Lider G.Saray, Kocaelispor''un deprem acısını paylaştı da, bayramlık niyetine de olsa evsahibi ile bir puanı bile "biri bana, biri sana" diye paylaşmadı...
Sinsi sinsi yağan yağmurdan mı olacak nedir, maçın çoğu bölümünde pek de puan mücadelesi havası olmadı. G.Saray, göze hoş gelen o imrendirici futbolundan çok, deplasmanı akıllıca savma havasındaydı. Kocaeli''nin üzerine öyle fazla gidip hırpalamak istemedi sanki. Ama yine de bir fiske vurmayı da ihmal etmedi depremzeden üç puanı almak için!... Daha çok idman havası hakimdi; ilk yarı ile ikinci yarının başlarını saymazsak tempo pek fazla yükselmedi.
Kocaeli, ilk yarım saatte oyuna hakim olmak niyetindeydi. Savunmasının hatasından Hagi''nin attığı gol, onların bir anda bu isteğini kırdı adeta. Taraftar ise yaklaşık 5 aydır hasret kaldığı takımını kazanmaya, yeniden istek duyması için coşturmak çabası uğruna yanlış bir metod seçti. "Vur, kır, parçala, bu maçı kazan" dedi açık açık!... Peki, vurup kırmadan, döküp parçalamadan ilk yarım saatteki gibi daha iyi oynayarak kazanmak, akılcı bir seçenek olmaz mıydı?..
Oysa Kocaeli, iki yarının da başlarında birer gol fırsatı kaçırdı. İlkinde Cenker vurdu, Engin ayak koysa top auta değil G.Saray ağlarına gidecekti. İkincisinde Engin''i beceriksizlik yerine bu defa şanssızlık bekliyordu. Sert şutu Taffarel''i geçip gitti direği buldu.
G.Saray''da Suat orta sahaya parselasyon görevlisi olarak Hasan''ın yerine girince bir hareket eylemi oluştu. Saklanarak oynayan, sadece itirazlarda ve bir de attığı akıl dolu golde varlığını hissettiren Hagi''nin yerine de Sergen''in alınması bu eylemin bütünlenmesi idi. Ama Kocaeli''ndeki değişiklikler, evsahibini daha da hareketlendirdi; bu hareket berekete varmadı, Dobrowski''nin golünden başka!.. Kocaeli, G.Saray''ı 15 yıldır yenemiyordu, yine yenemedi. Maçın hakemi Erol Ersoy''u mu atamıştı MHK, yoksa Hagi''yi mi?... Hagi, bir çok pozisyonun içinde hakemi yönlendirmeye çalıştı durdu. Gerçi, Erol Ersoy''u etkilemedi ama; hakem de "Düdüğü ben çalarım, sen değil" diyemedi Hagi''ye açıkça!.. Hani, Hagi değil de bizim bir gariban futbolcumuz böylesi sık ve çok itiraz etseydi Erol Ersoy bu kadar sessiz ve kartsız kalır mıydı?..

