mahkemeye gönderilmek üzere Türk konsolosluğuna verilmesi gerekmektedir.
Hukukumuzda, posta yolu ile vergi beyannamelerinin verilebilmesi kabul edilmişken, posta yolu ile dava açılması esası kabul edilmemiştir. Bu sebeple, posta yolu ile dava açılması mümkün değildir. Posta yolu ile açılan davalar, ya postanın dava açılma süresinden sonra ulaşması ve/veya harcının ödenmemiş olması sebebiyle reddedilmektedir. Uygulamada, dava harcını dilekçenin bulunduğu zarfın içine para koymak suretiyle gönderen mükelleflere de zaman zaman rastlanılmaktadır. Ancak bütün bu davalar, usul açısından reddedilmektedir.

