Bir gün belki anlarlar ümidiyle mütemadiyen yazarız, "Sermaye Piyasaları Ekonominin Lokomotifidir" diye... Ama ne yazık ki kimse oralı olmaz, ne sorun ne de çözüm hanesinde para piyasalarının yanına yanaşılmazdı. Yöneticilerden, yazar-çizer tayfasına kadar hiç kimse "borsa" gerçeğini anlamaz, arada sırada bir liderin açıklamasıyla endeks yorumlamaya kalkarlardı. Kendi kendilerini aldatıp giderlerken aniden bu günün ortasına düşüverdiler. Bir haftadır bu kez başka bir acı tebessümle izliyoruz kamuoyu oluşturanları...
IMF İLE NORMAL PROSEDÜR Gerek dünya ekonomisini yönlendirenlerin ülke stratejileri ile gerekse içerideki yanlış karar ve icraatlarla sıkıntıya düşürülüp kıskaca alınan ülkeler sağa sola koşuşturmaya başlar. Tabii her zaman, kampanyasının neticesini almak için iştahla bekleyen IMF''nin kucağına düşer. IMF heyeti yardım yapılması düşünülen ülkeye incelemeye giderken hiçbir zaman kolunun altında dolarlarla dolu çanta taşımaz, gider incelemesini yapar, belirlediği hedef ve planı açıklayıp döner. Aynen bizde de yapıldığı gibi... Herkes çok iyi bilir ki stand-by anlaşması yapılacak ülkelerin önüne ağır ve acı bir reçete sürülür. Bu bizim gibi ülkeler için ne ilk ne de sondur. Ama ne hikmetse geçmişin acı reçeteleri unutulup hep aynı tartışmalar yapılır. Bu sefer, zaten işin içinde olan borsanın yeni farkına varıldı ama bir dizi cehalet haberleri ile kamuoyunun gündemine oturtulup çarpıtılarak.
BORSAYLA CEHALET REKORLARI KIRILDI "Caturelli mali konsolidasyondan bahsediyor, bu insidertrading olarak hazineden yayılıyor ve borsada bir haksız kazanç vurgununa neden oluyor.." Günlerdir gündemde oluşturulan bu teknik hatadan dolayı kıvranıp durduk. Konunun uzmanı olmayan sansasyonel kalemler ısrarla172 trilyonluk vurgunu, yalan-yanlış manşetlerle taşıdılar. Ne yazık ki İMKB işlem defterini bile okumaktan aciz bunca isim işlem hacminin ne olduğundan, kârın hangi kalemlerde ne kadar olabileceğinden bilgisiz cahilce insanları yanlış yönlendirdiler. Bu güne kadar yazılarında borsanın tek kelimesine bile rastlayamadığımız onca haberci aniden başımıza borsa ve para piyasaları uzmanı kesildi. Bir intihar olayının ardında bağlantılı vicdan azapları akıllarına biraz çeki düzen verdi. Hâlâ aynı cehaleti ısrarla devam ettirenler var. Ülkede bunca deprem oluşturdunuz artık lütfen konuyu uzmanlarına bırakın...
IMF, DÜŞÜŞ DALGASININ SON NOKTASIYDI Son bir haftadır spekülasyon deyimi ön plandaydı oysa eğer tüm bu yazılanlar doğru olsaydı spekülasyon değil, "Manipülasyondan" bahsedilmesi gerekirdi. Cehalet daha bu noktada başladı. IMF açıklamasının yapıldığı andan itibaren birkaç dakika içerisinde borsaya büyük bir satış dalgası geldi. Borsanın düşüşü ve market-maker''ların hisse satışı IMF''den çok önce endeksin 5900''de olduğu dönemde başlamıştı. Market-maker-ların ve fonların çok düşükten topladıkları hisse senetlerini bir günde ve bir söylentiyle elden çıkarmaları ne tekniğe ne de borsa sistemine uyar. Satıcılar endeksin geri çekilme oranlarından % 38.2''yi gerçekleştirmek için 4000 puanlı bölgeyi benimsedikleri düşüş bandından açıkça görülmekte. Burada bir günlük satış değil ellerindeki malın % 25''inin satış ortalamasının baz alınması söz konusudur. Yani endeks uzmanları tarafından teknik olarak incelendiğinde görülecektir ki gerçek düşüş ve mal satımı bir kaç ay önce 5900 seviyelerinden başlamış her yukarı tepkimesinde meydana getirilen satışlarla IMF''e kadar gelinmiş. IMF ise satış dalgasının son noktasını koyacak bir piyasa bahanesiydi. Bu IMF değil başka bir şey de olabilirdi. IMF le son satış dalgasına başlayan marketmakerlerin stop-loss koydukları mal alım bölgesi 4200 idi.
Piyasada IMF beklentisinin bitişi ile paniklettirilen yatırımcı bu psikolojik baskı ile endeksin 2000 lere kadar düşeceğini zannedip büyük alıcıların beynindeki 4200''lü seviyede varını yoğunu teslim edecekti. Oysa bunca bilinçsizce yapılan borsa haberleri son düşüş çubuğunu yarıda bıraktı. Gözler bir anda market-makerlere çevrilince onlar da alış çıtasını 4550''ye çekip durmak zorunda kaldılar. IMF açıklamasıyla oluşan birkaç dakikalık ve 300 puanlık düşüş periyodundaki işlem hacmini (bunun yarısı fiktiftir) haksız kazanç ve vurgun adı altında 172 trilyonluk bir rakamla günlerce kamuoyunun manşetinde tutanlar, işlem hacmi ile kazancı birbirine karıştırıp inanılmaz cehalet rekorlarını kırdılar.
DAHA ÖNCELERİ NERELERDEYDİNİZ?... Bugün borsa uzmanı kesilenlere soruyoruz asıl manipülasyonun yapıldığı dönemlerde neredeydiniz. 1998 de "Yeni Vergi" yasasıyla oluşturulan gerçek manipülasyon Eylülde "Mali Milat"la son noktasını koymuş endeks 94 günde 4600''lerden 1850''lere kadar düşürülmüş hisse senetlerine % 400 değer kaybettirilmiş ve borsadaki yaklaşık 500 bin yatırımcı telef edilmiş Türkiye ekonomisi dinamitlenmişti. Böyle büyük bir manipülasyonda bunca akıl ve uzman neredeydi?... Bugüne tekrar dönersek IMF açıklamasıyla gelişen olaylara bir manipülasyon değil birkaç aydır süregelen bir operasyonun bahanesi demekten öteye geçemezsiniz. Tüm bunları, kamuoyuna verilen yanlış bilgileri bir tarafa atıp borsanın teknik ve psikolojik dinamiğini ve gerçeğini en doğru şekilde ortaya koymak için yazdım. Türk borsası asla gerçek ederinde değildir. Böylesine düşük olan, ülke ekonomisi ve üretim için gelecek vadeden böyle bir dinamiği olayları ellerine yüzlerine bulaştıran market-makerlerin elinden alıp teşvik edilen yatırımcı ile gerçek değerine ulaştırmak zorundayız.

