Dünyanın gündemi ABD'nin Venezuela'ya yaptığı... Bir ülkenin devlet başkanı, gece yarısı yatağından kaldırılıp alınıyor… Elleri, gözleri bağlı, kulakları kapalı şekilde fotoğraf veriliyor. Bu operasyonun amacının ise ülkedeki uyuşturucu ticareti(!) olduğu açıklanıyor. Tıpkı Irak'a özgürlük(!) götürdükleri gibi... Bir ülkeyi yok etmek istiyorsanız, öyle topla tüfekle, bombayla füzeyle vurmaya gerek yok artık. Önce varlıklarını kullanamaz hâle getiriyorsunuz ambargolarla, yasaklarla... Sonra ajanlar eşliğinde bir siyasi istikrarsızlık hüküm sürmeye başlıyor, ondan sonra birdenbire dünyanın 'abisi' o ülkeye 'bir gece ansızın' gelip bir şeyler getiriyor ama o getirdiği şey özgürlük mü, karanlık mı; tartışmaya bile gerek yok. Başkanının elleri kelepçeli, göz ve kulakları kapalı. Elindeki bir pet şişe su ise "İstesek öldürürdük, bak yaşıyor" mesajından başka şey değil.
Peki koca ülke ne yapıyor? Hiçbir şey. Çünkü devlet dedikleri şey ABD'nin hizmetine girmiş 'hain' ya da 'ajanlardan' oluşuyormuş meğer!..
Bu yapılanların amacı 'uyuşturucu ticaretine set vurmak' gibi gösterilse de herkes asıl hedefin başta petrol olmak üzere yer altı zenginlikleri olduğunu biliyor.
Birkaç rakam vereyim... Dünyanın keşfedilen petrol rezervi 1,7 trilyon varil. Bu miktarın 303,2 milyar varili, yani yüzde 5,6'sı Venezuela'da bulunuyor. İkinci sırada 267 milyar varille Suudi Arabistan var. Ardından 170 milyar varille Kanada, 155 milyar varille İran ve 145 milyar varille Irak sıralanıyor... Amerika'nın rezervi ise 81 milyar varil. Venezuela'nın yaklaşık 6'da biri. Yılda 5 milyar varil üretimi olan ABD'de petrolün 15 yıl içinde biteceği hesaplanıyor.
Bu kadar petrolü olan ülkeye, en büyük zenginliği kullandırılmıyor tabii. Şimdi ABD'li şirketler hücum edecek, devamı belli...
Malum petrol dünyanın en önemli zenginliklerinden. Onun yerine geçecek alternatif enerjiler için büyük bir hızla çalışılıyor ama henüz petrolün yerine geçebilecek boyuta gelemedi. Uzaydan, yerdeki araçlara kadar her tür ulaşımdan elektrik üretimine, ısınmadan makinelerin çalışmasına, hatta her alanımızda kullandığımız plastiğe kadar her şey petrole bağlı.
Evet, petrolün dışında nesi var bu ülkenin?
Yaklaşık 201 trilyon metreküplük doğalgaz rezerviyle dünya 8'incisi. 7-8 bin ton civarında altını var. 1 milyon karatlık da elmas rezervi. Ayrıca demir, bakır, nikel, titanyum, çinko, boksit ve kömür yatakları da cabası...
Ama bu kadar zenginliğe rağmen hayat standartları yüzde 74 gibi düşmüş. Refah yerlerde... Çünkü ABD kullandırmıyor. Yasaklarla, ambargolarla engelliyor o ülkelerin başını kaldırmasını. Tıpkı Irak ve diğer bazı Orta Doğu ülkelerine yaptığı gibi... Her zaman olduğu gibi uluslararası kuruluşlar "Hukuka aykırı, kabul edilemez" naraları atıyor. Peki ne yapacaklar kabul etmeyip? Cevap: Hiçbir şey...
Bu nedenle önemli yerli ve millî olmak... Bazıları bunu 'alay' konusu yapsa da, dün 'tankının motorunu vermeyen' bir ülke sayesinde yerli motorlarını üreterek cevap veren bir Türkiye var.
Petrol ve gaz ambargolarıyla sopa gösterenlere karşı hiç durmadan petrol ve gaz arayıp bulan, 8-10 milyon haneye Karadeniz'deki kendi gazından gönderen bir ülke aynı zamanda...
Yerli yazılımcımız Amerika'ya bile yazılım ihraç ediyor ve 'sistemlerinizi kilitleriz' tehditleri vız geliyor artık. Sadece yazılım mı? Uçaktan insanlı ve insansız hava aracına, eğitim uçağından motorlara kadar her ürünü yerli üreten ve ihraç eden bir sanayimiz var. İşte bunlar aynı zamanda özgürlüğün de birer şartı.
Amerika neden İngiltere'ye özgürlük(!) getirmiyor mesela? Hollanda uyuşturucuya çiçek açtıran ülke. Neden başkanını bir gece tutup kolundan tutuklayamıyor? Mesele petrolse, neden en büyük rezerv sahiplerine; mesela Suudi Arabistan’a bir gece ansızın gidemiyor?!.

