Kaydet
a- | +A

G.Saray''dan sonra Beşiktaş''ı Zürih kampında doğa harikası bir zirvede antrenman yoğunluğu içinde bulduk. Scala futbolculara sabah akşam geniş hacimli taktik kondisyon çalışmaları yaptırıyordu... Bu satırları yazdığım dakikalarda da siyah-beyazlıları antrenman yaparken bir yandan seyrediyorum. Dün akşam maç vardı ama Scala yine antrenman komutunu verdi. Beşiktaş kaliteli, çelik bir yay sanki; üstten de Scala habire bastırıyor... Teknik direktör bu kamp süresince önce güven ve sevginin temelini attı... Hocayı bütün futbolcular seviyor. Çünkü Scala her röportajında "Benim 1-2 futbolcum yok, 28 futbolcum, 11''er kişiden oluşan iki takımım var" diyordu. Yani bütün futbolculara eşit baktığını, hakedenin takımda yer bulacağı inancını vermişti. Ayrıca, Scala futbolcularla hiç ummadıkları anda ilgileniyor. Ölçülü şakalar yapıyor. Bu sevgi oyuncuların üzerinde manevi bir baskı oluşturmuş. Hilton Otel''deki özel sohbetimizde soruyoruz; "Futbolcular hep sizin güleryüzlü, sempatik yüzünüzü gördüler. Biliyoruz ki; sizin bir de sert yüzünüz var. Futbolcular diğer yüzünüzü ne zaman görecekler?" Cevap, "Umarım bu yüzümü hiç görmezler. Çünkü ben kızınca çok kızıyorum..." Ve ekliyor hoca, "Şu sıralar futbolcular ne istersem yapıyorlar, kızacak bir durum yok..." Scala''ya şöyle dedik; "Sizin kariyerinizi herkes biliyor. Ancak dilerdik ki; Türk futbolcusuna çok daha üst seviyede kazanımlar verebilmeye geniş vaktiniz olsun... Çünkü izlediğimiz kadarıyla siz çok temel taktik kombinasyonların dahi üzerinde fazla duruyorsunuz. Futbolcuların çok basit boşluk doldurma hatalarıyla bile uğraşıyor, büyük zaman harcıyorsunuz".

Hocanın cevabı zekiceydi: "Bana Türkiye''ye gelmeden benzer konuda birşeyler söyleyenler oldu... Ama, ben Beşiktaş''ta böyle birşeye rastlamadım. Herşey yolunda..." Scala böyle diyor ama, bizim gözlemlediğimiz gerçek Beşiktaş''ın en büyük sorunu... Bunu Fatih Terim 4 yılda ancak aşabildi... Bakalım Scala''ya tanınan zaman bu temel sorunları aşmasına yetecek mi? İşte bu yüzden hoca taktik, kondisyon çalışmalarına her gün çift idmanlarla yüklendikçe yükleniyor... Öyle ki; mesela topu kullanan oyuncuya ve topu alması muhtemel oyuncuya defanstan iki kişi yakın markaj yapıyor. Bu sırada da defanstaki üçüncü oyuncu, rakip forvetten bir oyuncunun bu sırada oluşan boşluktan geçerek sürpriz bir pasla buluşması ihtimaline karşılık önlem alınması gibi temel varyasyonlar bunlar... Ve topu sağdan, soldan, ortadan yönlendiriyor. Sürpriz bir şekilde top oyundayken "DUR!.." diye bağırıyor... Hani stop oyunundaki gibi... Ve bakıyor kim nerede? Verdiği görevi kim nasıl yapmış? Başarıya "Ja Wohl!.." diye de bağırıyor hoca... Bu iki kelime; Dur ve Ja Wohl''ün arasında ara sıra tercümanın şunu açıklamasını istiyor; "Futbol takım oyunudur. Her biriniz 11 kişi gibi düşüneceksiniz..." Hoca bunları bu dönemde sabırla, tekrar tekrar söylüyor. Yay konusu çok önemli... Çünkü Scala 26 Temmuz''daki maça doğru bugünden itibaren explosiviteye önem verecek... Yani yayı bırakmaya başlayacak. Yay basılı iken bir maçta 40 pas hatası yapılmış. Herkes bundan endişe ediyor... Bence çok normal, yay basılı iken olur böyle. Ama, yayın açılmaya başladığını söyleyebiliriz... Bir toplulukta örneklerin kalitesi ve sayısı, o toplumun hedeflediği başarıya ulaşmasını belirler... Başkan Serdar Bilgili başta olmak üzere tüm Beşiktaş yöneticileri, Scala, kondisyoner Stefano, kaptan Mehmet ve yerinde transferleriyle Beşiktaş takımında örneklerin kalitesi tartışılamaz!.. Başarı yakındır!.. Ama, bütün bu doğrulara rağmen kısa zaman problem olur da, Beşiktaş Şampiyonlar Ligi''ndeki iki ön elemeyi kazanamazsa ne olur? Beşiktaş tarûumar olur mu? Koskoca Scala gümbür gümbür gider mi? Bu örnek yönetim ne hale gelir?

Allah korusun!.. Futbolda olmaz olmaz. Yazık, çok yazık olur. Çünkü herşey uygun adım gidiyor. Ama zaman çok dar. Çok kısa sürede bütün problemlerle uğraşmak imkan dışı... Bir de sanıyorum önümüzdeki dönemde defans ve orta sahası çok iyi oldu Beşiktaş''ın, ama golü bulmada çok etkili oyuncuların varlığından söz edemeyiz. 5+2 ve iki golcü lazım bu takıma. Ama yine de şu gerçek; "Galatasaray''da 8 günde 8 sakat , Beşiktaş''ta 25 günde hiç sakat". Bana göre Beşiktaş Ja Wohl.