Kaydet
a- | +A

Euro-2000''de ayıplar dizi dizi!.. Kimisi UEFA''dan, kimisi ev sahibi ülkelerden, bir bölümü de bizden kaynaklı!..

Kazanılan futbol zaferlerinden sonra sadece sevinç çığlıkları atacaklarına, uluorta silah atıp cana kıyan magandalarımız yetmiyormuş gibi, son zamanlarda habire olay çıkartan holiganlaımız da türedi.

Bu holiganlar, Eindhoven sokaklarında İngiliz ve İsveçli meslektaşları ile kapışıp bizi ele güne rezil etmeye devamdalar! Çağdaş geçinen Avrupalı holiganlardan tek farkları, henüz oralarını buralarını teşhir etmeye başlamamaları! Zaten azıtmadık bir bu yönleri kaldı!..

* * *

Testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olurmuş! Bazıları da İtalya yenilgisi üzerine Mustafa Denizli''ye ve milli futbolculara

eleştiri dozu hayli kaçan oklar fırlatmayı fırsat bildiler. Bol keseden ahkam kesip, akılları sıra yol gösterdiler. Dallas''ın penaltı entrikaları ile kaybedilen İtalya maçının hesabını iki kişiye çıkardılar. Ama, kimse Hakan''ın, Arif''in, Okan''ın, Ümit''in kaçırdığı pozisyonları dile getirmedi. Böylece kulüpçülüğün ilginç bir örneği, bir grup eleştirilmeyerek, diğerleri de yerden yere vurularak verildi! Şans bizden yanaymış da... İtalyanlar''ın iki topu direkten dönmüş, üç topu çizgiden çıkartılmış da!.. Biz bu İtalya''ya hakem yüzünden yenildik; ya Belçika?.. Dallas''ın o uydurma penaltısı olmasa veya Sergen''e yapılan penaltı verilse, bugün Mustafa Denizli de futbolcular da birer kahramandı!.. Bence, gerçekten kahramanlar!. Bir ilkler dizisini gerçekleştirdiler!. Hem ilk gol atıldı, hem ilk beraberlik puanı alındı; sırada ilk galibiyet var!

* * *

Holiganizme Euro 2000''in evsahipleri çare bulamadı. Onca önlem lâfta kaldı. Belçika''nın İtalya''ya yenildiği maçta bile olay vardı. İtalya maçında uslu uslu oturan bizimkiler, İsveç maçında gaza gelip çığırdan çıkma maharetini gösterdiler! Bizimkilerden söz ederken, kampa giremeyen taraftarın bunu maç sırasında tepkiye dönüştürmesi affedilecek gibi değil. Hani, insanın "olmaz olsun böyle taraftar" diyesi geliyor!

* * *

Türk futbolseverlere, Hollanda''nın yaptığı ayıp da unutulacak gibi değil. Örneklersek, elinde rezervasyonu, uçak bileti ve Türkiye''nin oynayacağı üç maçın bileti olan futbol aşığı Ünyeli İsmail Erdim''e yapılan ayıptır.

Vize için Hollanda Konsolosluğu''na başvuran İsmail Erdim, "bugün git, yarın gel" diye oyalanır. İtalya ve İsveç maçlarına gitmesi vize alamadığı için mümkün olmaz; maç ve uçak biletleri yanar. Ümidi Belçika maçına yetişmektir. Hollanda Konsolosluğu bu ümidi söndüren bir ayıbı da dün işledi.

Günlerce oyaladığı İsmail Erdim''e pasaportunu iade edip "vize vermiyorum" dedi. Sebebini de Ünye''deki adresine lütfedip bir mektupla bildireceklermiş! İsmail, binbir güçlükle

temin ettiği maç biletlerine ödediği 420 Hollanda guldenine mi yansın, kullanamadığı için elinde kalan 246 marklık uçak biletine mi?! İsmail Erdim, benim tesadüfen tanıdığım Hollanda Konsolosluğu''nun vize kurbanı! Rivayet olunur ki, başka İsmail''ler de varmış,seyahat özgürlüğü gerekçesiz, mesnetsiz engellenen; maddi ve manevi zarara uğratılıp eziyet edilen!.. Kendini çağdaş sanıp insan hakları suçu ve ayıbı işleyen Hollanda''nın, bir konsolosluğunun yaptıkları için İsmail Erdem''den özür dileyip dilemeyeceği doğrusu meraklarımdan biri olacak!.. Hollanda, seyahat özgürlüğünü kısıtlayan bu ayıp ve özürü gidermeli; sadece İsmail Erdem''in değil, tüm böyle bir ayıba muhatap olan diğer Türkler''in maddi ve manevi zararları karşılanmalı!. Onları, Euro 2000 boyunca ülkesinde misafir etmeli!..