Galiba, bu kadarı tesadüf değil; baksanıza ona - buna yenilip, puanları dağıtan F.Bahçe, Turan Sofuoğlu ile derbi kralı oldu çıktı ortaya!.. Önce Trabzon, ardından G.Saray derken, Kanarya''nın son derbi kurbanı da şampiyonluğun kalan maç hesaplarını yapan Beşiktaş oldu. Matemetiksel ince hesapları, kağıt üzerinden sahaya indiremeyen Beşiktaş "şampiyon olamasam da, Şampiyonlar Ligi''ne gidiyorum" havasından pek kurtulamayanıca; UEFA Kupası''nı kaçırıp İntertoto Kupası yolculuğu ile Avrupalılaşacağını ispatlamak zorunda kalan F.Bahçe, miskin futbolunu bırakıp da rakibinin üzerine gitmeye başlayınca derbi birden şekil değiştirdi. Böylece eveleme geveleme şeklindeki futbola az da olsa kişilik geldi. İlk yarım saat oyunu kendi yarı alanında kabullenen F.Bahçe etkisiz futbolunu bırakıp, etkili olmaya başladı. Kısa süreli etkili oynama gayreti bile penaltı golüyle yenik duruma düşen Fener''i Alpay''ın akıllıca asistliği, Preko''nun da pozisyon fırsatçılığı beraberliğe taşıdı. Sonra da F.Bahçe rakibinin üstüne üstüne gitmeye başladı ve Preko ile ikinci golünü de buldu.
Briegel açılan ve saçılan Fener savunmasını avlayabilmek umuduyla olmalı "52 dakika yanımda dursun" düşüncesiyle kulübede tuttuğu Ahmet Dursun''u sahaya, ayaklarını topa basıp yere düşme cinliğini hakem Serdar Çakır''a yutturup Alpay''a da sarı kart gösterten Ersen Martin''i soyunma odasına gönderdi.
Ahmet Dursun''un hareketliliği ne Beşiktaş''a çare oldu, ne de Briegel''in düşüncesinin kurtarıcısı!.. Olamazdı da, çünkü F.Bahçeli futbolcular maçın son bir saatlik zamanında gururlarını ortaya koydukları çaba ile geçirip, atabildikleri 3 golle G.Saray''ın şampiyonluk ekmeğine adeta yağ sürdü. Hele Moldovan''ın söke söke alıp, 35 metrelik deparla götürdüğü topla golü buluşu, Beşiktaş''ın dünkü ricasının göstergesi olunca!..

