Dün gece; ayazın getirdiği kuru soğuk çökmüştü ya, İstanbul''un üzerine, inanınız Fener''in sahadaki futbolu daha da soğuk üstelik içler ürperticiydi. G.Birliği kendini sıkmadan, telaşa kapılmadan F.Bahçe''nin üstüne üstüne gitti. İsteseler, F.Bahçe''yi hallaç pamuğu gibi atacaklar. Hani, golleri ikiledikten sonra, o makine düzenindeki oyunlarını rölantiye indirgemeseler; maç boyunca takımını destekleyen Fener seyircisinin, tavrı ne olurdu? Abuk - sabuk kararlar veren hakemler mi, yoksa sakatlık rolü kesen Gençlerli futbolcular mı nasiplerine düşeni almazlardı?... Ama seyirci soğuktan ve insanın içini ısıtmayan Fener''in futbolundan vazgeçmiş, kendini işin gırgırına vurmuştu.
Kanarya''nın sanki kolu - kanadı da kırıktı; doğru dürüst kanat bindirmeleri yapamadı. Kornerleri, serbest vuruşları rakip kalede tehlikeye bile dönüştüremedi. Anlaşılan sezonun tamamen sonu gelmeden, onlar ligi çoktan kapatmışlar. Üstelik, takımda yapılacağı söylenen operasyon için umursamazlık takınmışlar. Adeta kafalarını giotine uzatmayı çoktan kabullenmişler. Hangisini ele almaya kalksak, kayıplardan çıkarmak mümkün değildi. Örneklersek, Fener''in Erzurum''daki kurtarıcısı Engin, anladık ikinci Gençler golünde çaresizdi; ama ya birinci ve üçüncü gollerdeki seyirci kalışına ne demeli?... Doğrusu, G.Birliği "taş gibi" bir kadro oluşturmuş. Bir Souza vardı ki; Fener''in üzerine kabusu çöktüren adam oldu. Gençler''in hepsi görevlerinde kusursuzdu. Umarım, bu kusursuzluk onların başka kulüplere satılmasına sebep olmaz. Başkan Cavcav''ın huyudur, önce böylesine iyi bir kadro oluşturur. Sonra, birer - ikişer satıp durur. Dilerim, bu defa bu kadroyu dağıtmayıp, üstelik daha da güçlendirerek ileri hedeflere göz koyar. Maçın hakemi Ali Aydın, özellikle serbest vuruşları başlatmakta sürekli geç kaldı. Alpay''a çaldığı faul düdüğünde haksız, itirazlar sonucu gösterdiği kartta haklıydı. Tabi, bir de ilk G.Birliği golünden hemen sonra Moldovan''ın atağını ofsaytla kesişinde de kusurluydu!...

