Haftalardır maç üstüne maç kaybeden Antalyaspor, ligdeki konumu gereği kendini fazla sıkmayan Beşiktaş''tan ancak bir beraberlik puanı kapabildi.
Biri Şampiyonlar Ligi''ne gidecek ikinci takım konumunda; diğeri de düşme tehlikesinin acımasız kompleksine kapılmış UEFA Kupası''ndaki temsile yolcu bir ekip. Sahaya yansıttıkları futbol ise iki takıma da "Avrupalı" diye apolet takılmasına gerek bıraktırmıyor.
Özellikle ilk yarıya baktığımızda vasat bile olamayan futbol kalitesine, atılan 3 gol tuz biber olup lezzet bile katmıyor. Antalyaspor''un golü Zafer''in korner atışından Fazlı''nın kafasından sekip Guintchev''in kafa vuruşu ile ağları bulunca maçın ilk kayda değer pozisyonunu oluşturuyor. Sonrasında, Mehmet''in kendi attığı ve ardından da nefis bir pasla Ayhan''a attırdığı golleri izliyoruz pozisyon olarak. İlk yarıda başkası da yok!.. Ertuğrul''suz Beşiktaş''ın gol ümidi Ahmet''in savrukluğu; Antalya''da da aynı şekilde golcülük görevini yüklenen Fazlı''nın çok sık ofsayta düşüşü iki takımın önemli handikapları oldu. Fazlı attığı golde nasıl ofsayta düşmedi, hayretti doğrusu!.. Aslında dünkü puan mücadelesi, Beşiktaş''tan daha çok Antalyaspor için önemliydi. Kupa finalisti olduğundan beri ligde irtifa kaybedip sürekli puan dağıtan Antalyaspor, bu savurganlığı ile ligin sonuna kadar tehlikeyi hep hissedecek galiba. Bu korku, takımın benliğine bir kene gibi yapışmış olmalı ki, Beşiktaş önünde bu psikozu hep yaşadı. Böyle olunca da özellikle ilk yarıda beklenen oyun düzenine geçemediler.
İkinci yarıda puan kaybetmenin faturasındaki pahalılığı gören Antalya biraz daha dikkatli, biraz daha baskılı olabildi. Yeterli olmasa da bu gayreti Antalyaspor''a beraberlik puanını kurtaran fırsat oldu.

