Barış Manço şarkısıdır Düriye; bilir misiniz? Şarkının bir yerinde geçer şu dize:
Altın çöpe düşse değerini kaybeder mi?
Tenekeyi parlatsan hiç çeyrek altın eder mi?
Son dönemde yaşadığımız metal fırtına bana hep bu şarkıyı hatırlatıyor. Altın, dünyada yaşanan jeopolitik dalgalanmalar, doğu ve güneyimizde hiç durmayan 'alev topu', ABD Başkanı Donald Trump'ın her gün ayrı bir fırtınayı getiren açıklamaları, altını özellikle 2025 yılında hep zirvede tuttu. Altın, gümüşü de peşinden sürükledi ve iki değerli metal de birkaç yıl sonrası için yapılan tahmin değerlerini kat kat geride bıraktı. Fırtına ise ocak ayının son 2 işlem gününde koptu. Çünkü çok 'şişen' altın ve gümüşte artan satışlar, diğerlerini sürükledi, paniğe kapılan küçük yatırımcı zararına satış yaptı ve düşüş yüzde 30'u buldu ama her iki metal de ocak ayında bütün yatırım araçlarını geride bıraktı. Peki bundan sonra ne olacak? Altın çöpe düşmeyeceğine göre, böyle devam... Tabii hız keserek... Merkez Bankaları altın almaya devam ettikçe hızı çok da kesilmeyecek tabii...
Peki ya gümüş? Neden çok yükseldi, sonra ne olacak?
Gümüş, son 2 yılda yüzde 450 artış gösterdi ve dünyanın en iyi performans gösteren varlığı oldu. Çünkü;
- Son 5 yılda dünya gümüş üretiminden fazlasını tüketti. Tam 678 milyon ons açık var. Dünya yıllık 800 milyon ons gümüş üretiyor ama neredeyse o kadar açık var. Zaten gümüş eksikti, daha da eksildi.
- Çin ihracatı kısıtladı. Çin, sadece gümüş madeni işletmiyor, gümüşün rafine işlemini yani çubuk hâline getirme işlemini de yapıyor ve kısıtladığı zaman fiyat artıyor.
- Gümüş kritik bir maden. Güneş panellerinin vazgeçilmezi. Daha iyi iletken yok. Sadece güneş paneli sektörü yılda 200 milyon ons gümüş tüketiyor. 2030'a kada 450 milyon onsa çıkması bekleniyor.
- Her gün "bugün canım sıkılıyor" diye yazan milyonların kullandığı yapay zekâ uygulamaları ve veri merkezleri için daha çok elektrik gerekiyor ve bu alanda alüminyum yetersiz kalıyor.
- Gümüş, borçlanma aracı da olmaya başladı.
- Bazı ülkelerdeki rafine kapasitesinin yüzde 9,7'si kapandı, arz azaldı.
- Ağustos 2025'te ABD gümüşü kritik metaller listesine ekledi, stratejik bir kaynak oldu.
Bir soru daha: Neden gümüş daha hızlı hareket eder?
Çünkü altın güçlü ve dev bir piyasa. Gümüş yeni ve sığ. Altındaki büyük hareketler kolayca karşılanabilir ama gümüşte rüzgâr sert eser. Mesela ocak ayının son haftasında altın yüzde 14, gümüş yüzde 28 yükseldi. Tam tersi, gümüş yüzde 30'dan fazla düşerken, altındaki değer kaybı yüzde 21'de kaldı...
Kredi kartı ve limitler
Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu, kart limitlerinde bir düzenlemeye gitti. Kararlar bazı sektörleri sevindirdi ki, bunların başında konut sektörü geliyordu. Çünkü kredilendirmede sıfır ve ikinci el ayrımı kalkıyor. Bu, tüketicinin krediye ulaşmasını kolaylaştırıyor, sektörün hacmini büyütüyor ama fiyat artışı konusunda da risk getiriyor. Fakat büyük fırtına koparan kısım ise tüketicileri ilgilendiren madde... BDDK kararına göre, bir kişinin tüm bankalardaki kredi kartlarının toplam limiti, gelirinin 4 katını aşamayacak. Buraya kadar eski kuralın devamı. Fakat o kişinin kredi kartı limiti 400 bin lirayı aşıyorsa, kullanılmayan limitler belli oranda azaltılacak. 400 bin-750 bin arası toplam limitler yüzde 50 civarında azaltılırken, 750 bin TL ve üzeri limitte yüzde 80'e varan düşüş getirilecek. Limit artırmak isteyenler için geliri belgeleme zorunluluğu da getiriliyor. Kredi kartı kullananların yüzde 75'inin limiti 400 bin liranın altında olduğu için düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtiliyor ancak etkilenecek kişiler, 2 gündür sosyal medyayı salladı deyim yerindeyse... "O kredi kartı limiti zor zamanlar için. Acil bir hastalık durumunda eskisi gibi özel hastanede rehin mi kalayım" diyen de var "Kullanmadığım ama güvence olarak tuttuğum limitin kime ne zararı var" diyen de... Ekonomistlerden kararı destekleyen de var "Enflasyon yüksek, faizleri hızlı indiremeyen ekonomi yönetimi yan yollardan dolanıyor" diye değerlendiren de... Nasrettin Hoca'nın dediği gibi; sen de haklısın...
Gelelim, kararın ekonomi politikasına etkisine... Bir defa "Nasılsa fiyat yükselecek, kredi kartıyla ihtiyacını şimdi al, zamdan kurtul" eğilimi azalacak. Bu, ithalat yoluyla büyüyen dış ticaret açığını da azaltacak ve toplamda enflasyonla mücadeleye önemli katkı yapacak.
Kredi kartını sağlayan bankalar olduğuna göre, onlar tarafından da bakmak gerek. Ülkemizde bireysel kredi kartı limiti yaklaşık 13,3 trilyon lira. Ancak bunun yüzde 21'i kullanılıyor. "E tamam, kullanılmayan limitin kime ne zararı var" diyorsanız; yanlış. Çünkü yüksek limit bankaların bilanço riskini artırıyor ve bu riski en aza indirmek için alınacak tedbirlerin de bir maliyeti var.
Üstelik kullanılmayan yüksek limitler, dolandırıcılar için de bir kazanç kapısı. Kredi kartı bilgileri çalınanlar, limitleri kadar dolandırılıyor maalesef. Her yönüyle bakıldığında getirisi de var, götürüsü de... Fakat yine de BDDK'nın ek düzenleme yapmasını beklemek çok yanlış olmayacaktır.

