Hatırlar mısınız, Euro 2000''e giden yolda İrlanda ile oynamadan önce Mustafa Denizli''nin hayli sıkıntısı vardı. Bunlardan, Denizli hocayı en çok rahatsız edeni de "İçimizdekiler"di!.. "İçimizdekiler"den yana olan dertlerini, İrlanda maçı öncesinde bu sayfada dile getirmiştim. Denizli hoca, İrlanda maçından bir gün önce "Biz bu İrlanda''yı eler Euro 2000 finallerine gideriz gitmesine de; içimizdeki rakiplerimizi eleyebilir miyiz?!" diyordu söyleşimizde. O gün Denizli ve talebeleri, hem İrlanda''yı geçtiler; hem de içimizdeki rakipleri!.. Ne yazık ki, içimizdeki rakipler Euro 2000''de ne Mustafa Denizli''yi, ne de hocanın güvendiği bazı futbolcularını hiç mi hiç rahat bırakmadılar. Hepsi de futbol uleması ve psikoloji havarisi kesilip, başladılar ahkâm sıralamaya!. Olmadık eleştiriler, şahsiyetlerle oynamalar! İtalya karşısında alınan Dallas kararlı yenilginin faturasını bile Denizli ile oyunculara kesenler; İsveç beraberliğini bile yetersiz bulup eleştiri oklarını fırlatmaya devam ettiler, haksızca, insafsızca!.. Oysa, Denizli ve talebeleri başarı çıtasını yükseltmiş, en azından bir çeyrek final hedefi koymuşlardı. Onlar vardılar muratlarına, içimizdekiler çıkabilecekler mi kerevetine?.. Hoş çıkarlar, çıkarlar!. Baksanıza, dün Mustafa Denizli ve futbolcularını yerden yere vuranlar, maç öncesi görüşlerini belirtirken bile münafıklıklarını kusanlar aynı tipler değil mi?.. Ya maç sonrası ve dün Mustafa Denizli ve futbolcularına methiyeler yağdıranlar da aynı tipler değil mi?.. Yani, yüzsüzler!..
Bu içimizdekiler, İrlanda''yı geçip Euro 2000''e kayıt yaptıran Denizli''nin "İrlandılar" benzetmesine alınmışlar; bu yetmiyormuş gibi İtalya yenilgisi ve İsveç beraberliğinden sonra yazdıkları senaryolarda, Denizli''nin kendilerini "İçimizdeki İtalyanlar", "İçimizdeki İsveçliler", hatta oynanmamış maç öncesinde "İçimizdeki Belçikalılar" diye tanımlayacağı zehabına kapılmışlardı. Hem de "Kendisini eleştirdik diye Denizli bizi şimdi İtalyan, İsveçli ve Belçikalı ilân edebilir" cümleleri ile saldırılarını çeşitlendirmişlerdi! Bu yetmiyormuş gibi, tribünleri de tahrik etmişlerdi. O tribün tahrikçileri, Belçika maçı sonrasının Brüksel olaylarındaki Türk holiganlığının örneklerini verirken, İngilizler''den aşağı kalmamıştı bu tahrik güdümü ile!.. Mustafa Denizli''yi "Fatih Terim fobili" diye yorumlayıp iki başarılı hoca arasına kara kedi sokma girişimleri de ayrı bir içimizdekiler tarzından başka birşey değildi zaten. Fatih Terim''i de acımazısca eleştirip yerden yere vuran, başarı geldikçe de sinsi iç güdülerini bastırmak istercesine riya dolu alkışlarla destekler görünen o "İçimizdekiler", dün vardı, bugün de var, yarın da olacaklar kuşkusuz. "Olmuş meyve taşlanır" diye bir söz var. Futbolda hedef büyültüp, ilkeleriyle bir ilkler dizisini gerçekleştirenler de önce taşlanır, sonra varılan başarıya ortak olunur. İçimizdekilerin bitmez tükenmez ve utanmaz taktikleridir bu!.. Ben akredite olmama rağmen önemli bir mazeretim nedeniyle gidemediğim Euro 2000 finallerinde Mustafa Denizli ve futbolcularına hep güvendim. Güvencimi ve başarı dileklerimi de bu sayfalarda dile getirdim. Çeyrek finalde de güvencim tam. Bize, Avrupa Şampiyonaları''nda ilkler dizisini yaşatarak, finallerde ilk golü attıktan başka arkasını getiren, ilk beraberliği aldıktan sonra ilk galibiyete imza atan ve ilk çeyrek final heyecanını yaşatan Mustafa Denizli ve futbolcularını kutlamak, onlara yükselttikleri başarı çıtasından da alınlarının akıyla geçme dileğinde bulunmak günüdür bugün; eyy içimizdekiler!..

