Ülkemizde uzun yıllardan beri önde gelen kulüplerimizden bazıları hemen neredeyse sürekli yabancı çalıştırıcılar getirmeyi tercih etmiştir. Bazıları da belirli dönemlerde Türk antrenör ve teknik direktörler çalıştırmışlardır. Galatasaray''da Gündüz Kılıç, Mustafa Denizli ve Fatih Terim, Beşiktaş''ta Gündüz Kılıç ve Rasim Kara dönemleri gibi... Trabzonspor ise daha çok yerli teknik direktörleri tercih etmiştir.
Yabancı antrenör ve teknik direktörler, çok çeşitli ülkelerden gelmişler ve çeşitli oyun sistemlerini yerleştirmeye gayret etmişlerdir.
Önceleri Macaristan, Yugoslavya ve Romanya gibi Balkan ülkeleri ve komşularından teknik adam getirilirken daha sonra Almanya, İngiltere ve diğer orta ve batı Avrupa ülkelerine, hatta Güney Amerika''ya yönelinmiştir.
Yabancı çalıştırıcıların bir kısmı Derwall, Parreira gibi Dünya Kupası kazanmış teknik direktörler iken bir kısmı vasatı aşamamış, hatta bulamamış kişilerdir.
Yabancıların pek azı bir kaç yıl kalabilmiş, çoğu ya bir yıl sonra yahut birinci veya ikinci sezonun ortasında gitmiş veya gönderilmiştir.
Son dönemlerde diğer Birinci Lig kulüplerimiz de yabancı teknik direktör getirme yolunu tutmuş, bazen ligde yabancı çalıştırıcılar yerlilerden fazla olmuştur.
Yabancı teknik direktörlerden Derwall gibi bazıları Türk antrenörlerle birlikte çalışmış, bazıları bütün ekibini beraberinde getirmiştir.
Şöhretli yabancı çalıştırıcılara teslim edilen takımların şampiyonluk kazandığı da, iddialı birçok teknik direktörün
görev yaptığı sezonlarda Türk çalıştırıcılarının takımlarının şampiyon olduğu da görülmüştür. Meselâ Trabzonspor''un Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer''le, Galatasaray''ın Mustafa Denizli ve Fatih Terim''le şampiyon olduğu sezonlarda ligde iddialı yabancı çalıştırıcılar da bulunmaktaydı.
Öte yandan Birinci Lig''den yerli teknik direktörlerin takımlarının da düştüğü olmuştur, yabancıların takımlarının da!
Yabancı teknik direktörlerden bazısı, hemen her sezon lig şampiyonluğu veya Türkiye Kupası''nı kazanmasına yahut UEFA Kupası''na katılma fırsatını bulmasına rağmen Avrupa kupalarında sürekli başarısız olmuştur. Beşiktaş''ın bir İngiliz teknik direktör döneminde olduğu gibi! Takımlarımızın Avrupa''da elde ettikleri başarıların çoğu, çalıştırıcılarının Türk olduğu dönemlerdir. Galatasaray''da Gündüz Kılıç ve Mustafa Denizli dönemleri, Beşiktaş''ta Rasim Kara dönemi gibi!
Milli Takımlarımız''da da Akdeniz Oyunları Birinciliği ve ilk defa Avrupa Kupası Finalleri''ne katılma başarısı, Fatih Terim ve yardımcılarının işbaşında olduğu zamanlardır. Bu defa Avrupa Kupası Finalleri ve katılma hakkı da Mustafa Denizli ve ekibi ile kazanılmıştır. Tınaz Tırpan ve Mustafa Denizli dönemlerinde de Dünya Kupası Finalleri''ne katılma fırsatı son maçta kaçırılmıştır.
Futbol Federasyonu uzun zamandır Milli Takımlar''ı sürekli Türk çalıştırıcılara teslim etmektedir. Birinci Lig''de futbolcularla ilgili olarak da bir yandan belirli sayıda yabancı oynatma imkanını tanırken öte yandan da Ümit Takımı, PAF Takımı gibi takımlar kurma ve profesyonel kadroda altyapıdan yetişenlere yer verme zorunluluğu getirmiştir. Bu uygulamalar, spor kamuoyunca isabetli bulunmaktadır.
Bize göre, Futbol Federasyonu, ilgili birimleri ve uzmanlarıyla, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü''nün spor kontrolörleriyle yaptığı gibi, yabancı çalıştırıcıların kulüplerine ve Türk futboluna sağladıkları yararları ve yol açtıkları sakıncaları belirleyip değerlendirmeli ve ulaşılan sonuçları kamuoyuna da açıklamalıdır. Fikrimizce, bu değerlendirmelere uygun düştüğü takdirde, yabancı futbolcu kontenjanı gibi bir sınırlamayla, kulüplerimizin yalnızca birer yabancı teknik adam getirebilmeleri öngörülmektedir.
Böylece, yabancı çalıştırıcıların, oyuncularını, rakiplerini ve Türk futbol camiasını yeterince tanımamaları ve takımıyla kolay iletişim kuramamaları gibi sakıncaların ve harcamaların azalacağını ve yabancıların teknik heyette yer alacak Türkler''e de yararlı olmalarının sağlanacağını düşünmekteyiz.

