Kaydet
a- | +A

Türk halkının hafızası ne yazık ki, çok zayıf. Herşeyi çok çabuk unutmaktayız. Bu yüzden, olaylardan ibret almamakta, aynı faturayı tekrar tekrar ödemekteyiz.

Aynı şekilde, meydana gelen eserler için çekilen zahmetler, yapılan fedâkarlıklar da unutulmaktadır. Kazanılan tecrübeler de, böylece boşa gitmektedir. TANSAŞ olayı, nev''i şahsına münhasır bir olaydır. Ciddi biçimde incelenmesinde, hatta (İşletme Fakültelerince) doktora konusu yapılmasında yarar vardır. Böylece, ekonomideki politik etkiler, kıskançlıklar, ayak oyunları, istismarlar da öğrenilmiş olur.

1984 yılında, Belediye Başkanı olunca, İzmir''de tam rekabet düzeninin olmadığını gördüm. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, Türkiye''de de süper marketlerin gelişmesi şarttı ve kaçınılmazdı. Biz, bu işe önceden başlamaz isek, yabancı yatırımcılar ile hiç rekabet edemeyecektik. Daha önceki yıllarda, tanzim satış olayı, dar kapsamda, kömür vb gibi birkaç olaya münhasır olmak üzere başlatılmıştı. Belediye bünyesinde kurulmuş bir müdürlük eliyle yürütülmüştü. Biz olayı hukuk ve ekonomi biliminin gereklerine göre tanzim ettik. 1986 yılında Belediye Meclisi''nin kararı ile (CHP''li üyeler muhalefet etmişlerdi) bir Anonim şirket kurduk. Çok sağlıklı bir ekibe görev verdik. En önemlisi de, İzmir halkı ile TANSAŞ kavramını özdeşleştirmeye çalıştık. Bu arada, Rahmetli Özal, sık sık "belediyeler bakkallık yapmamalı" diye karşı çıkmaktaydı. (Bazı milletvekillerimiz de, devamlı olarak, kendisine bizi ihbar edip durmaktaydı.) İstanbul''da Sayın Dalan, mevcut marketlerini kapatmıştı. Neticede, açık ve net tavır koyduk. Bizi halkın seçtiğini, tayinle gelmediğimizi, halkın yararına gördüğümüz bu icraatın gerçekleştirilmesinde kararlı olduğumuzu, koltukta bir telefon santral memuru gibi davranmamızın söz konusu olmayacağını ifade ettik. Neticede, Cenab-ı Hak yardım etti. İzmir halkı TANSAŞ''ı gönülden benimsedi. Türkiye''de ilk defa bir belediye bu kadar başarılı bir yatırımı gerçekleştirmiş oldu. Ciromuz geometrik boyutta arttı. Mağazalarımız, tüm Ege''ye yayılmaya başladı. Başarının temelinde, halkın çıkarlarını düşünmek; kalite ve fiyatta titiz davranmak; (toptan ve büyük tutarlarda yapılan alımın sağladığı avantajları halka aktarmak); mal aldığımız firmalarla dürüst, samimi ve dost ilişkiler kurmak; stok devir hızını arttırmak (yaklaşık 8 günde bir devre ulaşıldı); personelimiz ile aile bağları tarzında dayanışmayı sağlamak; yatmaktadır.

Maalesef, 1989-94 döneminde, TANSAŞ kaynakları çarçur edildi. Politik amaçlar için kullanıldı. Çalışmadan birçok kişiye ücret ödemeleri yapıldı. Neticede, rafları boş, halkı küstürmüş, ucuzluk ve kalite kavramından uzaklaşmış, (en önemlisi de) hemen ödenmesi gereken 4602-Milyar TL. çeki imzalanmış (o günkü kurla 23 Milyon Dolar) bir TANSAŞ''ı, Nisan 1994''te devir aldık. Tüm alacaklılarla bir toplantı yaptık. Hepsine minnettarım. Tümü destek verdi. Alacaklarını üç ay süre ile ertelediler ve mal vermeye devam ettiler. Genel Müdür Bülent Sezen''in ve TANSAŞ çalışanlarının inanılmaz performansı ve özverisi ile kısa sürede toplandık. Tekrar halkın sevgilisi olduk. 90''dan fazla mağazaya ve 300 trilyonlara varan ciroya ulaştık. Ege''de bir numara haline geldik. Artık, sıra özelleştirmeye gelmişti. Zira, her zaman bir Özfatura''yı ve Sezen''i bulmak mümkün olmuyordu. Bu büyük kuruluş politik çıkarlar adına peşkeş de çekilebiliyordu. (Ben, TANSAŞ''a hiç politika sokmadım. Yönetimi tam anlamı ile yetkili kıldım. Ne alışlarda, ne de personel politikasında ricalara imkân tanımadım. Kendi adıma da, hiçbir nam altında, tek kuruş para almadım. Tamamen amatör bir ruhla çalıştım. Müşterileri ve çıkarlarını ön plânda tuttuk. Aşırı kârı hiç düşünmedik. Bu arada, tüm rakiplerimizin İzmir''de mağaza açması için de özel gayret gösterdim. Rekabet ortamının gelişmesini sağladım.) Neticede, müflis olarak devir alınan TANSAŞ, Belediyeye 150 Milyon Dolar civarında bir kaynak sağlayarak özelleştirildi. (Her türlü engele rağmen) Yatırımlar için çok ciddi bir finans sağladı. Bugün, mağaza sayısı 190''ları, çalışan sayısı da 6 binleri aşmıştır. Müşteri çıkarları ve kalite ön plânda tutulmaya devam edilir; mal satan firmalarla güvene ve dostluğa dayanan güzel ilişkiler sürdürülür; ucuzluktaki öncü rol terkedilmezse; çok daha güzel noktalara gelineceği, şüphesizdir. TANSAŞ olayı, iyi niyetle ve halkın lehine olarak gösterilen gayretlerin başarılı olacağının en güzel (maalesef sayıca az) bir örneğidir. İyi yönetim, ekonomi ve ahlâk kurallarına riayet, bir kamu kuruluşunu ilk sıraya oturtabilmiştir.