Kaydet
a- | +A

Yeni sezona girerken "Türkiye Spor" takımlarımızın hazırlıklarını adım adım takip ediyor.

Büyük takımlarımızın yeni yapılanmalarını, fırsat buldukça mercek altına alacağız.

İlk olarak "Fatih Terim sonrası G.Saray" başlığı altında sarı kırmızılı ekibi İsviçre - Nyon''da izliyoruz. Kafilede diğer adıyla "sivrisinekli kamp" olarak ünlenen mekândaki çalışmalar, yeni teknik direktörün ilginç metodlarıyla sürüyor... Basın mensubu arkadaşların da sık sık dile getirdiği bir disiplin sorunu göze çarpıyor. Bu kampın bir diğer adı da "Laylaylom" kampı.

Antrenman sonraları futbolcular Fatih Terim döneminde olduğu gibi otelde isitirahat etmiyorlar, rahatlıkla dolaşabiliyor, gece geç gelebiliyorlar. Lucescu bu konuda Terim''e göre çok farklı bir uygulama içinde...

Lucescu''nun antrenmanlarında saha içinde daha fazla asistan var. Terim döneminde bu sayı 3 iken, şimdi 5, bazen 6''ya çıkıyor...

Basınla ilişkileri düzenleyen Turgay Vardar''ın yeni hocayla arası çok iyi. Zaman zaman Lucescu''nun en iyi yardımcısı oluyor. Böyle giderse Turgay Vardar yakında bu işi iyi bir öğrenip mesela Vanspor''a taknik direktör olabilir...

Dış ilişkiler sorumlusu Mete Razlıklı da saha içinde yeni hocanın çok yakınında... Çok köklü bir Galatasaraylı olan Mete Razlıklı bir teknik direktör kadar takımla ilgileniyor diyebiliriz...

Lucescu''nun asıl yardımcısı Balint de ekibe çok uyumlu... Saha içindeki kalabalığa için için birşeyler söylediği uzaktan belli olmuyor... Balint''ten söz etmişken Fatih Terim''in yardımcısı Müfit Erkasap''ı hatırlayalım... Fatih - Müfit ikilisi çok uyumlu, çok bilgili, çok bilimsel çalışıyorlardı... Rakipleri ayrı ayrı gözlem altına alıyor, sonra gözlemlerini birlikte değerlendiriyor, takımların kilitlerini açıyorlardı. "Acaba Lucescu - Balint ikilisi de böyle mi?" diye aklımıza bir soru geliyor. Bir başka soru da "Lucescu''nun ''background''u G.Saray''ı yeni ufuklara taşıyabilir mi?" şeklinde...

Lucescu''ya 3 ay ömür biçip daha sonra Hagi''nin sahneye dahil olacağını da düşünebiliriz...

Yazımın girişinde "sinekli kamp" demiştim. İsviçreliler doğal hayatı korumaya çok özen gösterdikleri için sinekleri, böcekleri öldürmüyorlarmış... Sinekler, böcekler bir yana, her bir toprak parçası yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı. Ağaç ve ormanın olduğu yerde su da bol... Bitki örtüsü sürekli yağmuru davet ediyor... Türkiye 40 derecede kavrulurken buralarda güneş fazla yakamıyor çünkü atmosferin doğal şartları korunuyor...

Futbolculardan söz edersek: İlk önce Rasim''den başlayacağım. Bu genç futbolcu altyapıda iken eğiticileri müthiş bir yıldız doğuyor diyorlardı... Yaş grubu çalışmalarında büyük ümitti... Ama, sanıyorum ergenlik döneminde çocuğa fazla yüklenmişler, fiziki gelişmesini tamamlayamamış, zayıf kalmış... Bütün antrenörlere buradan "Ergenlik çağında yüklemelerin dozajını kaçırmayın" uyarısını yapıyorum...

Emre de takım toplu halde koşarken arkadaşlarının arasında kayboluyor... Erken yaşlarda ona da fazla yüklenilmiş, kısa kalmış ama iyi beslendiği için ezilmemiş. Önceki günkü antrenmanda sürpriz çapraz şutları vardı... İsviçreliler''in kıyamadıkları örümcekleri 90''dan indiriyordu... Emre''nin bu özelliği yeni yeni mi görünüyor nedir? Antrenmanda gol olan 3 şutu beni şaşırttı... Ama, ne gol!..

Sivrisineği bol bu kamp Fatih hocanın önceden planladığı kampmış... Asıl takımın toplanacağı kampa hazırlık teşkil ediyor. Bu kamp da İsviçre''de "Freiborg"da 17 Temmuz''da başlayacak.

Galatasaray; Jardel''li, Hagi''li, Emre''li, Okan''lı, Taffarel''li, Capone''lu, Marcio''lu, Bülent''li, Ümit''li Galatasaray yeni sezonda yine şampiyonluğun en büyük adayı görünüyor... Galatasaray''a devam edeceğiz...

Bu yazıyı okuduğunuzda sarı-kırmızılılar Freiborg''un yüzüncü yıl kutlamalarındaki futbol turnuvasında Dinamo Zagreb''le ilk ciddi sınavından çıkmış olacak...

Önümüzdaki hafta başından itibaren Beşiktaş''ı mercek altına alacağız.

Nyon''dan selam ve sevgiler...