Kaydet
a- | +A

Ekonomik istikrarı mumla arar hale gelen Türkiye''de "Vergi" bir yıldır bitmeyen şarkı oldu. Baştan sona "Teknik Hata"larla dolu olan "Yeni Vergi Yasası"nı 11 aydır iki yönüyle eleştirdik. Birincisi ekonomik ve sosyal yıkıma sebebiyet vereceği gerçeği idi. İkincisi de kendi içerisinde bile çelişen yasa ile tebliğler arasındaki uyuşmazlık. Bu teknik hatalardan dolayı "Mali Milat"ın öngördüklerinden geri adım atılacağını, "Nereden Buldun"un uygulanamayacağını, başından bu yana, ısrarla belirttik. İşte bugün o noktadayız... "Mecburi geriye dönüş"... Bütün bunlar, yönetenlerce bilinmesine rağmen Türkiye''ye, fiiliyatta şimdilik bir yıl, ancak ülkenin geleceğinden çalınan birçok yıla mal oldu. Şimdi yeni hükümet çabalıyor, işin içinden nasıl çıkacaklar bekleyelim görelim...

ALMASINI BİLMEZSEN VERMEZLER İçerdeki ekonomik darboğaza ve karşıklığa hatalarını gömmek zorunda kalan yöneticilerimize bir başka uyarıyı yine yurtdışı platformundan yapmak istiyoruz. Almanya''nın Köln kentinde dünyanın en zengin 7 ülkesi ve Rusya''nın oluşturduğu G-8''lerin "Dünya Ekonomi Zirvesinde" görüşülen az gelişmiş ülkelerin borçlarının büyük bir kısmının silinmesi konusu, bu indirime dahil edilmeyen Türkiye''ye bir tokat etkisi yapmalıydı. Borç batağındaki ülkeler sıralamasında 10. sırada yer alan Türkiye''nin atlanıp, toplam 41 ülkeye dış borç silinmesi isteğine, bizden hiçbir tepki yok... "Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı" çerçevesinde Kosova başta olmak üzere Balkan ülkelerine mali ve siyasi yardımın da öngörüldüğü toplantıda konuşan Clinton, bu paktta Türkiye ile Yunanistan''ın etkin bir rol üstlenmesini istedi. Şimdi soruyoruz, Kosova konusundaki katkılarımızdan dolayı Clinton''ın ülke büyüklerimize teşekkür etmesine sayfa sayfa, kalem kalem yer verenler bu dışlanma karşısında neredeler?... Körfez krizinde Türkiye, Kuveyt-Irak-Balkanlar her yerde Türkiye, maddi ve manevi yardımlarıyla kendi içinde kahramanlık türküleri yakan Türkiye neden tüm bu destek ve işlevlerinin karşılığını istemesini bilmez? Mısırı da mı örnek alamıyoruz? Sürekli konu ettiğimiz işte budur. Her zaman veren taraf biziz hem de istemesini ya da karşılığını almasını bilmeden. Özal''ı yine hasretle ve rahmetle anıyoruz. Kuru teşekkürleri bırakın emeğimizin karşılığını almaya bakın. Bunu bile başaramayan Türkiye, dünya ekonomi pastasından pay almayı nasıl başarabilir ki...

İMKB TEKNİK ANALİZİ Geçtiğimiz hafta, endeks üzerinde lokomotif etkiye sahip Ereğli hisse senedi ile suni bir baskı oluşturulmaya çalışıldığını gözlemledik. 8100''den 6500''e kadar süratli verişin ardında aslında büyük bir panikletme operasyonunun olduğu aşikardı. Piyasalar bunu ciddiye almayınca trend aşağı kırılmasına rağmen ibre tekrar yukarı döndü ve haftayı, 5321''de kapadı. Son iki hafta boyunca iki defa 5000 puanın altı test edilmesine karşılık beklentilerin yukarı yönde harekete karşı daha müsait olduğu ortaya çıkmış oldu. Yine önümüzdeki haftayı dalgalı bir seyir ile tamamlamamız kuvvetli ihtimal, buna karşılık 5600-5200 bandı arasında bir sıkışma gerçekleşirse bir sonraki kesin yön tayini oluşmak zorundadır.

EURO-TEKNİK ANALİZİ Euro''nun teknik analizi incelendiğinde 9 aylık düşüş trendinin ikili dip ile sonlandığını görürüz. 1.24''den 1.03''e kadar gerçekleşen düşüşte çok önemli bir gösterge ise altın grafiği incelendiğinde ortaya çıkar. EURO-ALTIN grafiği üst üste konulduğunda iki grafiğin hemen hemen aynı olduğu görülür. Haftanın son günü 1.03''ten 1.04''e kadar sert çıkış yapan EURO orta vadede 1.30''a kadar sürecek bir yükseliş trendine gireceği kaçınılmazdır.

DOLAR MARK PARİTESİ Bir önceki hafta düşüş trendini tam anlamıyla onaylayan parite de 1.90''dan 1.86''ya kadar gerilemeyi 5 milyar dolarlık Japon müdahalesi geçici olarak durdurdu. Tekrar 1.90''a yönelen parite bu sefer daha sert FED müdahalesi ile ikili zirve formasyonunu tamamlayıp 1.87''ye yönlendi. Almanya''da açıklanan dünya ticaret verileri göz önüne alınırsa orta vadede kesinlikle birinci hedef 1.60, ikinci hedef ise 1.40''dır. Buna bir de FED''in faiz yükseltme tehdidi eklenirse dolardan marka geçişin en doğru yol olacağı kaçınılmazdır.