Cenab-ı Hakk''ın ilâhi ikazından, (bir küçük kıyamet olan, büyük afetten) sonra, belirli günah keçileri seçilmiştir.
Sanki, sadece onun yaptığı evler yıkılmış gibi, bir Veli Göçer olayı başlatılmıştır. Şüphesiz, suçu varsa, Veli Göçer cezalandırılmalıdır. Ama, tek suçlu olarak bu kişiyi damgalamaya, (bir ülke düşmanı) katil ile benzetmeye ve hedef olarak göstermeye de, kimsenin hakkı yoktur. Zira, afette binlerce ev yıkılmış, çok sayıda inşaat firması gündeme gelmiştir.
Yine, mevcut hataların, aksaklıkların, tek sorumlusu olarak belediyelerin gösterilmesi de yanlıştır, belirli amaçlara matuftur. Hedef, belediyelere karşı güvensizlik oluşturmak, mahalli idare reformu görüntüsü halinde, (zaten çok az olan) yetkileri, tamamen budamaktır. Zira, mevcut "aşırı merkeziyetçi sistem", bugünkü çıkar düzeninin devamı için, en büyük kozdur.
Buyurun, sayın Yargıtay Başkanımızın, harika konuşmasını inceleyin. Hastalıkların, çarelerin, istismarların, demokrasi fukaralığının, devlet baskılarının tümünü dile getirmiştir. Bir "demokrasi miladı" sarsıntısı doğurmuş, tabuları sallamıştır. Özellikle, aşırı merkeziyetçiliği, hantal devleti, çağ dışı tabloyu ortaya koymuştur. (Bu konuşma, kimin gerçek ilerici, kimin de statükocu olduğunu ortaya koymuştur. Sayın Başkana, yakışıksız iftiralar atma cüretini gösteren, mevcut düzen avukatları, ortaya çıkmıştır.) Demokrasiyi arzulayanlar veya fikir, vicdan, ifade, teşebbüs hürriyetlerini bir türlü hazmedemeyenler, kendilerini belli etmişlerdir. (Çok şükür ki, ikinci grup azınlıkta kalmıştır.)
Bu tablo içinde, belediye başkanlarının çok dikkatli olması ve tam bir dayanışma içine girmesi şarttır.
Bunun en sağlıklı yolu da, "Belediye Birlikleri"nden geçmektedir. Daha güçlü, daha aktif bir statü gerçekleştirilmelidir.
Biz, Ege Belediyeler Birliği olarak, (Manisa Belediye Başkanı, Sn. Adil Aygün''ün başkanlığında ve çok değerli yönetim kurulu üyelerinin tam bir dayanışması ile) bunu gerçekleştirmenin gayreti içindeyiz.
Mesela, Birlik, tüm belediye başkanları ve çalışanları için, çok sayıda eğitim programı planlamıştır. Özellikle, bina sigortası başta olmak üzere, (sağlık ve risk sigortaları dahil) sigortacılık işlemlerine başlanacaktır. Acil yardım ve kurtarma eğitimi verecektir. Tüm başkanlar, beldelerinin özel sektörünün lokomotifi olacaktır, "barter uygulaması" dahil öncülük görevi üstleneceklerdir. Beldelerine yatırım getirmek için gayret göstereceklerdir. Mevcut potansiyellerini "yap-işlet" modeline de öncelik vererek, değerlendireceklerdir.
Bu arada, gerçek anlamda bir mahalli idare reformu ve kaynak reformunun gerçekleşmesi için (parti ne olursa olsun) müştereken gayret gösterilecektir. Bu arada, üç yıldır kurmuş bulunduğumuz, ancak Ankara yönetiminin bir türlü vize vermediği, "Türk Belediyeler Birliği"nin gerçekleşmesi için uğraşacağız. (İnanıyorum ki, Sn. İçişleri Bakanımız Tantan, bu demokratik tavrı gösterecektir.)
En önemlisi, belediyeler; gerçek demokrasi seçim-sandık ve oy kavramlarının göstermelik olmaktan çıkması, tayinle gelenlerin seçimle gelenleri ezmemesi, halkın gerçek anlamda etkili ve yetkili olması; aşırı merkeziyetten, adem-i merkeziyete geçilmesi; bugünkü israf ve kayırma düzeninin sona ermesi için gayret göstereceklerdir.
21. Asır; sivil toplum örgütlerinin etkili olacağı, aşırı merkeziyetçiliğin terkedileceği bir dönem olacaktır. Çağa ayak uydurmada, mahalli idareler ve özel sektör, en önemli rolü oynayacaklar, lokomotif görevi ifa edeceklerdir.

