Erzurumspor''un oldukça faullü oynadığı maçta F.Bahçe, zaman zaman baskı kurdu ve galip geldi. Maça ilgi, açık tribünden kapalıya, saha içinden seyirci kaydırılacak kadar azdı. Şifreli yayınla stadların dolduğunu savunanların kulakları çınlasın! Oyuna neredeyse çakılı savunmayla başlayan F.Bahçe, üçlü forvete rağmen çoğunlukla ortadan hücum ediyordu. Gol öncesinde defans elemanlarından sadece Alpay, kornerlerde ileriye gidiyordu. Bunda sahanın ağır oluşu kadar herhalde önceki maçlarda alınan sonuçlar da etkiliydi.
Kornerler biraz geriye düştüğünde veya toplar rakip savunmadan döndüğünde forvetle orta alan arasında boşluk olduğu görülüyordu. Pas hataları yine fazlaydı. F.Bahçe''nin bu oyunu karşısında sahaya daha doğru yayılan, kanatları daha fazla kullanan ve zaman zaman güzel açılıp kapanan Erzurumspor, iki önemli fırsattan sonuç alamadı. F.Bahçe, ilk devrenin ortalarından itibaren seyircinin sürekli desteğiyle ve defansın da hücuma katılmasıyla etkili olmaya başladı. Oldukça sert savunma yapan Erzurumspor karşısında yine ortadan atak geliştiren F.Bahçe, penaltıyla öne geçerek baskısının semeresini gördü. F.Bahçe golden sonra kanatlardan akın yapmaya başladı ve orta saha elemanları hücumlara destek verdi. İkinci yarıda kanatlardan oynamayı sürdüren F.Bahçe''de zaman zaman Preko, ortaya kaydı. Boliç ve özellikle Moshoeu ileri-geri gidip geldi. Erzurum''un beraberlik arayışı da F.Bahçe''nin baskılı oyununda bir etkendi. Baskılı ve hızlı oyun ikinci golü getirdi. İkinci golden sonra daha rahat ve hızlı bir F.Bahçe seyrettik. Görülen o ki; önceki maçlarda olduğu gibi Fener, kâh parlıyor, kâh sönüyor, bir süre basit pas hataları sergiliyor. Her maç hâlâ hazırlık dönemi gibi, hem yanlışı, hem doğruyu ortaya koyuyor.

