Ülkemizde ev sahibi olmak çok önemlidir. Hem ekonomik hem de psikolojik bir olay. Devletin son yıllardaki sosyal konut hamleleriyle ev sahipliği oranı; 2021'de yüzde 57,7 seviyesindeyken, bugün yüzde 61 (OECD rakamları) seviyesinde. Hanelerin yüzde 24'ü kirada, yüzde 1,6'sı lojmanda oturuyor. Yüzde 14 gibi bir oranda aile ise; evinde, ya kira ödemeden ya da rayiç bedelin çok altında kira ile ikamet etmekte. 2010 yılında ev sahipliği oranı yüzde 59'lardaydı. 2021'de bu seviyenin altına inmesi, nüfustaki artıştan ziyade yalnız yaşayan sayısındaki artıştan kaynaklanıyor. Öğrenciler, evlenmese de aile evinden uzaklaşıp yalnız yaşayanlar kiracı oranını artırıyor. 2023'te yaşadığımız ve on binlerce insanımızı kaybettiğimiz Kahramanmaraş merkezli depremlerde yüz binlerce konut yıkıldı ya da kullanılamaz hâle geldi, devlet 2025 sonu itibarıyla 455 bin konutu yapıp teslim etti. Yeni rakamlar buna göre şekillenecek tabii ama, diğer yandan enerjinin, daha doğrusu kapitalin büyük kısmı, mevcut konutların depreme dayanıklı hâle getirilmesine harcanıyor. 'Yarısı Bizden' ile kentsel dönüşümü hızlandıran devlet, özellikle İstanbul'u şantiyeye çevirdi. Her yerde inşaat var. Bir taraftan bu çaba sürerken, geçtiğimiz günlerde Finansal İstikrar Komitesi'nde (FİK) yeni bir karar daha alındı: Konut kredisinde vadelerin uzatılması yoluyla ev sahipliğini kolaylaştırmak...
Masaya yatırılan uzun vadeli, düşük taksitli konut edinme sistemi olarak tanımlanan 'İlk Evim' projesiyle ana hatlarda mutabık kalındı. Buna göre, kamu bankaları üzerinden kredi verilecek. Diğer bankalarda faiz oranı yüzde 3'leri bulurken, bu sistemle ilk evini almak için yüzde 1,2 faizle kredi verilecek. En önemli detaylardan biri ise 180 ay, yani 15 yıl kredi vadesi uygulamak... Eğer, ilk kez konut edinecekler için planlanan bu sistem devreye girerse, 2 milyon kredi için aylık taksit, 27 bin 174 lira olacak. Toplam geri ödeme ise 4,8 milyonu bulacak.
Devletin sübvansiyonu olmaksızın, herhangi bir bankaya gittiğinizde, aylık yüzde 3,12 faiz isteyecek. Aylık ödeme 63 bin lirayı bulacak. Geri ödeme ise tam 11 milyonu aşacak. Yani 2 milyona 9 milyon lira faiz ödeyeceksiniz. 10 bin lira tahsis ücreti, 3.600-4.000 lira arasında değişen ipotek ücreti, 33 bin liralık ekspertiz ücretini saymazsak...
Tabii ki kredi tutarı kente ve eve göre değişiklik gösterecek ama, devlet nasıl bugün kentsel dönüşümde 'yarısı bizden' diyorsa, ev almak isteyenlerin de 'kredi faizinin yarısını' ödemeyi taahhüt ediyor. Şartlar kesinleştiğinde açıklanacak tabii ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, 18 yaş sınırını aşmış ve herhangi bir bağımsız bölüm için tapusu bulunmamak, en önemli kriterler arasında olsa da, alınacak konutun depreme dayanıklı inşa edilmiş olması da 'olmazsa olmaz' bir şart olarak gündeme gelecek.
Sistemin başarıya ulaşması, deprem kuşağında olan ülkemiz için çok önemli. Bunun için ilk 1-2 yıl taksitlerin mümkün olan en düşük seviyeden başlatılması önemli olacaktır. Vadenin uzaması geri ödenecek tutarı artırsa da ödemeyi kolaylaştırması açısından elzem. Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi 30 yıl vadeli mortgage sistemi gerçekleşemedi enflasyon sebebiyle ama devlet önderliğinde vadeyi uzatan sistemin rekabeti de artıracağı muhakkak...

