Bu sezon Türkiye 1. Lig maçları enteresan oluyor.
Dün gece İstanbul''da şampiyonluk mücadelesi veren Beşiktaş''la sonuncu Adanaspor''u seyrettik.
Evet Beşiktaş''ın kadrosu eksikti ama, gene de ligin en çok gol atan, en az gol yiyen takımıydı. Adanaspor ise sonunculuktan kurtulmaya oynayan bir ekip. Dün ise bu iki takımın başabaş, dişediş bir futbol mücadelesine şahit olduk.
Doğrusu Adanaspor yeni antrenörleri Hikmet Karaman''la hem moral bulmuşlar, hem de inanç ve hırs sahibi olmuşlardı.
Kondisyonları da Beşiktaşlılar''dan daha az değildi.
Hemen her ikili mücadelede Adanalılar''ın siyah-beyazlılar kadar dirençli ve başarılı olmaları alkışlanacak bir husustu.
Beşiktaş''ın favori olarak başladığı, ancak 17. dakikakaya kadar gol bulamadığı maçın ilk yarısında önemli bir pozisyon vardı.
Bir kontratakta rakibi az adamla yakalayan Beşiktaş Ayhan''la yüklenmiş ve aynı futbolcunun ara pasıyla Ahmet Dursun''u buluşturmuştu. Bu çok yenetekli golcü Ahmet Dursun''u kaleci Zdravkov düşürdü. Penaltı. Hakem Mustafa Çulcu penaltıyı çaldı ama, nedense kaleciye sarı kartı unuttu. Penaltı için Tayfur geliyor topun arkasına, daha doğrusu geliyor mu, gelmiyor mu belli değil. İsteksiz ve tuhaf bir vuruş seyrettik. Top da kaleciden döndü.
Böylece Beşiktaş kazandığı penaltıyı kullanamıyor, belki de rakibin direncini bozacak, o tek önemli golü atamıyordu.
Beşiktaş kadrosunda Halilagiç, Selami, Ali Eren ve 70. dakikaya kadar Şifo Mehmet yoktu. Ama yerlerine oynayanlarla Beşiktaş Adanaspor''dan en az 10 misli pahalı bir kadroya sahipti.
Ne var ki; Adanalılar siyah-beyazlılara uyguladıkları
presle göz açtırmıyor, çok akıllı ve dikkatli bir defansla kalelerini koruyorlardı.
Krilov diye bir son adam vardı Adana defansında. Sessiz, sedasız ve gösterişsiz, işinin bilincinde bir usta futbolcu olarak göze çarptı.
Adana orta sahasında Oğuz''un ileri yaşına rağmen farklı futbolunu ve arkadaşlarını yönlendiren paslarını övgüyle seyrettik.
Çok koşan, çok çalışan böyle bir rakip karşısında Beşiktaş defansına çok iş düşmedi ama, gene de Ertuğrul, Rahim, Schaefer geri üçlüsü Beşiktaş''ın ideal geri adamları değildi. Bu defansın önünde Tayfur''u oynatan, orta sahada Bayram''ın, sağ kanatta Atilla''nın, forvette Ersen''in gençliğine güvenen Briegel ilk devre takımdan beklediği randımanı alamadı. İkinci devre Bayram''ı Yasin''le değiştirdi. Atilla''nın yerine Nihat''ı aldı. Beklenen randımanı vermeyen Ayhan da yerini Şifo''ya bıraktı.
Beşiktaş''ın hızlı, çabuk, hareketli yüklenişlerini, çok iyi bir presle durduran Adanalılar kontrataklarda Ali ve Bushi''yle şanslarını deniyor, seyrek ataklarda da tehlikeli oluyorlardı.
Beşiktaş''ın hareketli futboluna kanatlardan yeterince destek gelmemesi, gene önemli bir eksiklikti.
Ayrıca orta sahadan oyunu kuracak akıllı paslar da çıkmıyordu. Böyle bir Beşiktaş''a kontrataklarla yüklenen Adana 83. dakikakada Ali Balkaya''nın kafa vuruşuyla golü buldu.
Dün akşamki maçta Beşiktaş''ın gol getirmeyen çalışkanlığı ayrıca pahalıya da patlamıştı.
Bütün hatlarıyla gol için yüklenen Beşiktaş forvetini çok adamla bloke edip orta sahadan olumlu paslarla kontratağa çıkan Adana beklediği golü de bulmuştu.
Kanatların çalışmaması orta sahadan etkili ve pozisyon üreten paslar çıkmaması ve kaçırılan penaltı Beşiktaş''a pahalıya patladı.
Ayrıca siyah-beyazlıların dünkü kadrosu Oğuz gibi bir oyun kurucuyu çok ama çok aradı.
Sonuç olarak dün akşam kaybedilen 3 puanın siyah-beyazlı camiayı sarsacağını düşünüyoruz. Çünkü bu sonuç kaybedilen 3 puanın yanında seyircinin "Seba''ya oy veren eller kırılsın" sloganı vardı ki; Beşiktaş''ta gelecek karanlık günlerin habercisi gibiydi.

