Dünkü yazımda, Milli Eğitim konusunu makro açıdan analiz etmeye çalıştım. Bugün de, müşahhas örneklerle konuya devam etmek istiyorum. Zira, inanıyorum ki, Türkiye için 1 numaralı problem eğitimdir. Bizi, 21. asrın devleri arasına sokacak olan, ya da (Cenab-ı Hak korusun) sömürge durumuna düşürecek faktör eğitim olacaktır. Şahsen, 9 yıl üniversite hocalığı yapmanın, hesap uzmanı ve defterdarlık dönemlerimde de eğitimcilik vasfını ön plana çıkarmanın sonucu olarak, eğitim konusunu hep ilk planda ele aldım. Belediye Başkanlığı dönemlerimde de eğitim, spor ve sağlık konularında en geniş yatırımları yaptım. En büyük yardımları sağladım. Belediyenin ilköğretim okulu, ana okulu ve kreşleri örnek hale geldi. (Daha 1985-86 yıllarında, herkes konuyu münakaşa ederken, biz tüm liselere bilgisayar ve lisan laboratuvarları hediye ettik.) Türkiye''deki özel okulların tümünü yakından tanıma fırsatım oldu. Yurt içinde ve dışındaki başarılı çalışmalarının şahidi oldum. Şimdi, çok açık ve net bir şekilde diyorum ki: Bugünkü haliyle, medyadan sanayiye, sağlıktan eğitime, ticaretten finansa kadar çok geniş bir yelpaze halinde hizmet üreten, on binlerce aileye ekmek kapısı olan, İHLAS kurumları içinde, (elbette hiçbirinin hizmetini göz ardı etmeyerek, küçük görmeyerek) en fazla sevap kazandıranı, sağlık ve eğitim konusunda hizmet verenleridir. Bu açıdan, (samimi olarak inanıyorum ki) Sn. Evner ve Mücahid Ören için, bu müesseseler çok büyük hayır kapısı olmaktadırlar. İhlas Eğitim ve Öğretim Kurumlarının tümünü (Özel Marmara Evleri İhlas Lisesi-Kız Lisesi-İlköğretim Okulu ile Özel Bahçelievler Çok Programlı Lisesini "Anadolu Ticaret Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Anadolu Radyo Televizyon Lisesi, Anadolu Lisesi, Süper Lise" ve İlköğretim Okulu) tek tek gezdim. Tüm binaları karış karış dolaştım. Bütün laboratuvarları, bilgisayar sistemlerini, kütüphanelerini, internet bağlantılarını, televizyon-video-slayt-projeksiyon sistemlerini, spor tesislerini, kültürel imkanlarını ve büyük toplantı salonlarını, bir bir inceledim. Başarı grafiklerinin analizini yaptım. Öğretim kadrolarının detayını tetkik ettim. Ve gurur duydum. Bunu reklam amacı ile kesinlikle belirtmiyorum. Ancak, huzur-u kalp ile belirtiyorum ki, bir eğitim kurumu, ancak bu kadar mükemmel olabilir. Ve bir yönetim, (çok daha kolay ve tatlı kârların olduğu bir ülkede), eğitime böylesine muazzam rakamları, ancak bir ideali, bir Türkiye aşkı varsa, yatırabilir. Şüphesiz, böylesine yatırım yapanların, gurur duymaya, övünmeye de fazlası ile hakları vardır. Hele, bu çocuklara, en kaliteli, en çağdaş, en katılımcı eğitim vermenin yanısıra, (Sn. Enver ve Mücahid Ören''in bir jesti olarak) aynı zamanda hayat sigortası yapılıyor ise, (bir diğer harika kuruluş TÜRKİYE hastanesinin de sağladığı imkanlar ile) tüm sağlık hizmetleri veriliyor, tek tek evlatlarımızın sağlık taramaları yapılıyor ise, övünmeye daha fazla hakkımız vardır. Eğitime gönül vermiş ya da ideal bir örnek görmek isteyen kişilerin, bu eğitim kurumlarını gezip görmelerini tavsiye ederim. Anaokulundan, lise son sınıfa kadar (İnşallah en kısa zamanda üniversite sahibi de oluruz) 24 kişilik, tüm modern cihazları muhtevi sınıflarda, dünyanın tüm bilgi birikimleri ile temas halinde, nasıl eğitim verildiğini görmelerini arzularım. Zira, marifet iltifata tabidir. Ülkeyi sevmenin yolunun gençleri sevmekten, onlara her türlü imkanı sunmaktan, tüm fedakârlıklara katlanmaktan geçtiğini, idrak etmemiz gerekmektedir. Bu süper imkanlara rağmen, (ekonomik amaçları tamamen devre dışı bırakan, orta ve dar gelirli ailelerin çocukları için de imkan doğmasını hedef alan) inanılmaz ücret tarifesini göze alırsak, gençlere duyulan sevgiyi ve ülke geleceğine verilen önemi, daha iyi anlarız. (Ortalama fiyatların yarısı kadar bir ücret almayı, kârı tamamen devre dışı bırakmayı, kaç kişi düşünebilmektedir?)
İhlas Eğitim ve Öğretim Kurumları ile ilgili olarak yüreğimden geçenleri anlatmaya, gerçekten, bu sütun kâfi gelmemektedir. Sayın okurlarımızın, ülkesini çok seven, hele hele gençlerine aşık bir Özfatura''nın bu samimi duygularını hoş göreceklerine inanıyorum. Eğitime gönül vermiş bir kişi olarak, duyduğum gurur ve mutluluğu paylaşmaya çalıştım. Cenab-ı Hak, bu tür eserleri meydana getirenlerden razı olsun...

