Son günlerde sporcu kovma alışkanlığına bürünen F.Bahçe''de Sergen de kovulunca sorunlar bitti mi?! Prensiplerin çoğu zaman dikkate alınmadığı F.Bahçe''de Sergen''in gönderilişi bir prensip ürünü olabilir mi?!.. Takımdaki düzeni bozduğu iddia edilen Sergen''siz F.Bahçe, düzene giren mevcut kadroyla 4-3-3 düzeni ile yeniden şampiyonluğun ortakları arasına girebilir mi?!.. Bu soruların cevabını, Zeman''lı F.Bahçe''de zaman içinde bulabiliriz belki!. Ancak, görünen o ki, Zeman''ın zamanı kalmamış, F.Bahçe''nin şampiyonluk umutları ile birlikte tükenip gitmiştir. Son fırsatı da geçen hafta yok eden F.Bahçe''nin başarısını bir tek Sergen engellemişse, bundan sonra Zeman''ın bu takımı ayağa ve atağa kaldırması gerekecek!. Aksi halde, Zeman da, F.Bahçe de zaman tüketmiş olacak. İtalya futbolunun işsiz güçsüz Zeman''ı, şampiyonluk hasretini gidermek için vuslatı gelecek sezona taşıyacak!.. Bu böyle biline!.. Bu gelişmelerde Sergen''in hiç mi kusuru yok?! Elbette, futbolumuzun, her hareketi ve sözü ile ele avuca sığmaz virtüözünün de sayısız kusuru var!. Sergen''i kusurlu yapan ben değil onu bir türlü yönetemeyenlerdir herhalde... Ancak Sergen''i Mustafa Denizli tekrar futbola kazandırdığına göre, F.Bahçe''de "yok" edilişi önemli bir anlam taşıyor. Mustafa Denizli, bundan 1.5 yıl önce Sergen''in İstanbulspor''dan daha yeni aforoz edildiği günlerde, bu futbolcuya sahip çıkmış ve her türlü diyalog kurup özel çalışma programı ile yeniden kazanmıştı. Sergen''in, Türk Milli Takımı''nın Avrupa 2000 finallerine katılışında payı olduğunu söyleyen Rıdvan Dilmen''e de katılmamak mümkün mü?!.. Sanırım, Mustafa Denizli, Sergen''i ikinci defa keşfetti; ama F.Bahçe, kendisine sunulan bu nimetten yararlanamadı; hem idari, hem teknik patronlar bunu değerlendiremedi!.. Zeman''ın Sergen üzerindeki çelişkisi, kimseye değil; F.Bahçe''ye zarar verdi; belki de Milli Takım''a da verecektir bu zararı!.. "Sergen gitti, sonu bitti" diye bir de mutluluk çubuğu yakanların bunu ne süreyle tüttürebileceklerini Zeman''la olmasa bile zamanla göreceğiz tabii. Oğuz gibi, Okocha gibi, Baliç gibi, hatta basketbolcu İbrahim Kutulay gibi yokluğu aranırsa şaşırmayın... Elindeki futbolcuların bazılarını satıp; o paraya onların yerini dolduramayacak futbolcuları transfer etmek, takımı güçlendirmek olsaydı; bugün F.Bahçe Türkiye''nin en güçlü, Avrupa''nın da ismini hep telaffuz ettiği kulüplerden biri olurdu. Oysa, Avrupa''da artık adı ilk 100''de geçmiyor; Türkiye''deki sırası ise lig beşinciliği.. Bu F.Bahçe, bu dönemlerde geçen sene de beşinci idi.. Demek ki; elden çıkartılan futbolcular boşa satılmış; yenilere dökülen paralara yazık olmuş!.. Çünkü, F.Bahçe''de bir arpa boyu gelişme olmamış!..
Bu arada sevindirici bir gelişme var F.Bahçe camiasında. Bundan önce kırk parça olan gruplar bir süredir dernek çatısı altında birleşmişti; okuyoruz şimdi de bu dernekler birleşiyormuş.. "Haydi hayırlısı" diyelim ve ekleyelim; "Tabii bu derneklerin yönetimler üstü bir çizgide olmaları kaydıyla!" diye..

