Kaydet
a- | +A

Hayat kısa, yapacak iş çok. İnancı olan, ülkesini seven, bir taşta iz bırakmak isteyen kişiler için, 24 saat yetmez. Bir dakikanın bile israf edilmemesi gerekir. Biz yorulmalıyız ki, gelecek nesiller, evlâtlarımız ve torunlarımız rahat etsin. Biz tasarruf etmeliyiz ki, gelecek nesiller devamlı borç ve faiz hesabı ile ömür tüketmesinler. (Keşke, bu ülkeyi yönetenler de aynı idrak içinde olsalar. Popülist politikaları, israfları, kayırmaları terketseler. Bugünkü bozuk düzeni, hantal yönetim sistemini, rüşvet yollarını, Devleti sömürme mekanizmalarını, çıkar odaklarını sona erdirseler.)

Türkiye güçlü. Türk özel sektörü dirençli. Özellikle genç potansiyelimiz harika. (Bir de, yaşlı kuşak geçit verse. Bu gençlerin yolunu tıkamasa. Koltuklara yapışmasa.) Yurt dışında çalışanlarımız müthiş. (İşçi olarak gittikleri ülkelerde şimdi işveren olmaktalar. Büyük yatırımları gerçekleştirmekteler. Bu ülkelerin en dinamik faktörü olarak güçlenmekteler.)

Bu kadar kötü yönetimlere, böylesine politik istikrarsızlıklara, yapılan hatalara rağmen, dünyanın 16. zengin ülkesiyiz. 21. asra damgasını vuracak bir milletiz. Asrın potansiyel 10 devinden bir tanesiyiz. (İnşallah, en kısa zaman içinde, gençlerin etkili ve yetkili olduğu, politik istikrarın hakim olacağı, aşırı merkeziyetçiliğin yerini özel sektör ve mahalli idarelerin alacağı günler de gelecektir.)

Hepimize görevler düşmektedir. Özellikle dış dünyaya açılmakta gayret göstermeliyiz. AB ülkelerinin lütfunu beklememeli, ekonomik açıdan güçlenerek, rica edilen duruma gelmeliyiz.

Yazın, Budapeşte''de, İhlâs Ticaret Merkezi''nin temelini atmıştık. Bu defa denetime gittiğimizde, çok şükür temel safhasının bitmekte olduğunu gördük. İnşallah, 2000 yılının 15 Ekim''inde teslim edilmesi ve 15 Kasım''da da ticaretin başlaması hedeflenmektedir.

Böylece, (beş yıldızlı oteli ile birlikte) 43 bin metrekarelik bir kompleks ile Avrupa Birliği''ne dahil olma konusunda ciddi bir adım atmış olacak, bu pazara endirekt de olsa katılacağız. (Ne kadar pembe tablolar çizilirse çizilsin, bizi kısa süre içinde kabul etmezler. Macaristan ise, birkaç yıl içinde dahil edilecektir. Bizim şimdiden kapıları tutmamız gerekir.)

İhlâs Ticaret Merkezi, konumu sayesinde, Ukrayna, Romanya, Rusya, Çek Cumhuriyeti, başta olmak üzere, tüm Avrupa''ya servis verilebilecek durumda. Nitekim, yurt dışında çalışan çok sayıda kardeşimiz burada işyeri sahibi olmaktadır. (Seyahat vesilesiyle kendileri ile uzun uzun sohbet etme imkânı buldum. Bu arada, tüm Avrupa''da ihlâsla görev yapan İhlâs mensupları ile de hasret giderdim. Yurt dışındaki gücümüzün artışı ile ilgili bilgiler alarak, daha bir mutlu oldum.)

Macaristan, Avrupa''nın merkezi noktasındadır. Uçakla (en fazla) iki saat içinde, tüm ülkelere ulaşmak mümkündür. Liberal ekonominin tüm kuralları uygulanmaya konmuştur. Özelleştirme bitmiştir. Mülkiyet sahibi olmak mümkündür. Bankacılık sistemi Batı tipidir. Para transferi problemleri yoktur. Yabancıların kuracağı şirketlere, Macar ortak alma mecburiyeti bulunmamaktadır. (Mevzuat olarak, genel itibariyle Alman sistemi alınmıştır.) Almanya ve ABD başta olmak üzere, yabancı yatırımlar ciddi boyutlardadır. Yılda 30 milyondan fazla turist gelmektedir.

En önemlisi, bize karşı ciddi bir sevgi vardır. Konuştuğumuz yetkililer, (1986''lı dönemlerdekinin aksien) artık aslını inkâr etmemekte, akrabalık bağlarımızı dile getirmektedirler. Ve büyükelçimiz Sayın Ender Arat ile eşi, bizi en mükemmel biçimde temsil etmektedirler. Tüm yatırımcılarımızla yakından ilgilenmekte, her türlü yardımı yapmaktadırlar.

Türk özel sektörü (yurt içinde ve dışında çalışanları ile) çağa damgasını vuracaktır. İhracat seviyesini olmamız gereken noktalara getireceklerdir.

Tarihi ve tabii güzellikleri ile kendimize çok yakın hissettiğimiz; Gül Babası, Estergon''u, Zigetvar''ı, velhasıl binlerce hatırası ile yüreğimizde taşıdığımız Macaristan; şimdi ekonomik atılımlarımız için de odak noktası olma yolundadır.

Bir dış moral gezisinden, Türkiye''nin bir diğer iftihar kaynağı Kayseri''ye uçtuk. Nasipse, gelecek yazımda da Kayseri izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım. Tüm okurlarımızın Mübarek Ramazan ayını kutlar; sağlık ve huzur dolu, bereketli günler dilerim.