Kaydet
a- | +A

Türkiye''yi yine bir iyimserlik havası sardı. Dolar geriledi, endeks uzun zamandan bu yana ilk kez 10 bin seviyelerinin üzerine çıktı. Piyasalar gerçekten bu seviyeleri hak ediyor mu? Beklentiler gerçekleşirse daha fazlasını da hak ediyor. İşte asıl sorun da burada. Beklentiler gerçekleşecek mi? IMF heyeti hafta sonu Türkiye''ye geliyor. Ziyaretin asıl amacı stand-by çerçevesinde periyodik olarak gerçekleşen gözden geçirme programı. Bu da 10. gözden geçirme. Ancak piyasalar bu rutin ziyareti de ek kaynak çalışmalarına bağladı. Muhakkak ki, bu da çalışmalar sürecinde görüşülecektir. Ancak ziyaretin önceliği bu ek kaynak değil. Asıl konu gözden geçirme görüşmelerinin ardından anlaşma gereği serbest bırakılacak olan 3 milyar dolarlık kredi. Geçtiğimiz hafta bir diğer gündem konusu da KDV oranlarında indirim yapılarak reel sektörün bir nebze olsun canlanmasının sağlanması. Bu indirim hiç kuşkusuz özellikle otomotiv ve beyaz eşya sektörlerine olumlu etki yapacaktır. Ancak bu indirimin gecikmesi hali hazırda az olan talebin sıfıra inmesine neden oldu. Tüketim yapmak isteyen insanlar KDV oranlarının indirileceği beklentisi ile taleplerini ertelediler. Sadece 2001 yılında uygulanacak olan indirim için her geçen gün bir kayıp olarak görünüyor.

Ekim ayı enflasyonu yazıyı yazdığımızda henüz açıklanmamıştı. Ancak piyasanın ortak beklentisi yüzde 5,5 seviyeleri. Eylül ayından sonra Ekim ayı enflasyonun da bu kadar yüksek çıkması endişe verici bir gelişme olarak görünüyor. Ekim ayı enflasyonu yüzde 5,5 çıkarsa, iki aydaki fiyat artışı yüzde 12 seviyelerine ulaşmış olacak ki bu ciddi bir oran. Ancak yüksek enflasyon rakamlarında başrol oyuncusu olan dövizde başlayan gerileme Kasım ayı enflasyonu için de umutların taze kalmasını sağlıyor.

Bankalar haricinde sanayi şirketlerinin büyük bölümü dokuz aylık karlarını açıkladı. Burada da tablo çok iç açıcı değil. Özellikle yatırımların dış kaynaklı kredi ile finanse eden kuruluşlar önemli, miktarlarda kur farkı giderine katlanmak zorunda kaldı. Talebin de çok düşük olması, bazı önemli şirketlerin özsermayelerini kaybetmelerine neden oldu. Tüm bu gelişmelere rağmen, özellikle gelmesi beklenen dış kredinin (bu kredinin tutarı hakkında birçok spekülasyon yapılıyor) meydana getirdiği olumlu hava ile piyasalar bir miktar moral bulmuş görünüyor. Geçtiğimiz hafta faizler geriledi, döviz düştü ve İMKB uzun zamandan bu yana ilk kez 10 bin seviyesinin üzerine çıktı.

Biz de bu olumlu havanın bir süre devam edeceği görüşünü taşıyoruz. Faizlerin mevcut seviyelerinin altına inmesi hali hazırda mümkün görünmezken, dövizdeki gerileme biraz daha devam edebilir. Hisse senetleri ise; ard arda yaşanan krizlerin etkisiyle dolar bazında geçen yılki seviyelerinin yarısında. Birçok büyük şirkette hak ettiği değerin çok altında işlem görüyor. Bunu da göz önüne alarak hisse senetlerinde de yükselişin devam etmesi mümkün görünüyor. Ancak yine de yatırımcılara dikkatli olmalarını öneriyor, gelişmeleri yakından takip etmelerini öneriyoruz.