Spor teşkilatının yeniden yapılanması amacıyla hazırlanan Gençlik ve Spor Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri hakkında kanun tasarısı taslağı, yürürlükteki 3289 sayılı kanunun Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü''nün görevlerine ilişkin düzenlemesini bir hayli genişletmekte ve geliştirmektedir. Özellikle gençliğe yönelik hizmetlere ilişkin mevcut hükümler, teşkilatın adına uygun hale dönüştürülmektedir. Tasarı, müsteşarlığın görevleri arasında gençlik sorunları ve hizmet ihtiyaçları ile ilgili araştırmalar yapmak, yaptırmak, gençlik hizmetlerini ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve işbirliği içinde yürütmek ve gençleri kötü alışkanlıklardan korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak, gençliğin kişisel, mesleki, eğitsel ve benzeri ihtiyaç ve sorunları yönünden rehberlik ve danışma hizmetleri vermek ve bu alanda ilgili kuruluşlarla koordinasyon ve işbirliğini sağlamak, gerçek ve tüzel kişilerin, standartları müsteşarlıkça belirlenecek gençlik ve spor saha, tesis ve malzemeleri yapmalarını ve işletmelerini özendirmek, açılış ve kullanımlarına izin vermek ve denetlemek görevlerini de saymaktadır.
Bu düzenlemede, "Gençliğin ve sporcuların sağlığı ile ilgili tedbirleri almak, sağlık merkezleri açmak, açtırmak, işletmek, işlettirmek ve sporcuların sigortalanması işlemlerini yaptırmak" şeklindeki hükmün hem gençlik, hem de sporcular için sağlık merkezleri açılmasını öngörmesini veya yersiz olarak bu şekilde de anlaşılabilmesini uygun bulmamaktayız. Bizce, gençliğin sağlığı ile ilgili tedbirleri almak görevi dışında, müsteşarlığın ayrıca gençlik sağlık merkezleri açmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Halen sosyal güvenlik kuruluşları, Devlet Memurları Kanunu ve Yeşil Kart Kanunu''na göre yapılan sağlık yardımları gençleri de kapsamakta, üniversite öğrencileri ayrıca mediko-sosyal hizmetlerinden de yararlanmaktadır. Sağlık alanındaki uygulamanın ve gerek kişi yönünden gerekse yardımlar yönünden kapsamın yetersizliği, bizce, genel sağlık sigortası ve aile hekimliği gibi sağlık alanında hazırlanmış taslaklarda öngörülen kurumlarla giderilmeli ve anılan müsteşarlıkça, sigortalanma yönünden olduğu gibi, sağlık merkezleri yönünden de sadece sporculara hizmet verilmelidir. Sporcuların sigortalanması işlemlerini yaptırma görevinin de milli takım sporcularıyla sınırlı olmasını, zorunlu olarak sosyal sigorta olmaları gereken profesyonel sporcuların yanında, kulüplerde veya teşkilata bağlı olarak spor yapan amatör sporcuların sosyal güvenliğinin genel sağlık sigortası ve gerekirse özel hükümle, sosyal sigortalar kanununun topluluk sigortası düzenlemesi çerçevesinde sağlanmasını önermekteyiz. Taslakta, müsteşarlığın yurt dışında bulunan Türk gençlerinin ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için yurt içindeki ve yurt dışındaki kuruluşlarla işbirliği yapmak ve gerekli koordinasyonu sağlamakla da görevli olması öngörülmektedir. Biz, bu görevin fevkalede önemli, ancak, özellikle yurtdışındaki kuruluşlarla koordinasyon ve işbirliğinin sağlanması yönünden, spor alanının bütününde yetkili ve sorumlu olan Gençlik ve Spor Müsteşarlığı veya Bakanlığınca gereği gibi yerine getirilebilmesinin çok zor olduğunu, bu görevi de yütürmek üzere Yurtdışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veya Yurtdışındaki Türkler Bakanlığı kurulmasının uygun olacağını düşünmekteyiz. Taslakta, gençliğin korunması bölümünde, yurtiçinde veya bir başka ülkede ikamet eden ve yardım almayan Türk gençlerine yerel yönetimler ile Gençlik ve Spor Müsteşarlığı''nca yönetmelik hükümleri çerçevesinde ayni ve nakdi yardımlar yapılabilmesi ve işyeri açma kredisi verilebilmesi ögörülmektedir. Bizce, böyle bir düzenleme yapılması esas itibariyle çok isabetlidir. Ancak, bu yardım, ilke olarak, sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılmalıdır. Halen sosyal güvenlik hukukumuzda bu tür yardımlar öngören sınırlı kapsamlı hükümler bulunmakta ve ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları''nca, imkanlara ve takdire bağlı olarak karşılıksız yardım yapılabilmektedir. Sosyal yardımlar alanında temel görüş olarak bir tür yardımla bir tek kuruluşun görevli olmasını savunmamıza rağmen, halen çeşitli kurumların aynı tür yardım yapmaları, mesela üniversite öğrencilerine, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu''nun yanısıra, bazı belediyeler, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, Devlet Bakanlığı ve üniversitelerce yardım sağlanması karşısında Müsteşarlığın ve yerel yönetimlerin de bu dönemde gençlere ayni ve nakdi yardımlar yapmasını ve işyeri açma kredisi vermesini uygun bulmaktayız. Bize göre, bu yardımlar olabildiğince ödünç şeklinde olmalı, öğrenim kredileri gibi düşük miktarda götürü masraf karşılığı alınmalı ve gerek yardımların miktarları, gerekse geri ödemeleri yardım konularıyle ilgili birer endekse bağlanmalıdır. Taslakta 2451 sayılı Kanun dışında kalan atamaların Müsteşar tarafından yapılması, merkez ve taşa teşkilatında yapılacak atamalar ile yer değiştirme esaslarının yönetmelikle düzenlenmesi ve personelin, sözleşmeli olarak çalıştırılması ve ücret ile diğer mali haklar dışında, Devlet Memurları Kanunu''na tabi olması öngörülmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait özel kanunlarda bu şekilde Devlet Memurları Kanunu esasları dışında personel rejimi düzenlemeleri yapılması son dönemlerde kural haline gelmiştir. Bizce, doğru çözüm, Devlet Memurları Kanunu''nun güncel şartlara göre kamu kurum ve kuruluşlarının hepsi için yeterli hale dönüştürülmesidir. Ancak, genel kanun olan Devlet Memurları Kanunu''nda böyle köklü bir değişiklik yapılıncaya kadar, diğer kurum ve kuruluşların özel kanunlarında ve taslaklarında izlenen usulün gençlik ve spor teşkilatı için de esas alınması uygun görülmelidir.

