Kaydet
a- | +A

Dün akşam Beşiktaş İnönü Stadı''nda maçı onur savaşı olarak gören bir F.Bahçe seyrettik.

Beşiktaş ise özellikle Münch''ün hazırladığı mükemmel fırsatları genellikle beceriksizlikten hovardaca harcayan bir takım görünümündeydi.

Doğrusu 12.dakikada kaleci Oğuz''un Ayhan''a yaptığı penaltıdan Münch''ün vuruşu ile 1-0 öne geçen Beşiktaş, "Bu golün arkası gelir" diye düşünüyordu. Ne var ki; sahada güçlü ve fakat yaptığı traji komik hareketlerle pozisyon harcayan bir Ersen Martin vardı. Seyircinin moral yönünden hırpaladığı Alpay ile ikili mücadelelerde sürekli kuvvet denemeleri yaptılar. Bunlardan çoğu kez üstün çıkmasına rağmen Ersen Martin, kendisinden beklenen futbolu oynayamadı, kazandığı topları da gol yollarına taşıyamadı. Anlaşılır gibi değildi, o boy posla bu oyuncu toplara kafa vurmasını bile beceremiyordu.

Sol kanatta süper futbolu ile Beşiktaş''ı sürekli F.Bahçe kalesine taşıyan Münch''ten gelen topları siyah-beyazlılar gole çeviremedi. Bunun bedelini de 42.dakikada Preko''nun attığı beraberlik golü ile ödediler.

Oysa durumu 1-1 yapan bu gole kadar oyun kuran, gol arayan, sürekli hücum oynayan taraf Kartallar''dı. Ancak defanslarının bir anlık kararsızlığı Preko''ya şık bir gol atma fırsatı vermişti.

Teknik direktörleri Briegel''in maçtan önce tribünleri canlandıran gösterisinin aslında maçın başında takımını da canlandırdığı bir gerçekti. Siyah-beyazlıların maçı üstün götürdükleri dakikalarda fırsatları boşa harcamaları futbolda "atamayana atarlar" kaidesini bu maçta da tescil ettirdi. Beşiktaş, gol için 52.dakikada Ersen Martin''in yerine oyuna giren Ahmet Dursun''a bağlamıştı ümidini... Daha sonra da Yasin''le değiştirilen Murat Alaçayır''a... Ancak Beşiktaş defansındaki anlaşmazlıklar, dün süratli, çabuk ve de fırsatçı bir futbol oynayan Preko''ya ikinci golü de atma şansı vermişti. Doğrusu Beşiktaş defansının bu Preko ile maç boyunca başa çıkamamış olması anlaşılır gibi değildi. Rahim''in, Halilagiç''in zaman zaman ağır kalmaları, Selami''nin dengesiz futbolu, geride kaleci Fevzi''yi de zor durumlarda bırakıyordu. F.Bahçe kalesinde ise genç Oğuz, Beşiktaş forvetlerinin üstüne üstüne attığı topları kurtararak hem kendisi moral buluyor, hem de arkadaşlarına moral veriyordu.

Geride Ogün''ün kontrolünde Johnson ve Alpay''ın sağlam defans yapmaları ilerleyen dakikalarda Beşiktaşlılar''ın bekledikleri golü atmalarına fırsat vermiyordu.

Genç kaleci Oğuz da yaptığı kurtarışlarla takımının direncini arttırmıştı. Özellikle son 20 dakikada dalgalar halinde gerçekleşen Beşiktaş ataklarına canla başla karşı koydular. Maçın 83.dakikasında ise Moldovan''ın yaptığı müthiş bir kontratak F.Bahçe''ye 3. golü kazandırdı ki; alkışlanacak güzellikteydi. Kartal, ava giderken avlanmış, atamadığı gollerin bedelini ağır ödemişti.