Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Çürümüşlük her yeri sardı
0:00 0:00
1x
a- | +A

Türkiye'de sosyal çürümenin bu kadar hızlı olduğu bir dönem yaşanmamış olabilir.

36 belediye başkanı yolsuzluktan gözaltına alındı. 28'i tutuklandı. Bazıları itirafçı oldu, aldıkları ve verdikleri rüşvetleri tek tek anlattı. Yolsuzluğa konu paranın ne kadar olduğu net hesap edilemeyecek kadar büyük. İstifa müessesesi diye bir şey unutuldu. Yolsuzluklara karışan ama dokunulmazlık zırhına bürünenlerin yüzü bile kızarmıyor.

En güvenilir kişi diye gösterilen yardım derneği başkanının cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından birine imza attığı deşifre oldu.

Devletin valisinin kamu gücünü kullanarak oğlunun karıştığı cinayeti örtbas ettirdiği ortaya çıktı.

Hemen her gün yasa dışı bahis operasyonları yapılıyor. Çoğu soruşturmanın failleri arasında birçok kamu görevlisi var. Vurguna konu olan miktarlar dudak uçuklatacak cinsten.

Ünlü olup da uyuşturucu vakalarına ismi karışmayan neredeyse kalmadı.

Hele basın dünyası... Hepten çürük. Birinin bir skandalı patlıyor, diğerleri kendilerini doğruluk abidesi diye satıp kınama yarışına giriyor. Oysa herkes biliyor ki kendileri deveyi havuduyla yutuyor.

Ortaya çıkan tablo, münferit eylemlerinin çok ötesinde. Yaşananlar kamu yönetiminden yargıya, sivil toplumdan medyaya kadar toplumun her kesiminde sistemik bir yozlaşmanın göstergesi. En kötüsü de toplumun bu hâli artık kanıksaması.

Davutoğlu'nun beş hatası

Ahmet Davutoğlu partisini kapatıp siyaseti bıraktı.

-AK Parti'den ayrılırken; "Ben bu kutlu davanın neferi olarak kalacağım" şeklinde iddialı sözler sarf etti, gitti dört yıl sonra parti kurdu.

-Partiyi herkesin eve kapandığı pandemi döneminde açtı.

-Muhafazakâr kitleye sesini CHP medyasından duyurma yanılgısına düştü. CHP’li gazetecilerin gazına ve oyununa geldi. "Kendimi hiçbir zaman sağcı görmedim" diye solculara şirin görünmeye çalıştı.

-Erdoğan’a karşı sert muhalefet etmenin, Altılı Masa'da ayak olmanın ve CHP’nin kanatları altına girmenin muhafazakârlarla köprüleri atacağını anlayamadı.

-Büyük büyük laflar etti. Akademisyen tavrını ve tarzını aşamadı. Partiyi lağvettiğini duyururken bile dört sayfalık açıklama yaptı. Mesajını milletin uykuya hazırlandığı gece yarısı attı ki gazetelerde iki sütuna anca yer buldu. Karar gazetesi dışında önemseyen olmadı.

Hakkını yemeyelim. Herhangi bir hırsızlığına veya yolsuzluğuna şahit olmadık. Özel hayatında da dürüst birisi olduğuna inanıyoruz.

Ama siyasi hayatında o dürüstlüğü ve samimiyeti göremedik. Bu yüzden sürekli yanlış yaptı ve malum sona ulaştı.

Partili gazeteciler

CHP’de 300 civarında eski milletvekili istifa etti. Cumhuriyet gazetesinin imtiyaz sahibi Alev Coşkun bunlardan biriydi. Coşkun köşesinde "Benim de istifa konusunda bir karar almam gerekiyordu. Bu kararı almadan bir gece önce uyuyamadım. Sağdan sola fır döndüm. Tam 73 yıldır bu partinin üyeliğini taşıyordum” diye yazdı.

Ankara gazetecilerinden Fatih Ertürk, CHP basın müşavirliği görevine getirildi. Ertürk teşekkür mesajında "35 yıldır gazeteci olarak takip ettiğim, üyesi olmaktan onur ve gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partisinde görevlendirildim" dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, partisinin gazeteci Yavuz Oğhan'a 500 milyon liranın üzerinde ödeme yaptığını söyledi. Oğhan da "500 değil 7,5 milyon. CHP'deki görevim saklı gizli değildi" diye cevap verdi.

Ben AK Parti'ye aktif üye olup da gazetecilik yapan birilerini görmedim, duymadım. Ama CHP'de gırla. Kendi ağızlarıyla söylüyorlar. Ne garip ki bağımsız gazeteci diye geçiniyor, başkasına gazetecilik dersi vermeye kalkıyorlar.

Fatih Selek'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.